Karbon ayak izi hesaplamak uzun süre büyük şirketlerin işi olarak görüldü. Son yıllarda tablo değişti. Büyük müşteriler tedarikçilerinden veri istemeye başladı, bankalar kredi değerlendirmesine sürdürülebilirlik ölçütleri ekledi, ihracat yapan firmalar sınırda karbon düzenlemeleriyle tanıştı.
Bu yazı, küçük bir işletmenin bu konuya nereden başlayacağını anlatıyor. Danışman tutmadan önce kendi başına atılabilecek adımlar üzerine.
Üç kapsam neyi anlatıyor
Hesaplama standartları emisyonları üç gruba ayırıyor ve bu ayrımı bilmek işin yarısı.
Birinci kapsam, doğrudan senin kontrolündeki kaynaklardan çıkan emisyon. Şirket araçlarının yaktığı yakıt, tesiste yakılan doğalgaz gibi.
İkinci kapsam, satın aldığın enerjiden kaynaklanan emisyon. Pratikte en büyük kalemi elektrik tüketimi oluşturuyor.
Üçüncü kapsam, değer zincirinin geri kalanı. Tedarikçilerden gelen ürünler, iş seyahatleri, çalışanların işe gidiş gelişi, lojistik ve ürününün kullanım ömrü. Çoğu şirkette toplam emisyonun en büyük kısmı burada ama ölçmesi de en zor olanı bu.
İlk yıl için gerçekçi hedef
İlk seferde her şeyi ölçmeye çalışmak, projeyi başlamadan bitiriyor. İşleyen yaklaşım, birinci ve ikinci kapsamı düzgün ölçmek, üçüncü kapsamda ise sadece en büyük iki üç kalemi tahmin etmek.
Bunun için ihtiyacın olan veri zaten elinde. Elektrik faturaları, doğalgaz faturaları, akaryakıt fişleri, uçuş biletleri ve kargo faturaları. Bir yıllık dönemi kapsayacak şekilde bunları bir tabloya toplamak ilk adım.
Hesaplama nasıl çalışıyor
Mantık basit. Tüketim miktarını, o kaynağa ait emisyon katsayısıyla çarpıyorsun. Örneğin kilovat saat cinsinden elektrik tüketimini, ülkenin elektrik üretim karışımına ait katsayıyla çarparak karbondioksit eşdeğeri buluyorsun.
Katsayılar resmi kaynaklardan yayınlanıyor ve yıllara göre değişiyor. Hangi katsayıyı hangi yıl için kullandığını not etmek, sonraki yıllarla karşılaştırma yapabilmek için önemli. Ölçüm yapmadan önce hangi kaynağı kullanacağına karar vermek ve o kaynağa sadık kalmak tutarlılık sağlıyor.
Küçük işletmeler için ücretsiz hesaplama araçları da var, ama çıktının nasıl hesaplandığını anlamadan kullanmak riskli. Aracın hangi kapsamları içerdiğini kontrol etmek gerekiyor.
Azaltma sırası
Ölçtükten sonra ilk refleks karbon dengeleme satın almak oluyor. Sıralama tersine olmalı. Önce azalt, sonra kalan kısmı dengele.
Küçük işletmelerde en hızlı kazanç genelde enerjide. Aydınlatmayı verimli hale getirmek, ısıtma ve soğutma ayarlarını düzenlemek, kullanılmayan cihazları kapatmak ve yalıtımı iyileştirmek hem emisyonu hem faturayı düşürüyor.
İkinci sırada ulaşım geliyor. Araç filosunun kullanım düzeni, uzaktan çalışma imkânı ve gereksiz iş seyahatlerini çevrimiçi görüşmeye çevirmek ölçülebilir fark yaratıyor.
Üçüncü sırada tedarik var. Tedarikçi seçerken bu ölçütü sormak, hem kendi hesabını iyileştiriyor hem zincirde yayılan bir etki yaratıyor.
Neden şimdi yapmalı
İki pratik sebep var. Birincisi maliyet. Enerji verimliliği çalışmalarının çoğu kendini kısa sürede geri ödüyor. İkincisi ticari zorunluluk. Büyük müşteriler ve ihracat yapılan pazarlar bu veriyi istemeye başladı, veriyi hazır tutan firmalar bu süreçlerde avantajlı.
Bir de üçüncü sebep var, itibar. Ama bu konuda dikkatli olmak gerekiyor. Ölçmeden yapılan yeşil iddialar, yeşil aklama olarak değerlendiriliyor ve geri tepiyor.
Raporlamayı basit tutmak
Küçük bir işletmenin ilk yıl için ihtiyacı olan şey büyük bir sürdürülebilirlik raporu değil. Ölçtüğün kalemleri, kullandığın katsayıları, çıkan sonucu ve azaltma için attığın adımları içeren birkaç sayfalık bir doküman yeterli.
Bunu her yıl aynı yöntemle tekrarlamak asıl değeri yaratıyor, çünkü tek bir yılın rakamı bir şey söylemiyor, eğilim söylüyor. Bu alandaki uygulamaları ve yaşanan zorlukları ilgili kanallarda konuşmak, aynı yoldan geçen işletmeler için de yol gösterici oluyor.
Paylaş
inovanadolu
Henüz yorum yok
İlk yorumu sen yaz
Bu yazı hakkında ilk sözü söyleyen sen ol. Deneyimini paylaş, katılmadığın yeri yaz ya da merak ettiğini sor.