Kurs satın alıp bitirmemek, kitap alıp ilk bölümde bırakmak, kaydedilen videoları izlemeye hiç başlamamak. Bu tablo tanıdıksa sorun disiplin eksikliği olmayabilir. Çoğu zaman eksik olan şey, öğrenmeyi bir sisteme bağlamamak.
Bu yazı, kendi kendine öğrenmeyi rastlantıya bırakmadan kurmanın pratik yolunu anlatıyor.
Önce neyi öğrenmek istediğini daralt
"Yapay zeka öğreneceğim" ya da "pazarlama öğreneceğim" cümleleri hedef değil, alan adı. Bu genişlikte bir hedef, ilerlemeyi ölçülemez kılıyor ve motivasyonu bitiriyor.
Hedefi bir çıktıya bağlamak işi değiştiriyor. "Kendi verimle çalışan küçük bir sınıflandırma modeli kuracağım" ya da "kendi ürünüm için üç aylık içerik planı hazırlayıp yayınlayacağım" gibi. Çıktı varsa, neyi öğrenmen gerektiği kendiliğinden belli oluyor.
Kaynak biriktirmeyi bırak
Kaynak toplamak öğrenmek gibi hissettiriyor ama değil. Yer imlerine eklenen yirmi rehber, okunmamış yirmi rehberdir.
Daha işleyen yaklaşım, aynı anda tek bir ana kaynak seçmek ve onu bitirmek. Seçim yaparken mükemmeli aramak da bir erteleme biçimi. Alanında yaygın kullanılan, güncel ve sonuna kadar gitmeyi göze alabileceğin bir kaynak yeterli.
Yardımcı kaynakları ancak takıldığın noktada aramak gerekiyor. İhtiyaç anında bakılan kaynak akılda kalıyor, önceden biriktirilen kaynak kalmıyor. Konuya göre derli toplu başlangıç noktaları için süper siteler kanalına ve sözlüğe bakabilirsin.
Üretmeden öğrenilmiyor
İzlemek ve okumak tanıdıklık yaratıyor, beceri yaratmıyor. Videoyu izlerken her şey anlaşılır görünüyor, ekranı kapatıp kendin yapmaya kalktığında tablo değişiyor.
Bu yüzden öğrenme planının merkezinde üretim olmalı. Her öğrenme bloğunun sonunda küçük bir çıktı hedeflemek en etkili yöntem. Kod yazıyorsan çalışan bir parça, yazı öğreniyorsan bitmiş bir metin, tasarım çalışıyorsan tamamlanmış bir görsel.
Çıktı küçük olsun ama bitmiş olsun. Yarım bırakılan büyük proje, tamamlanan küçük projeden daha az öğretiyor.
Aralıklı tekrar ve unutma eğrisi
Yeni öğrenilen bilgi hızla siliniyor. Bunu yavaşlatmanın bilinen en etkili yolu, artan aralıklarla tekrar etmek. Ertesi gün, üç gün sonra, bir hafta sonra ve bir ay sonra.
Bunu elle takip etmek zor, kart uygulamaları bu işi otomatikleştiriyor. Kart yazarken dikkat edilecek nokta, cevabı ezberletmek yerine hatırlamayı zorlayacak soru kurmak. Kendi cümlelerinle yazılmış kartlar, hazır setlerden çok daha iyi çalışıyor.
Anlatarak test etmek
Bir konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını ölçmenin en hızlı yolu, o konuyu hiç bilmeyen birine anlatmaya çalışmak. Takıldığın yer, bilgideki boşluğun tam yeri.
Kimse yoksa yazmak aynı işi görüyor. Öğrendiğin şeyi kısa bir not olarak yazmak hem tekrar sağlıyor hem boşlukları ortaya çıkarıyor. Bu notları bir yerde biriktirmek, birkaç ay sonra kendi kaynak kütüphaneni oluşturuyor.
Zamanı küçük ve düzenli tutmak
Haftada bir gün altı saat çalışmak yerine, her gün kırk beş dakika çalışmak neredeyse her alanda daha iyi sonuç veriyor. Süreklilik, yoğunluktan daha belirleyici.
Günlük blokları takvime gerçek bir randevu gibi koymak, günün geri kalanına bırakmaktan çok daha iyi işliyor. Enerjinin yüksek olduğu saati bu işe ayırmak da fark yaratıyor, çünkü öğrenme yorgun kafayla yapılan bir iş değil.
Yanlış giden yerleri fark etmek
Birkaç işaret öğrenme sisteminin bozulduğunu gösteriyor. Not aldığın halde hiç geri dönmüyorsan, izlediklerini uygulamaya hiç geçirmiyorsan, ya da sürekli yeni kaynak arıyorsan sistem kendi kendine dönüyor demektir.
Böyle bir durumda çözüm daha çok çalışmak değil, kapsamı daraltmak. Tek bir çıktıya odaklanmak ve onu bitirmek, dağılmış bir aylık çabadan daha fazla ilerletiyor.
Birlikte öğrenmenin etkisi
Tek başına öğrenmek mümkün ama yalnız öğrenmek zor. Aynı konuyu çalışan birkaç kişiyle düzenli konuşmak, hem devam etme ihtimalini artırıyor hem kör noktaları açıyor.
Bunun için büyük bir topluluğa gerek yok. İki üç kişilik bir grup, haftada bir yarım saatlik bir görüşme ve herkesin o hafta ne ürettiğini göstermesi yeterli. Bu düzeni kuracak insanları bulmak için kanallar ve mentörlük iyi bir başlangıç noktası.
Paylaş
inovanadolu

Henüz yorum yok
İlk yorumu sen yaz
Bu yazı hakkında ilk sözü söyleyen sen ol. Deneyimini paylaş, katılmadığın yeri yaz ya da merak ettiğini sor.