|
humberto maturana ve francisco varela ise Şilili iki biyolog olup, “otopoyiyez” yaklaşımını öne sürmüşlerdir. Otopoyiyez, geleneksel sistem teorisine farklı bir bakış açısı getirmiş olup, sistem teorisinin öne sürdüğü “örgütün, dış çevreye karşı açık olması ve dış çevreyle etkileşim içinde olmasından dolayı açık sistem özelliği göstermesi” iddiasını eleştirmektedir. Otopoyiyez yaklaşımına göre, örgütler, kapalılık özelliği gösterirler; çünkü bir örgütün çevresiyle etkileşimi aslında kendi örgütünün dairesel bir yansımasıdır. |
|
titus · 2899 gün önce
|
0 |
|
Otopoyiyez aslen canlı sistemlerin doğasını tanımlayan ve açıklayan bir sistem açıklaması olarak sunulmuştur. Bir otopoetik sistemin kanonik bir örneği, biyolojik hücredir. Ökaryotik hücre, örneğin, nükleik asitler ve proteinler gibi çeşitli biyokimyasal bileşenlerden oluşur ve hücre çekirdeği, çeşitli organel hücreleri, bir hücre zarı ve hücre iskeleti gibi sınırlı yapılar halinde düzenlenir. Harici bir molekül ve enerji akışına dayanan bu yapılar, bileşenleri üretirler ve bu bileşenler, bu bileşenlerin ortaya çıkmasına neden olan organize bir sınırlayıcı yapıyı (bir ortam üzerinden iletilen bir dalganın aksine değil) korumaya devam eder. |
|
titus · 2899 gün önce
|
0 |
|
Yaşayan sistemlerin, kendi kendini düzenleme ve kendi kendine referans yoluyla maddi girdiye ve dışarıya rağmen kendi özel biçimlerini koruyan 'kendi kendini üreten' mekanizmalar kuramı. 1960'ların sonlarında veya 1970'lerin başında Şili bilim adamları humberto maturana (1928-) ve francisco varela (1946-2001) tarafından öne sürüldü ve homeostasis ve sistem düşüncesi kavramlarını birleştirdi. |
|
titus · 2899 gün önce
|
0 |
titus