Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
İnsan sağlığına değer üreten teknolojilerin kanalı: biyoteknoloji, tanı ve tedavi çözümleri, dijital sağlık uygulamaları ve medikal cihazlar. Laboratuvarla klinik arasındaki köprü burada kurulur.
Boğazım ağrıyor, eczaneden bir antibiyotik alayım cümlesi bu ülkede hâlâ sıradan bir cümle ve bu sıradanlık, dünya sağlık otoritelerinin sessiz pandemi dediği antibiyotik direnci krizinin bizdeki yüzü, sağlık sektörüne yakın biri olarak bu konuyu topluluk gündemine taşımak istiyorum çünkü çözümün yarısı kültürel ve kültür konuşarak değişiyor. Mekanizma basit ve acımasız, antibiyotik bakteri öldürür, virüse etki etmez, soğuk algınlığı ve gribin büyük çoğunluğu viral, yani o boğaz ağrısına alınan antibiyotik çoğu zaman işe yaramıyor, ama vücuttaki bakterilere seçilim baskısı uygulayarak dirençli olanların hayatta kalmasını sağlıyor, her gereksiz kullanım, gelecekte gerçekten gerektiğinde işe yaramayacak ilaçlar demek, üstelik bu fatura kişisel değil toplumsal, dirençli bakteri sizin bedeninizde eğitilip başkasına bulaşıyor. Reçete zorunluluğu tarafında mevzuat aslında var, uygulama gevşekliği ve hasta baskısı ise sürüyor, doktora gidip antibiyotik yazmadı diye şikayet eden hasta kültürü, hekimleri gereksiz reçeteye iten görünmez baskı, iyi hekim antibiyotik yazan değil gerektiğinde yazan hekim, bu cümleyi toplum olarak sindirmemiz gerekiyor. Bireysel düzeyde yapılacaklar net, tanısız antibiyotik talep etmemek, yazılan kürü yarıda bırakmamak, iyileşince kalanı saklayıp sonra kafadan kullanmamak, ve elde kalan ilaçları evsel çöpe değil eczaneye iade etmek, lavaboya dökülen antibiyotik su ekosisteminde direnç eğitim kampı kuruyor. Girişim ve bilim tarafında da umut var, hızlı tanı kitleri viral bakteriyel ayrımını dakikalara indiriyor, faj tedavileri ve yeni molekül arayışları canlanıyor, ama en ucuz ve en etkili teknoloji hâlâ davranış değişikliği, bu yazıyı okuyan herkesin ailesinde bir reçetesiz antibiyotik alışkanlığı var, sofra sohbeti olarak buradan başlanabilir.