E-ticarete başlamak isteyen çoğu kişi yanlış yerden başlıyor. Önce site kuruyor, sonra ürün arıyor, en sonunda müşteri arıyor. Bu sıra tersine döndüğünde iş çok daha hızlı yürüyor: önce kimin neye para vereceğini bul, sonra ürünü ayarla, siteyi en son kur. Bu yazıda ilk satışa kadar izlenecek yolu bu mantıkla anlatacağız.
Baştan söyleyelim, e-ticaret kolay para değil. Marjlar dar, rekabet yoğun, kargo ve iade süreçleri yorucu. Ama sistemi kuran için ölçeklenebilir ve öngörülebilir bir iş. Farkı yaratan şey ürün seçimi ve maliyet hesabı.
Adım 1: Kendi sitem mi, pazaryeri mi
Yeni başlayan biri için cevap genelde pazaryeri. Sebebi basit: pazaryerinde hazır trafik var, kendi sitende yok. İlk aylarda öğrenmen gereken şey müşteri çekmek değil, ürünü satabilmek. Trafiği hazır bulmak bu öğrenmeyi hızlandırıyor.
Karşılığında komisyon ödüyorsun ve müşteri verisine sahip olamıyorsun. Pazaryeri, pazaryeri komisyonu ve pazaryeri stopajı başlıklarına mutlaka bak, çünkü bu üç kalem kâr hesabını doğrudan etkiliyor ve çoğu kişi stopajı hesaba katmayı unutuyor.
Kendi siten ise marka kurmak ve müşteriyi tekrar tekrar kazanmak için gerekli. İkisi birbirinin alternatifi değil, sırası farklı. Pazaryerinde başla, kendi siteni paralel kur. Site kurarken kullanacağın hazır altyapılar için hazır e-ticaret sitesi başlığı iyi bir giriş noktası.
Adım 2: Ürün seçimi, işin asıl kararı
E-ticarette kazanan ürünün üç özelliği oluyor: kargolanması kolay, iade oranı düşük, marjı yeterli. Bunlardan biri eksikse iş yorucu hale geliyor.
- Hacim ve ağırlık. Büyük ve ağır ürünlerde kargo maliyeti kârı yiyor. Küçük ve hafif başla.
- Beden ve renk çeşidi. Çok varyantlı ürünlerde iade oranı yükseliyor. Giyimde iade oranının neden yüksek olduğunu ilk ay göreceksin.
- Marj. Ürün maliyeti, komisyon, kargo, iade payı, reklam ve vergi çıktıktan sonra elinde ne kalıyor? Bu hesabı yapmadan hiçbir ürünü listeleme.
- Tekrar satın alma. Bir kez alınıp bir daha alınmayan ürünler her ay sıfırdan müşteri bulmayı gerektiriyor. Tekrar alınan ürünler işi kolaylaştırıyor.
Dar bir alanda uzmanlaşmak genellikle her şeyi satmaktan daha iyi çalışıyor. Dikey e-ticaret ile yatay e-ticaret başlıklarındaki ayrım tam da bunu anlatıyor. Kedi sahiplerine odaklanan bir mağaza, her şeyi satan bir mağazadan daha az bütçeyle daha sadık müşteri kuruyor.
Adım 3: Tedarik ve stok
Stoksuz satış cazip görünüyor ama gerçek marjı çoğu kişinin sandığından düşük. Dropshipping modelinde teslim süresi uzuyor, kalite kontrolü sende değil ve olumsuz yorum riski yüksek. Küçük bir stokla başlamak, az sayıda ürünü kontrol altında tutmak genelde daha sağlıklı.
Tedarikçiyle konuşurken sadece fiyat sorma. Minimum sipariş adedi, teslim süresi, hatalı ürün politikası ve fiyat garantisi süresini de netleştir. İlk siparişini küçük tut, ürünü kendi elinle gör.
Adım 4: Kargo, iade ve müşteri hizmetleri
Yeni başlayanların en çok hafife aldığı kısım burası. Kargo entegrasyonu kurulmadan manuel çalışmak günde saatler yiyor. Kargo entegrasyonu başlığı sistemin nasıl kurulduğunu anlatıyor.
İade politikanı baştan net yaz. Belirsiz politika hem müşteriyi hem seni yoruyor. Bir de şu gerçeği kabul et: e-ticarette iade işin doğal parçası, maliyet kalemi olarak baştan hesaba kat.
Kâr, satış anında değil, iade ve kargo kalemleri düşüldükten sonra ortaya çıkar. İlk ay bu iki kalemi ölçmezsen kârlı sandığın ürün zarar ettiriyor olabilir.
Adım 5: İlk müşteriyi nasıl bulacaksın
Reklam vermeden önce ürün sayfanı düzelt. Kötü fotoğrafla iyi reklam para yakmaktan başka işe yaramıyor. Ürün görselleri, başlık ve açıklama satışın yüzde sekseni.
Bütçen küçükse reklamla SEO arasındaki dengeyi iyi kurman gerekiyor. SEO mu reklam mı yazısında bu kararı hangi kritere göre vereceğini anlattık. Reklamsız büyüme yollarını merak ediyorsan ilk 1000 kullanıcıya ulaşma yazısı kullanılabilir taktikler içeriyor.
Alışveriş reklamlarına başlayacaksan google alışveriş reklamları başlığına, dönüşüm oranını iyileştirmek içinse dönüşüm oranı optimizasyonu başlığına bak. Küçük bir dönüşüm artışı, reklam bütçesini artırmaktan daha kârlı çıkıyor.
Adım 6: Yurt dışına satış
Türkiye'de kurduğun düzeni yurt dışına taşımak sanıldığı kadar uzak bir hedef değil. Mikro ihracat başlığı küçük ölçekli gönderimin nasıl işlediğini anlatıyor. Devletin bu alanda sağladığı destekler de var, e-ihracat destekleri ve ihracat destekleri başlıklarına göz at.
İlk üç ayda ölçeceğin beş sayı
- Ürün başına net kâr, tüm kesintiler düşüldükten sonra
- Müşteri edinme maliyeti
- İade oranı
- Tekrar satın alma oranı
- Stok devir hızı
Bu beş sayıyı bilmeyen bir mağaza, cirosu artsa bile nereye gittiğini bilmiyor demektir. Ciro gurur, kâr gerçek.
Şirket tarafını henüz kurmadıysan şahıs şirketi mi limited şirket mi yazısı hangi yapıyla başlayacağını netleştirmene yardımcı olur. Günlük işleyişe dair soruların için e-ticaret kanalı ve dijital pazarlama kanalı hazır, aynı yoldan geçmiş çok kişi var.
Paylaş
inovanadolu



Yorumlar (5)
Giriş yap veya üye olarak yorum yapabilirsiniz.