Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
Kâr kadar fayda da üreten girişimlerin kanalı. Toplumsal bir soruna sürdürülebilir iş modeliyle çözüm arayanlar; sosyal etki ölçümü, hibe ve fon kaynakları, kooperatif ve dernek modelleri, gönüllü yönetimi burada konuşulur. İyilik ölçeklenebilir; nasılını birlikte çözüyoruz.
sosyal etki ölçümünde sayı fetişizmi: kaç kişiye ulaştık sorusunun ötesi
Sosyal proje sunumlarının değişmez slaytı, şu kadar kişiye ulaştık, ve fon verenlerin değişmez sorusu, kaç kişi, bu sayı fetişizmi sektörün en derin ölçüm hastalığı, çünkü ulaşmak ile değiştirmek arasında okyanus var, etki ölçümü üzerine çalışan biri olarak bu hastalığın teşhisini ve pratik tedavisini yazayım. Sorunun anatomisi şöyle, sayılar kolay toplanıyor ve iyi görünüyor, etkinliğe katılan, broşür alan, eğitim gören kişi sayısı, ama bu çıktı verisi, sonuç verisi değil, bin kişiye finansal okuryazarlık eğitimi vermek çıktı, kaç kişinin üç ay sonra bütçe tutmaya başladığı sonuç, fark radikal, ve acı gerçek şu, çıktısı devasa görünen çoğu projenin sonucu ölçüldüğünde utandırıcı çıkıyor, bu yüzden ölçülmüyor zaten, sayı fetişizmi bir tercihtir, bilmemenin konforu. Tedavi tarafında mükemmeliyetçilik tuzağına da düşmeden pratik bir merdiven öneriyorum, birinci basamak, her projede tek bir sonuç göstergesi seçin, en kritik davranış değişikliği ne ise o, eğitim projesinde okula devam oranı, istihdam projesinde altı ay sonra hâlâ çalışıyor olma, tek gösterge bile kurumu çıktıdan sonuca döndürüyor. İkinci basamak, başlangıç verisi olmadan başlamayın, değişimi göstermenin tek yolu öncesini bilmek, proje başında yapılan yarım günlük basit ölçüm, sonda anlatacağınız hikâyenin tapusu. Üçüncü basamak, kaybolanları da sayın, programı bırakanlar en değerli veri, neden bıraktıklarını aramak çoğu kurumun hiç yapmadığı ama en çok öğreten iş. Ve dördüncüsü, olumsuz sonucu raporlama cesareti, işlemeyen modeli açıkça yazan kurum fon verenin gözünde küçülmüyor, tersine güvenilirleşiyor, sektörün en kıt sermayesi dürüst veri. Sayılar önemsiz değil, ama sayı hikâyenin kapağı, kitabı sonuçlar yazıyor, kapak koleksiyoncusu olmayalım.