atamanın arkasında bağımsız bir doğrulama vardır; ab havacılık güvenliği doğrulayıcısı yerinde gelip havayolunun o istasyondaki kargo güvenlik sürecine bakar. kabul nasıl yapılıyor, tarama hangi cihazla, kim tarafından, hangi eğitimle yapılıyor, statü nasıl veriliyor, yük taramadan sonra uçağa gidene kadar nasıl korunuyor. sonuç uygunsa havayolu ab veri tabanına acc3 olarak kaydedilir.
zincirin mantığı ab içindeki sistemin aynısıdır, sadece üçüncü ülke etiketiyle. acc3 ya bütün kargoyu kendisi tarar ya da ab tarafından doğrulanmış bir ra3 (regulated agent'ın üçüncü ülke karşılığı) veya kc3'ten (bilinen gönderici karşılığı) güvenli yük alır. sahada en çok karışan kısım, aynı forwarder'ın bir şubesinin ra3 olup diğerinin olmamasıdır. kabul masasında listeye bakmadan 'bunlar bizim bildiğimiz firma' demek hatadır.
son yıllarda buna ön yükleme veri zorunluluğu da eklendi. avrupa'ya giden kargonun bilgileri yük uçağa binmeden önce ab'nin gümrük ve güvenlik sistemine gider, risk değerlendirmesinde şüphe çıkarsa ek tarama ya da yüklememe talimatı gelebilir. bu yüzden fwb mesajı ve house verisinin eksiksiz olması artık yalnız gümrük meselesi değil. eds kapasitesi sınırlı kalan istasyonlarda gece uçuşlarının kargosu bazen bu yüzden geç kapanır.


@takemybreathaway