Kanallar İlham Uygulamalar SSS Sözlük Karanlık mod Giriş Üye Ol
Rastgele başlık

İnovasyon ve Girişimcilik Sözlüğü

/sozlukinovanadolu

inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımlandığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.

Kurumsal İnovasyon Sözlüğü

386 başlık· alfabetik liste, sayfa 1/8· tüm sözlük

Büyük şirketlerin ve kurumların yenilik yapma biçimi: inovasyon stratejisi ve yönetimi, iç girişimcilik, açık inovasyon ve startup iş birlikleri, ar-ge teşvikleri ve fikri mülkiyet, fikir yönetimi, tasarım ve çevik yöntemler, dijital dönüşüm ve kurum kültürü. Plazada inovasyon yapmaya çalışan herkes için kavramların Türkçe karşılıkları ve pratik anlamları.

Kurumsal İnovasyon · 386 başlık · sayfa 1/8
123…678 ›
Son eklenen tanımlar
@turkishpower · 3 gün önce
technology readiness level (trl). bir teknolojinin laboratuvar fikrinden (seviye 1) sahada kanıtlanmış ürüne (seviye 9) kadar olgunluğunu gösteren dokuz basamaklı ölçek; nasa tanımladı, savunma ve ar-ge fonlarında standart oldu.

basamaklarına bakınca 1-3 temel araştırma ve konsept, 4-6 laboratuvar ve ilgili ortamda prototip, 7-8 gerçek ortamda sistem gösterimi ve nitelendirme, 9 harekâtta kanıtlanmış. tübitak ve savunma sanayii başkanlığı ar-ge çağrıları hangi seviyeye kadar fonlayacağını bu ölçekle belirtir.

pratikte bir platform programında düşük trl'li bileşen (yeni motor, yeni radar) en büyük gecikme riski; bu yüzden kaan milli muharip uçak gibi programlar önce hazır motorla uçup milli motoru (tf-6000 turbofan motoru) olgunlaştıkça entegre ediyor. girişimciler için: kamu fonu almak istiyorsan ürünün trl'sini dürüst belirle.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
bir teknolojinin ya da fikrin pilot aşamasını başarıyla geçip bir türlü ölçeklenememesi; ingilizcede pilot purgatory, yani pilot arafı. mckinsey'nin 2018 sanayi araştırmasında şirketlerin büyük kısmının nesnelerin interneti pilotlarını bir yıldan uzun süredir ölçekleyemediği bulununca terim yaygınlaştı. bugün yapay zeka projeleri için aynı şey söyleniyor: herkesin pilotu var, azının ürünü.

sebepleri tekrarlayıcı. pilot en kolay yerde, en hevesli ekiple, özel destekle yapılır; ölçekleme sıradan yerlerde, isteksiz ekiplerle, normal bütçeyle yapılır. pilot bütçesi inovasyon kaleminden, ölçekleme bütçesi iş biriminden çıkar ve iş birimi bu bütçeyi planlamamıştır. bir de teknik sorunlar: pilot elle beslenen veriyle çalışır, ölçekte kurumsal kaynak planlama entegrasyonu gerekir.

çıkış için pilotu baştan ölçekleme planıyla tasarlamak gerekir: hangi ölçütte ölçeklenecek, kim sahiplenecek, bütçe nereden gelecek, teknik borç nasıl ödenecek. stage-gate sürecinde 'pilot başarılı' kapısının hemen ardına 'ölçekleme kararı' kapısı konur; arada altı ay boşluk bırakılınca proje arafta kalır. dijital dönüşüm programlarının en sık takıldığı yer burası; kavram kanıtı ile pilot arasındaki farkı bilmemek de aynı arafa götürür.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
bir ürünün pazara girişinden çekilişine kadar geçirdiği aşamalar: giriş (düşük satış, yüksek maliyet, erken benimseyenler), büyüme (hızlı satış artışı, rakip girişi), olgunluk (satış tepe yapar, fiyat rekabeti, marj daralır), düşüş (ikame ürünler, çekilme ya da niş). 1965'te theodore levitt'in makalesiyle pazarlama öğretisinin temel modeli oldu; her aşamanın farklı strateji istediğini söyler.

inovasyon açısından iki mesaj. birincisi, olgunluk aşamasındaki ürün nakit üretir ama geleceği yoktur; şirket bu nakdi bir sonraki ürünün girişine yatırmalı (üç ufuk modeli, 70-20-10 kuralı). ikincisi, düşüşteki ürün s eğrisinin sonuna gelmiştir; onu uzatmaya çalışmak (artımsal inovasyon) bir yere kadar işe yarar, sonra yeni eğri gerekir. portföyde her aşamadan ürün olması sağlıklı (inovasyon portföyü).

döngü uzunluğu sektöre göre değişir; tüketici elektroniğinde bir iki yıl, otomotivde altı sekiz, ilaçta patent süresi belirler. dijital ürünlerde döngü bulanıklaştı; sürekli güncellenen yazılımın 'düşüş aşaması' yerine 'sürüm' mantığı var. ürün yönetimi (ürün yönetimi) aşamaya göre farklı iş yapar: girişte uçurumu aşmak, büyümede ölçekleme, olgunlukta maliyet ve farklılaştırma, düşüşte hasat ya da çıkış. yeni ürün geliştirme döngünün sıfır noktası.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
oecd'nin araştırma ve deneysel geliştirme (ar-ge) faaliyetlerini tanımlama ve ölçme kılavuzu; ilk kez 1963'te italya'nın frascati kasabasındaki toplantıda kabul edildi, güncel baskısı 2015. ülkelerin ar-ge harcaması istatistikleri, ar-ge yoğunluğu karşılaştırmaları ve türkiye'de ar-ge merkezi ile tübitak desteklerinin 'bu ar-ge midir' sorusuna verdiği cevap büyük ölçüde bu kılavuza dayanır.

ar-ge tanımı beş ölçüte bağlı; yenilik hedefi (yeni bilgi peşinde), yaratıcılık (özgün kavramlar), belirsizlik (sonuç ve maliyet baştan bilinmiyor), sistematiklik (planlı, kayıtlı) ve aktarılabilirlik (sonuç yeniden üretilebilir). üç tür: temel araştırma, uygulamalı araştırma, deneysel geliştirme. rutin test, kalite kontrol, pazar araştırması, yazılımda rutin bakım ve mevcut ürünün küçük uyarlamaları ar-ge sayılmaz.

kurumsal pratikte kılavuz, ar-ge teşviklerinin sınırını çizer: 5746 sayılı ar-ge kanunu ve ar-ge indirimi uygulamalarında maliye ve bakanlık denetçileri frascati ölçütlerine bakar; ar-ge olmayan işi ar-ge diye gösteren şirket teşviki geri öder. inovasyon ise daha geniş: oslo kılavuzuna göre ar-ge yapmadan da inovasyon yapılabilir (yeni iş modeli, yeni süreç). şirketin ar-ge harcamasıyla inovasyon çıktısı arasındaki fark, inovasyon metriklerinin en öğretici karşılaştırmalarından.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
belirli bir işi yapmanın, deneyimle kanıtlanmış en etkili yolu; ingilizcesi best practice. kalite yönetimi, kıyaslama ve danışmanlık dünyasının ana ürünü: 'lider şirketler bunu böyle yapıyor' listesi. iso standartları, yalın üretim reçeteleri, çevik yazılım geliştirme ritüelleri hep en iyi uygulama derlemeleri. şirket içinde ise bir fabrikanın bulduğu çözümün diğerlerine yayılması.

değeri tekerleği yeniden icat etmemek; riski bağlamı unutmak. toyota'nın fabrikasında işleyen uygulama, toyota'nın kültürü, tedarikçi ilişkileri ve otuz yıllık birikimi olmadan başka fabrikada aynı sonucu vermez; 'en iyi' her zaman 'burada en iyi'dir. bir de zamanlama: bir uygulama en iyi diye yayıldığında genellikle olgunluğa ulaşmıştır, rekabet avantajı olmaktan çıkmış, giriş bileti olmuştur.

kurumsal inovasyon açısından en iyi uygulama, artımsal inovasyon ve operasyonel mükemmellik için doğru araç, radikal inovasyon için yanlış pusula; kimse yapmadığı için 'en iyi uygulaması' olmayan işlerdir yenilik. iç bilgi paylaşımı için uygulama topluluğu ve bilgi yönetimi sistemleri en iyi uygulamayı yayar; kurumsal hafıza onları saklar. akıllı şirketler 'en iyi uygulama'yı 'şimdilik en iyi bildiğimiz' diye okur ve sorgulamayı sürdürür.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
ürün ekibinin sonuç değil çıktı üreten bir montaj hattına dönüşmesi: sürekli yeni özellik ekleniyor, hiçbirinin kullanıcıya ya da işe etkisi ölçülmüyor, başarı 'kaç özellik çıkardık' ile tanımlanıyor; ingilizcesi feature factory, john cutler'ın 2016 yazısıyla yaygınlaştı. belirtileri iş listesi istek listesi gibi, özellik çıkınca kutlanıyor ama sonra bakılmıyor, ekip neden yaptığını bilmiyor, kullanılmayan özellikler kaldırılmıyor, teknik borç birikiyor.

yönetim satış ve müşteri isteklerini doğrudan ekibe iletir, ekip onları sıraya sokar, kimse 'bu sorunu çözmenin en iyi yolu bu mu' diye sormaz. ürün keşfi atlanır, ürün vizyonu yoktur, ölçüm çıktıya değil sonuca bağlı değildir. çevik yöntemler yanlış uygulanınca fabrikayı hızlandırır: daha çok sprint, daha çok özellik, aynı kadar etki.

çıkış yolu ölçümü değiştirmek; özellik sayısı yerine kullanıcı davranışı ve iş sonucu (kuzey yıldızı metriği, okr), her özelliğin lansman sonrası etkisini raporlamak, kullanılmayanı kaldırmak, iş listesine giren her maddeye 'hangi sonucu bekliyoruz' sorusunu zorunlu kılmak, ürün sahibine 'hayır' yetkisi vermek. kurumsal inovasyon açısından fabrika, inovasyon tiyatrosunun ürün ekibi versiyonu: meşgul görünmek, değer üretmenin yerine geçer. ürün yönetimi disiplini bu yüzden var.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
bir hizmetin, müşterinin gördüğü sahne önü ile görmediği sahne arkasını aynı çizimde gösteren harita; ingilizcesi service blueprint, lynn shostack 1984'te harvard business review'da önerdi. yatay eksende müşteri yolculuğunun adımları, dikey eksende katmanlar: müşteri eylemleri, görünür çalışan eylemleri (görünürlük çizgisinin üstü), görünmez çalışan eylemleri (çizginin altı), destek süreçleri ve sistemler, fiziksel kanıtlar (form, ekran, mekân).

müşteri yolculuğu haritasından farkı arkayı göstermesi: yolculuk haritası müşterinin ne yaşadığını, hizmet planı şirketin bunu nasıl ürettiğini anlatır. bir restoranda müşterinin 'sipariş verdim, yemek geç geldi' deneyiminin arkasında garson, mutfak, stok sistemi ve tedarikçi katmanları vardır; sorun görünür katmanda hissedilir, çoğunlukla görünmez katmanda doğar.

kurumsal inovasyonda hizmet planı, hizmet inovasyonu ve hizmet tasarımının temel aracı; yeni bir hizmeti tasarlarken hangi sistemin, hangi ekibin, hangi sürecin gerekeceğini görünür kılar ve pilot çıkmazının sebebi olan 'arkada kimse yoktu' sorununu önceden gösterir. dijital dönüşüm projelerinde ekranın arkasındaki insan süreçlerini unutmamak için kullanılır; bankacılık, sağlık ve kamu hizmetlerinde yaygın. kullanıcı deneyimi ekrandaki katmanı, hizmet planı bütün sahneyi çizer.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
kamu kurumlarının hizmetlerini, süreçlerini ve politika araçlarını yeni yollarla daha etkili, erişilebilir ve verimli hale getirmesi. e-devlet kapısı, dijital kimlik, tek durak hizmet merkezleri, açık veri, davranışsal içgörü birimleri (ingiltere'nin 'dürtme birimi'), kamu inovasyon laboratuvarları (danimarka mindlab, birçok belediyenin inovasyon ofisi), politika deneyleri. oecd'nin kamu sektörü inovasyon gözlemevi dünya örneklerini topluyor.

özel sektörden farkları; kâr yerine kamu değeri ve eşitlik ölçütü, seçim döngüsüne bağlı zaman ufku, başarısızlığın siyasi maliyeti (deney kültürü zor), satın alma mevzuatının katılığı, düzenleme yapma gücü (özel sektörün olmayan bir inovasyon aracı). buna karşılık kamu, ölçek ve zorunlu kullanım avantajıyla bir uygulamayı milyonlara bir gecede yayabilir.

türkiye'de e-devlet, mernis, e-fatura, e-nabız ve dijital dönüşüm ofisi çalışmaları kamu inovasyonunun somut örnekleri; belediyeler akıllı şehir ve inovasyon merkezi projeleriyle yerel ölçekte deniyor. kamu ayrıca inovasyon ekosisteminin en büyük alıcısı: kamu alımlarının inovasyon odaklı yapılması (inovatif kamu alımı, ön ticari alım) startuplar için pazar demek; savunma sanayii bu modelin türkiye'deki en gelişmiş örneği. sosyal inovasyon ve yaşayan laboratuvar kamu inovasyonunun sık kullandığı araçlar.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
bir kişinin ürünle, hizmetle ya da sistemle etkileşiminde yaşadığı her şey: bulmak, anlamak, kullanmak, hata yapmak, destek almak, hatırlamak; ingilizcesi user experience, kısaltması ux. don norman 1990'larda apple'da terimi arayüzden daha geniş bir şey için kullandı. kullanıcı arayüzü (ui) ekranın görünümü, deneyim ise arayüz dahil bütün yolculuk; güzel arayüzlü kötü deneyim mümkün.

disiplinin araçları konusuna gelince, kullanıcı araştırması (müşteri görüşmesi, etnografik araştırma), persona, müşteri yolculuğu haritası, bilgi mimarisi, tel çerçeve ve prototip, kullanılabilirlik testi, erişilebilirlik, ölçüm (görev tamamlama oranı, hata sayısı, memnuniyet). dijital ürünlerde ux tasarımcısı ürün ekibinin üçlüsünden biri (ürün yöneticisi, tasarımcı, mühendis).

kurumsal inovasyonda ux çoğu zaman en sona bırakılır ('çalışsın, sonra güzelleştiririz') ve bu sıra pahalıya patlar: çalışan ama kullanılmayan iç sistemler, müşterinin bıraktığı uygulamalar. b2b ve sanayi yazılımlarında ux uzun süre ihmal edildi, tüketici uygulamalarına alışan çalışanlar artık aynı kaliteyi iş yazılımından da bekliyor. hizmet tasarımı deneyimi dijital ekranın dışına, deneyim inovasyonu rekabet stratejisine taşır. design thinking ux'in yöntem çerçevesi; iyi ux, değer önerisinin kullanıcının elinde gerçekten hissedilmesi.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
sahipliği ve yönetimi bir ailede olan şirketlerin yenilik yapma biçimi ve zorlukları; türkiye'de şirketlerin büyük çoğunluğu ve en büyük holdinglerin neredeyse tamamı aile şirketi. avantajları: uzun vadeli bakış (çeyreklik baskı yok, kuşaklar için yatırım), hızlı karar (sahip masada), sadık çalışanlar ve tedarikçilerle güven, itibar duyarlılığı. dezavantajları: kurucunun başarı reçetesine bağlılık (kurumsal atalet), risk alma isteksizliği (aile serveti söz konusu), profesyonel yönetim eksikliği, kuşak çatışması.

araştırmalar aile şirketlerinin ar-ge'ye daha az harcayıp harcadıklarını daha verimli kullandıklarını gösteriyor; 'daha azla daha çok' tavrı. inovasyonun en kritik anı kuşak geçişi: ikinci ve üçüncü kuşak dijital dönüşüm, yeni pazar ve iş modeli değişikliğini getirir, kurucu kuşak direnir; sonuç ya yenilenme ya bölünme. türkiye'de birçok aile şirketinin dönüşüm hikayesi bu geçişle başlar.

pratik araçlar konusuna gelince, aile anayasasında inovasyon bütçesi ve yetkisi tanımlamak, yeni kuşağa ayrı bir iş birimi ya da girişim stüdyosu emanet etmek (ana işe dokunmadan deneme), aile dışı yöneticilere gerçek yetki, yönetim kuruluna bağımsız üye, gölge yönetim kurulu tarzı genç kurullar, kurumsal girişim sermayesi ile dışarıdan öğrenme. kobilerde inovasyonla kesişir ama ölçek değil sahiplik sorusu; büyük aile holdingleri için de geçerli. inovasyon stratejisinin aile stratejisiyle uyumu, en çok atlanan adım.
devamını oku →

Yeni başlık aç

inovanadolu Sözlük, üyelerin katkısıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğü. Başlık açmak üç adım:

1

AraHakkında başlık açacağın kişi, girişim ya da kavramı önce ara; belki başlık zaten vardır, tanımını oraya yazarsın.

2

OluşturAradığın başlık sözlükte hiç yoksa, aynı sayfada kategori seçip ilk tanımı yazarak başlığı açarsın.

3

İçerikİlk tanım bilgi içermeli; yalnızca kişisel bir değerlendirme olmamalı. Kaynak göster, gerekirse başka başlıklara bağlantı ver.

Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanı öneririz.

Tanımı düzenle

Eski metin geçmişte saklanır; tanımda "düzenlendi" rozeti görünür.