Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
misafir ağırlama kültürü geri dönüyor: ev davetlerinin yeniden keşfi
Bir dönem ev daveti neredeyse tarihe karışmıştı, buluşmalar kafelere ve restoranlara taşınmıştı, son iki yıldır çevremde tersine bir akım gözlüyorum, ev davetleri geri dönüyor ve bu dönüşün arkasında hem ekonomi hem daha derin bir ihtiyaç var, bu güzel akımı bir gözlem yazısıyla kayda geçireyim. Ekonomik itki açık, dört kişilik bir restoran akşamının faturası ev sofrasının üç katı, kalabalık buluşmalarda fark daha da açılıyor, ama işin sırf ekonomi olmadığını şuradan anlıyorum, insanlar maliyeti bölüşmek yerine ağırlamayı üstleniyor, yani mesele sadece ucuzluk değil, ev sahipliğinin kendisi özlenen bir rol. Derin ihtiyaç tarafı bence şu, mekan buluşmaları saatle sınırlı, masa süreli, ortam gürültülü, ev daveti ise zamansız, sohbet uzuyor, çocuklar kendi düzenini kuruyor, konuşmalar mekan sohbetinin yüzeyselliğinden derinliğe iniyor, dostluk mekanda görüşülüyor ama evde kuruluyor, misafirlik mahremiyetin paylaşımı çünkü, evini açmak kendini açmak. Yeniden öğrenilen incelikler de var, mükemmeliyetçilik davetin düşmanı, ev dergi kapağı olacak diye davet erteleyenler hiç davet edemiyor, bizim çevrede yeni kural basit sofra samimi ortam, herkes bir şey getiriyor ve yük dağılıyor, bu ortak sofra modeli ev sahipliği eşiğini düşürdü, davetler sıklaştı. Benim eklediğim ritüel de şu, telefonlar girişteki sepete, ilk yarım saat garip, sonrası sohbetin altın çağı. Kaybolmakta olan bir kültürün geri dönüşünü izlemek güzel, kafeler mekan kiralıyor, evler hatıra üretiyor, bu ayrımı hatırlayan kazanıyor.