Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
Uzay ve havacılık meraklılarının kanalı: Türkiye Uzay Ajansı, uydu ve roket çalışmaları, model uydu/roket takımları, havacılık sektörü ve TEKNOFEST projeleri.
gps olmadan ne olur: konum sistemlerine bağımlılığın görünmez kırılganlığı
Bir sabah telefonlardaki konum servisleri çalışmasa hayat nasıl aksar sorusu felaket senaryosu meraklılarının değil, artık ciddi kurumların masasındaki bir soru, çünkü küresel konum sistemlerine bağımlılığımız görünmez ama derin, ve bu bağımlılığın kırılganlığı üzerine düşünmek hem genel kültür hem stratejik farkındalık meselesi, sade bir özet yazayım. Bağımlılığın haritası şaşırtıcı, navigasyon sadece görünen yüz, asıl kritik bağımlılık zamanlama, konum uydularının atomik saatleri küresel zaman senkronizasyonunun omurgası, bankacılık işlemlerinin zaman damgaları, enerji şebekelerinin faz senkronu, telekom altyapısının hücre koordinasyonu, hepsi bu saat sinyaline yaslanıyor, yani uydu sinyali kesilse rota bulamamak en küçük derdimiz olur, finans ve enerji altyapısı sarsılır, tarım makinelerinden liman vinçlerine hassas konumla çalışan koca bir üretim katmanı durur. Kırılganlık kaynakları da çeşitli, sinyal uzaydan geldiği için zayıf ve karıştırılması ucuz, bölgesel karıştırma vakaları savaş bölgelerinde artık rutin, sahte sinyal üretimi yani aldatma daha sinsi tehdit, gemileri ve dronları yanlış konuma inandırma vakaları belgelendi, ve doğal tehdit olarak güneş fırtınaları, uydu elektroniğine ve sinyal yayılımına etki edebiliyor. Dünya bu kırılganlığa karşı ne yapıyor, birincisi çeşitlendirme, tek sisteme değil birden çok uydu takımına aynı anda yaslanan alıcılar artık standart, ikincisi yedek altyapılar, yere dayalı konum sistemleri ve atomik saat ağları yeniden itibar kazanıyor, eski teknolojiler emeklilikten geri çağrılıyor, üçüncüsü sinyal doğrulama, aldatmaya dirençli şifreli sinyal katmanları geliştiriliyor. Bireysel ve kurumsal düzeyde çıkarım da basit, konum ve zaman verisine dayanan her kritik sistem için şu soru sorulmalı, sinyal giderse planım ne, cevabı olmayan kurum modern altyapının en sessiz riskini taşıyor. Gökyüzündeki otuz küsur uydunun fısıltısına bu kadar yaslandığımızı çoğumuz bilmiyor, bilmek ilk sigortadır.