Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
not almak ile üretmek arasındaki uçurum: tüketim verimliliği tuzağı
Verimlilik dünyasının itiraf edilmeyen hastalığını yazacağım çünkü yıllarca taşıyıcısıydım, podcast dinliyordum, kitap özetliyordum, not sistemleri kuruyordum, araç deniyordum, kendimi son derece verimli hissediyordum ve yıl sonunda ortaya koyduğum işe bakınca tablo boştu, sonunda adını koydum, tüketim verimliliği, üretim kılığına girmiş sofistike bir oyalanma biçimi, teşhisi ve tedaviyi paylaşayım, çünkü bu hastalık en çok öğrenmeyi sevenleri vuruyor. Tuzağın mekaniği zarif, öğrenme içeriği tüketmek gerçek üretimin bütün iyi duygularını veriyor, ilerleme hissi, entelektüel doyum, gelecekte işe yarayacak yatırımı yapıyorum inancı, ama üretimin risklerini taşımıyor, eleştirilme yok, başarısızlık yok, belirsizlik yok, bu yüzden beyin üretim korkusundan öğrenme konforuna kaçıyor ve buna hazırlık diyor, bir video daha, bir kitap daha, araştırma aşaması sonsuza uzuyor, mükemmel bilgiyle başlama hayali hiç başlamamanın en saygın bahanesi. Turnusol testim şu artık, tükettiğim her içerik için tek soru, bu bilgiyle önümüzdeki yedi gün içinde ne üreteceğim, cevabı olmayan tüketim eğlence, eğlence meşru ama adıyla çağrılmalı, kendime verimlilik süsü vermeden dizi izler gibi podcast dinleyebilirim, sorun etikette. Tedavi tarafında işe yarayan oranlar ve kurallar, üretim tüketim oranı, harcanan her üç saat öğrenmeye karşı en az bir saat üretim, ideal tersi ama başlangıç için bu bile devrim, ikincisi öğrenmeyi projeye bağlamak, önce üretim hedefi sonra onun gerektirdiği öğrenme, sıra ters kurulunca öğrenme sonsuz stok biriktiriyor, projeye bağlanınca tam zamanında malzemeye dönüşüyor, üçüncüsü not sisteminde çıktı klasörü, aldığım notların işlendiği, yazıya, işe, karara dönüştüğü yer, dönüşmeyen not defter süsü. Bu yazının kendisi de o tedavinin ürünü bu arada, yıllarca biriktirdiğim verimlilik notlarından ilk kez üretim çıkıyor, ironi tamam, ders yerini bulmuş demektir.
Mükemmel bilgiyle başlama hayali hiç başlamamanın en saygın bahanesi, bu cümle duvara asılmalık. Üç saate bir saat üretim oranı gerçekçi bir başlangıç, ben kendime daha sert bir kural koydum, aynı konuda ikinci içeriği tüketmeden önce ilkinden bir şey uygulamış olmak, kural basit ama kütüphane kaçkınlığını kesiyor.