teorisinin özü, sanayi devriminden bu yana beş büyük teknoloji devrimi yaşandığı ve her birinin aynı iki yarıdan geçtiği. devrimler sırasıyla mekanik dokuma ve fabrika, buhar ve demiryolu, çelik ve elektrik, petrol ve otomobil, son olarak bilgi ve iletişim teknolojileri. her devrimin ilk yarısı 'kurulum' dönemi; finans sermayesi yeni teknolojiye para akıtır, altyapı abartılı biçimde kurulur, bir spekülatif balon şişer ve patlar. ardından kriz, düzenleme ve kurumsal değişim içeren bir dönüm noktası gelir. ikinci yarı 'yayılım' dönemi; üretken sermaye o altyapıyı ucuza kullanır ve teknolojinin asıl toplumsal getirisi, perez'in 'altın çağ' dediği dönem, burada ortaya çıkar.
hype döngüsü tek bir teknoloji ölçeğinde beklentiyi anlatır; perez'in modeli ise elli altmış yıllık dalgalar ölçeğinde parayı ve kurumları anlatır. ikisi yan yana konunca balonların neden tamamen boşa olmadığı daha iyi anlaşılıyor. balon, kimsenin tek başına göze alamayacağı altyapıyı kuran bir finansman mekanizması gibi çalışıyor; bedelini ise o dönemin yatırımcıları ödüyor.
girişim sermayesi tarafında son yıllarda en çok tartışılan sorulardan biri, bilgi teknolojileri devriminin dönüm noktasını geçip geçmediğimiz. perez 2008 krizinin böyle bir dönüm noktası olabileceğini, ama gereken kurumsal değişikliklerin tam yapılmadığını savunuyor. bugün yapay zeka yatırımlarının büyüklüğü bu tartışmayı yeniden açtı ve onun kitapları bir kez daha çok satanlar arasına girdi.


@navigator