en bilinen kitabı 1960 tarihli 'the strategy of conflict'. kitap soğuk savaş yıllarının güvenlik tartışmaları içinde yazıldı, ama asıl gücü fikirlerinin her türlü pazarlığa uygulanabilmesinden gelir. schelling'in temel gözlemi, gerçek çatışmaların neredeyse hiçbirinin saf sıfır toplamlı oyun olmadığıydı. en sert rakiplerin bile ortak bir çıkarı vardır, en azından ikisinin birden kaybedeceği sonuçtan kaçınmak. bu karışık güdülü durumlarda iletişim, taahhüt ve tehdit, matematiksel çözüm kadar belirleyicidir.
en ünlü katkısı odak noktası fikri, bugün kendi adıyla anılan schelling noktası. öğrencilerine şöyle bir soru sordu. yarın new york'ta biriyle buluşmanız gerekiyor ama yer ve saat konuşulmamış, haberleşmenin de yolu yok; nereye ve ne zaman gidersiniz? cevapların çoğu öğle saatinde ve grand central istasyonunda toplandı. kâğıt üzerinde sayısız eşit derecede iyi seçeneği olan bir koordinasyon oyununda insanlar ortak kültür, alışkanlık ya da göze batan bir özellik sayesinde aynı yerde buluşabiliyor. teknoloji ve tasarım derslerimde öğrencilere konuşmadan aynı sayıyı yazmalarını söylediğimde cevapların birkaç sayıda toplanması onları hep şaşırtıyor.
ikinci büyük fikri taahhüdün gücü. schelling'e göre bazen kendi seçeneklerini kısıtlamak pazarlık gücünü artırır; geri dönüş yolunu kapatan taraf, karşı tarafı uyum sağlamaya zorlar. bunun işe yaraması için taahhüdün gerçekten bağlayıcı, yani bir inandırıcı taahhüt olması gerekir; bedeli olmayan bir tehdit boş laftır. iş dünyasında karşılıkları çok. büyük bir kapasite yatırımını önceden yapıp yeni rakipleri caydıran firma, en düşük fiyatı garanti eden mağaza, kamuya açık bir çıkış tarihi vererek ekibini ve kendini bağlayan girişimci hep bu mantıkla çalışır. tavuk oyununda direksiyonu pencereden atan sürücü imgesi de onun fikirlerini anlatırken en sık kullanılan örnektir. aynı fikri kişisel hayata da uyguladı; sabah alarmı odanın öbür ucuna koymanın, bugünkü benliğin yarınki benliğe karşı aldığı küçük bir önlem olduğunu yazdı.
1978'de yayımlanan 'micromotives and macrobehavior' kitabında küçük bireysel tercihlerin büyük toplu sonuçlara nasıl dönüştüğünü inceledi. bir dama tahtası ve iki renk bozuk parayla kurduğu basit model, komşularının yalnızca bir kısmının kendine benzemesini isteyen ölçülü insanların bile zamanla keskin biçimde ayrışmış mahalleler oluşturabildiğini gösterdi. bu model bugün ajan tabanlı simülasyon derslerinin klasik başlangıç örneğidir ve evrimsel oyun teorisi ile aynı sezgiyi paylaşır; kimsenin istemediği bir düzen, herkesin küçük kararlarından kendiliğinden doğabilir. müzakere üzerine bir şey okuyacaksanız, schelling'in denemeleri hâlâ en keyifli başlangıç noktalarından biri.


@aysegulhoca