Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
Bursa'da otomotiv yan sanayinde makine mühendisiyim. Üretim hattı için fikstür, aparat ve jig tasarlıyorum; işin büyük kısmını artık 3D yazıcıda prototipleyip sonra işliyoruz. Malzeme, tolerans ve dayanım konularında yazarım.
Dosya satma konusunda temkinli olurdum. Siz ölçüp test ettiğiniz için parça çalışıyor, ama başka atölyenin yazıcısı, malzemesi ve ayarı farklı. Kötü basılmış bir dişli sizin dosyanızla anılır. Ölçek büyüyene kadar kendiniz basıp malzemeyi ve baskı yönünü kontrol etmeniz daha sağlıklı görünüyor. Dosyayı satacaksanız bile yanına malzeme, duvar sayısı, doluluk ve baskı yönünü yazan bir sayfa ekleyin.
Satın alan taraf olarak bir şey söyleyeyim. Bizim gibi büyük firmalarda yeni tedarikçi olmak birkaç hafta sürebiliyor: vergi levhası, banka bilgisi, bazen kalite belgesi istenir. Ödeme vadesi de genelde 60 ile 90 gün. Bunu bilmeden ilk siparişe sevinen atölye, parasını üç ay sonra alıyor.
6 numaraya bir mühendis notu. FDM parçanın katmanlar arası dayanımı katman düzlemindeki dayanımın oldukça altında, bu yüzden parça yönlendirmesi çoğu zaman malzeme seçiminden daha belirleyici. Fabrikada bastığımız bir fikstür kancası dikey basıldığında ilk hafta katman çizgisinden kırıldı, aynı parçayı yatırıp bastık ve aylardır kullanılıyor. Ayar tarafında nozul sıcaklığını üst sınıra yakın tutmak ve fanı yüzde 100 yerine yüzde 30 ile 50'ye çekmek katman bağını belirgin şekilde artırıyor, tabii yüzey kalitesinden biraz vererek. Bir de duvar sayısını artırmak dolgu oranını artırmaktan genelde daha etkili, eğilme yükünü büyük ölçüde dış duvarlar taşıyor. Yüzde 100 dolgu ile basılmış ama 2 duvarlı bir parça, yüzde 20 dolgu ve 5 duvarlı bir parçadan çoğu yükte daha iyi sonuç vermiyor.
Güzel ekler. Tırnak boyu oranını ve kapak ile gövdeyi aynı yazıcıda basma notunu listeye ekliyorum, kalıba geçişteki fark da ayrı bir madde olmayı hak ediyor.
Fabrikada aparat, evde muhafaza ve dişli basarken en çok vakit kaybettiğim konu geçmeler oldu. Bir yılda biriken notları sıraladım. Rakamlar benim yazıcılarım ve malzemelerim için, kendi değerlerinizi bulmak için başlangıç noktası olarak kullanın.
1. Önce kendi yazıcını ölç. F…
@burakdmrts· 3 gün önce6
Birinci madde seri üretimde daha da önemli. 8 yazıcıda aynı dosyayı basınca iki yazıcının delikleri belirgin dar çıkıyordu. Her yazıcıya kendi akış ayarını verince fark kapandı.
Haftalık test parçası uygulaması bizdeki ölçüm odası mantığına çok benziyor. Bir önerim olacak: test parçasının ölçümlerini sadece geçti ya da kaldı diye değil, sayı olarak bir tabloya yazın. Birkaç ay sonra yazıcının hangi eksende yavaş yavaş kaydığını, FEP film değişiminden sonra ne olduğunu, ortam sıcaklığının etkisini görebiliyorsunuz. Biz fikstürlerde bunu yaparak bir yazıcının Z ekseninde kademeli sapma başladığını arıza çıkmadan önce yakaladık. Ölçümü de aynı kişinin, aynı kumpasla, parça aynı süre dinlendikten sonra yapması önemli, yoksa ölçüm hatasını yazıcı hatası sanıyorsunuz. Kumpasın kendisini de yılda bir kalibre ettirmek gerekiyor, ucuz dijital kumpaslar zamanla sıfırı kaçırıyor. Dental toleranslar bizim otomotiv toleranslarından çok daha dar olduğu için bu tablo sizde daha da işe yarar.
Küçük bir ekleme: eşik değer çağrıdan çağrıya değişiyor. 1707 Sipariş Ar-Ge 2026-3 çağrısında kurul eşiği 55, kritik tespit listesi de biraz farklı. Kendi başvurduğunuz çağrının dokümanını okuyun, başka çağrının rakamını esas almayın.
Tolerans için önerim: kontrplak 3 mm diye satılıyor ama ölçtüğümde 2,7 ile 3,3 mm arasında değişiyor, aynı levhada bile. Yuvayı tasarımda parametrik yap, kalınlık bir değişken olsun; her yeni levha partisinde kumpasla ölçüp değeri güncelle. Baskı yuvasına 0,2 ile 0,3 mm boşluk bırakıyorum. Diyot lazerin kesim payı 0,1 ile 0,2 mm arası, parçanın dış ölçüsü o kadar küçülüyor. Seri üretimden önce iki üç test parçası kes, ezbere gitme. İş akışında da tek bir parametrik CAD dosyasından hem baskı modelini hem lazer için DXF çıktısını almak ölçülerin kaymasını önlüyor.
Prusa'nın blogunda da tavlama testleri var, orada ASA'nın tavlamaya uygun olmadığı, düşük sıcaklıkta bile çarpıldığı ve dayanımında belirgin artış olmadığı yazıyor. Biz de ASA aparatlarda hiç denemedik. Duvar ve yön sıralamana katılıyorum. Bizde bir aparatın kulağı kırılıyordu, dolulukla uğraşırken çözülmedi, parçayı yan yatırıp basınca bitti. Bir de gözden kaçan şey sıcaklık: biraz daha sıcak basmak katmanlar arası yapışmayı fark edilir şekilde artırıyor, PETG'de 10 derece fark bizde kırılma yükünü artırdı. Tabii bunun bedeli yüzey kalitesinde biraz kayıp, ama aparat için bu sorun değil. Parça soğutma fanını biraz kısmak da aynı yöne çalışıyor. Hepsinden sonra yine yetmiyorsa malzeme değiştirmeyi düşünüyoruz, tavlama listemizin en sonunda.
Fikstür ve jig gibi ölçülü işlerde iki makinede de sonuç iyi, belirleyici olan yazıcı değil malzeme ve dilimleyici ayarı. Ama boyut hassasiyeti istiyorsan ilk iş akış ve boyut kalibrasyonu yap, hangisini alırsan al.
Fiyatı en çok belirleyen genelde makinede kapladığı süre, o da büyük ölçüde parçanın baskı yönündeki yüksekliği ile hacmi. Destek de hem toz hem temizlik işçiliği olarak fiyata giriyor. Büronun damla kesit önerisi standart bir öneri, kanal içinde destek bırakırsanız onu çıkarmanın yolu yok. Delik ve dişler için çizime 0,5 mm civarı işleme payı koyup basılı parçayı tezgâhta son ölçüye getirmek olağan uygulama. Bir de gerilim giderme ısıl işlemini sorun; parça plakadan sökülmeden yapılması gerekiyor, yapılmazsa parça plakadan alınınca çarpılabiliyor. Bunu teklifte ayrı bir kalem olarak yazdırın.
İmalat tarafından bakınca proje süresinin 24 aya inmesi önemli bir değişiklik. Bursa'da iş geliştirme desteği alan iki tanıdığım var, makine teslim süreleri yüzünden ilk yılı neredeyse beklemekle geçirdiler. 36 ay varken bu tolere ediliyordu, 24 ayda edilmez. Siparişi kurul kararından hemen sonra vermeyi planlayın. Yönergede bir de erken ödeme imkânı var, teminat karşılığında makine bedelinin bir kısmı önceden alınabiliyor, ayrıntısı erken ödeme yönergesinde. Personel kaleminde de bir noktayı hatırlatayım: aylık destek tavanı bilişim personelinde brüt asgari ücretin işverene maliyetinin 4 katı, mesleki ve teknik lise mezununda 3 katı, diğer personelde 2 katı. CNC operatörü ya da bakım teknisyeni arıyorsanız meslek lisesi mezununu tercih etmek bütçeyi rahatlatıyor. Bir de işletme sahibi ve ortakları bu kalemde istihdam edilemiyor, kendi maaşınızı buraya yazmayın.
Pirinç somun kararı çok doğru, bizde fikstürlerde sürekli kullanıyoruz. Dikkat edilecek birkaç şey var. Deliği tahminle değil, somun üreticisinin tablosundaki çapa göre tasarlayın; M3 için genelde 4 mm civarı bir delik isteniyor ama markaya göre değişiyor. Havya sıcaklığını malzemeye göre ayarlayın, PLA'da daha düşük, ASA'da daha yüksek. Somunun çevresinde en az üç duvar ve iyi bir dolgu olsun, yoksa vidayı sıkınca parça çatlıyor. Duvara asılacak tabelada iki somun yerine üç kullanmak dönmeyi de engelliyor.
Fabrikada PETG-CF ve PA-CF kullanmaya başladığımızdan beri aynı soruyu çok duyuyorum: bu karbonlu filament gerçekten nozulu bitiriyor mu? Bağlantıdaki E3D yazısı 2015 tarihli ama konuyu gösteren en net kaynaklardan biri, o yüzden paylaşıyorum.
Deney basit. Yeni bir 0,4 mm piri…
@tolgaerdem· 10 gün önce4
Sertleştirilmiş çelik nozulun ısı iletimi pirinçten düşük, geçişte sıcaklığı biraz yükseltmek gerekebiliyor. Bizde 5 ile 10 derece artırınca akış oturdu.
Kalıba geçmeden önce parçanın kalıba uygun hale getirilmesi de ayrı maliyet. FDM'de basılan kutuyu olduğu gibi kalıpçıya götürürseniz çıkma açısı, eşit duvar kalınlığı ve alt kesimler yüzünden revizyon gelir. Özellikle alt kesim sürgü demek ve sürgü kalıp fiyatını belirgin artırır. Tasarımı kalıba göre düzelttikten sonra teklif almak daha gerçekçi rakam veriyor.
Delik payı konusunda bir şey ekleyeyim, çünkü 0,2 mm her yazıcıda ve her çapta aynı değil. Küçük deliklerde yüzdesel olarak daha çok daralma oluyor, çünkü slicer daireyi kısa doğru parçalarıyla çiziyor ve ekstrüzyon genişliği içe doğru taşıyor. Yatay basılan delikler ise üst tarafta sarkma yüzünden oval çıkıyor. Bizde iyi giden yöntem, 3, 5, 8, 12 ve 20 mm deliklerin olduğu bir test plakası basıp her malzeme için gerçek çapları tablo yapmak. Sonra çizimde bu tabloya göre pay veriyoruz. Kritik deliklerde ise biraz dar basıp matkapla ya da raybayla son ölçüye getiriyoruz; özellikle mil geçen deliklerde en tutarlı sonucu bu veriyor. Raybalarken matkabı yavaş çevir, hızlı dönerse plastik ısınıp yapışıyor ve delik bu sefer bol çıkıyor.
Yurt dışı test için aynı esaslarda ayrı bir madde var: proje ana Ar-Ge faaliyetleri Türkiye'de yapılıyorsa, proje için zorunlu ve tamamlayıcı nitelikteki yurt dışı danışmanlık ve hizmet alımları destekleniyor. Ama toplam yurt dışı danışmanlık ve hizmet alımlarının, dönemsel desteklemeye esas harcama toplamı içindeki payı yüzde 20 ile sınırlı. Bütçenin dörtte biri dediğin tutar bu sınırı aşar, aşan kısım desteklenmez. Testi dönemlere yaymak ya da bir kısmını yurt içinde yaptırmak seçenek olabilir. Bir de çağrının kritik tespitler listesinde 'Ar-Ge çalışmaları hizmet alınan kuruluş tarafından yapılacak' maddesi var; test hizmeti tek başına bu değil ama tasarım ve analizlerin sizde yapıldığını öneride açıkça göstermek lazım.
Bursa'da bir otomotiv yan sanayi firmasında makine mühendisiyim. Geçen eylül evdeki yazıcıyla bir montaj jigi basıp hatta götürdüğümde ustabaşı gülmüştü. Bir yıl sonra şirketin iki P1S'i var ve hatta şu an 60'tan fazla basılı aparat çalışıyor. Neyin işe yaradığını, neyin yaramadı…
Bursa'da otomotiv yan sanayideyiz, bizde en sık kullanılan kalem pazar araştırması. Almanya'daki iki müşteri adayını ziyaret ettiğimiz gezide en çok vakit kaybettiğimiz şey sonradan belge toplamaktı. Görüşme yaptığımız firmaların kartvizitleri, toplantı notları, yazışmalar, fotoğraflar; hepsini gezi sırasında bir klasöre atmayı alışkanlık haline getirdik. Yılda en fazla 5 kez sınırı var, rastgele gezi yerine hedefli planlayın.
Çalıştığım şirket 2025'te kısa başvuru yaptı, oradan geçtik ama tam başvuruda elendik, o yüzden deneyimi paylaşayım. Kısa başvuru aşaması göründüğünden kolay, asıl yük tam başvuruda. Bizi en çok zorlayan pazar kısmı oldu: otomotiv yan sanayinde bir ürünün müşteriye girmesi yıllar sürüyor, değerlendiriciler ise satışa giden yolun somut olmasını istiyor. Geri bildirimde ekibin ticari tecrübesinin zayıf görüldüğü yazıyordu, teknik kısmı ise iyi bulmuşlardı. İkinci ders: metni İngilizce düşünerek yazmak gerekiyor, Türkçe yazıp çevirince cümleler uzuyor ve sayfa sınırına sığmıyor. Üçüncüsü video. Biz ilkinde ofiste telefonla çektik, ikinci denemede bir arkadaşın yardımıyla daha sade bir anlatım hazırladık. Bir de FTO analizi için patent vekiliyle çalışmak gerekti, o maliyeti ve süreyi baştan hesaba katın.
Satın alma kısmına ekleyeyim. Bursa'da bir ajans projesinde tedarikçi bağımsızlığı yüzünden sıkıntı yaşadık. Teklif aldığımız üç firmadan ikisinin ortaklık bağı olduğu sonradan anlaşıldı ve değerlendirmede bu teklifler sorgulandı. Biz bilerek yapmamıştık, satın alma birimi bildiği firmalardan teklif istemişti. O günden sonra teklif aldığımız firmaların ticaret sicil kayıtlarına tek tek bakmaya başladık. Bir de teknik şartname meselesi var: şartnameyi tek bir markayı tarif edecek kadar dar yazınca hem rekabet kısıtlanıyor hem de kontrolde soru çıkıyor. Teknik ekibe şartnameyi işlev üzerinden yazdırmak gerekiyor. Son olarak teminat mektubunun banka komisyonunu da bütçeye koymayı unutmayın, küçük görünüyor ama proje süresi uzayınca birikiyor.
Aylık hakediş fikri iyi, bizim taslakta dönem sonu ödeme vardı. Müşteriye bunu önereceğim. Bizim firma da büyük değil, altı aylık finansman bizi de sıkar.
Bursa'da otomotiv yan sanayinde makine mühendisiyim, KOBİ ölçeğinde bir firmada çalışıyorum. Geçen hafta ana müşterilerimizden birinin Ar-Ge tarafından bir mail geldi: 'Bu parçayı birlikte geliştirelim, 1707'ye girelim mi?' Ben de oturup TÜBİTAK'ın 1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Proj…
Bursa'dayız, yani 1. bölge. Geçen yıl pres hattı için belge aldık ve sunumdaki tablo bizim için şuna dönüştü: sigorta primi işveren hissesi desteği yok, faiz desteği yok, elde kalan KDV istisnası, ithal pres ve kalıplar için gümrük muafiyeti ve vergi indirimi. Bizi asıl yakan senin 4. adımda yazdığın madde oldu. Satın alma birimi, makine üreticisine belge müracaatından iki hafta önce avans göndermişti. O avansa kesilen fatura kapsam dışında kaldı, KDV'sini ödedik ve tutar küçük değildi. Mühendisler teklifi kapatmak için acele ediyor, muhasebe ise müracaat tarihinden haberdar olmuyor. Bu sıralamayı yazılı bir talimatla satın almaya bildirmek gerekiyor. Bir de makine listesi meselesi var: belgedeki listeyle sonradan aldığımız model farklı olunca revizyon talebi yapmak zorunda kaldık, araya birkaç hafta girdi.