Konular basitten zora, bilinenden bilinmeyene doğru aşamalı olarak bir bütün halinde öğrencilere sunulmalıdır. Bu şekilde öğrenciye nerede olduğu ve ne kadar öğrendiği konusunda bilgi verir. Öğrencinin içgörüsel problem çözmesi için uzunca bir çözüm dönemine ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğretmen, öğrenciye problemle ilgili yeni bilgi araştırması yapması, problemi yeniden kurması, olası yolları geliştirip bilişsel olarak denemesi için yeterli zamanı ve fırsat vermelidir.
Gestalt Kuramının eğitime yaptığı en önemli katkılardan biri içgörüsel öğrenme ve üretici düşünmedir. Yani problemin çözümü için tüm öğeler öğrenciye verilmelidir. Öğretmen, öğrenciye ihtiyaç duyduğunda küçük ipuçlarıyla rehberlik etmelidir. Ancak çözümü öğrenci bulmalıdır. Gestalt Kuramında şekil- zemin ilişkisi önemli yasalardan biridir. Öğretmenin “şekil” konumunu kaybetmemesi için derste monoton olmaması, değişik materyaller ve dikkat çekme yöntemlerini kullanması önerilir. Ezber yerine kavrayarak ya da sezerek öğrenmek daha önemlidir. Dolayısıyla öğrencilerin problemlerin çözümü için meraklarını uyandırmak ve onların kendi çabalarıyla problemleri çözmeleri için ipuçları vererek motivasyonlarını artırmak daha etkili olacaktır. Yakınlık yasasına göre; birbirine yakın olan uyarıcıları, benzerlik yasasına göre de birbirine benzer uyarıcıları, zihnimiz gruplandırarak bir bütün hâlinde algılama eğilimindedir. Öğretmenlere, öğrencilere hatırlamalarını istedikleri konulardan birbirine yakın ve benzer olanları gruplayarak zihinlerinde tutmalarına yardımcı olmaları önerilebilir.
Öğrenmeyle ilgili yapılan tekrarlar, öğrencilerin yeni ilişkileri keşfetmesini, bellekteki izlerinin daha sağlam olmasını sağladığı için çokça tekrar yapılmalı ve problem çözülmelidir. Bu şekilde problem çözme süreci de kısaltılmış olur.
Üretici öğrenmede bilindiği gibi içsel pekiştireç daha önemlidir. Dolayısıyla öğrencilerin kendi amaç ve hedeflerini belirlemeleri sağlanmalı ve hatta kendilerini değerlendirmeleri için ortam sağlanmalıdır.
Transferi kullanmaları için yani öğrenilenleri farklı durumlarda kullanmasını sağlamak için öğrencilere alışılmamış problemlerle karşılaştıracak ödevler verilmelidir.
Dersin başında önceki öğrenmeler hatırlatılmalıdır. Hatırlamayı kolaylaştırmak için algı ilkeleri kullanılmalıdır.
Gestalt psikologlarına göre algılarımız alandan etkilendiği gibi hatırladığımız şeyler daha önce algıladığımız şeylerden kalan izlerdir. Algısal örgütleme yasalarında da vurgulandığı gibi öğrenmede farklı duyu organlarının işlevsel olması etkilidir. Dolayısıyla öğretmenler dersin işlenişinde farklı duyu organlarına hitap edecek araç, gereç ve materyallerden faydalanmalı ve farklı yöntem ve teknikleri dikkate almalıdır. Algıyı bireyin fiziksel çevresinden çok, psikolojik çevresi etkilemektedir. Bu nedenle öğretmenlerin; her bir öğrencinin olayları, konuları algılama ve anlamlandırma biçimlerinin farklı olabileceğini unutmamaları, öğrencilerinin psikolojik yapılarını tanımaya çalışmaları, onların ihtiyaçlarına dönük eğitim programları hazırlamaları gerekmektedir.


@titus