neden gerektiğini soran çok olur. bir havayolunun binlerce konteyneri ağın içinde sürekli döner; bir istasyonda biriken, ötekinde azalan konteynerin takibi bu mesajlarla yapılır. uld kontrol birimi ucm'lerden stok hesaplar, bir istasyonda açık varsa boş konteyner gönderilmesini planlar. başka bir havayolunun elinde kalmış ya da kaybolmuş konteynerin peşine düşmek de ancak ucm kayıtlarıyla mümkün olur.
cpm mesajı ile benzerliği kafa karıştırabilir. cpm bir uçağın içinde neyin nerede durduğunu söyler, yüklemeyle ilgilidir; ucm ise stokla ilgilidir, pozisyon değil hareket bilgisi taşır. aynı konteyner numarası ikisinde de görünür, o yüzden ikisinin de lir'den beslenmesi ve birbiriyle tutarlı olması gerekir.
ofiste ucm'yi atlamak cazip gelir, çünkü uçak kalkmıştır ve kimse acil sormaz. ama bir hafta sonra bir istasyon 'neden elimde konteyner yok' diye sorduğunda cevabın yarısı gönderilmemiş ucm'lerden çıkar. ake konteyner gibi sıradan görünen bir kutu bile kaybolunca maliyeti sayılmaya başlar.


@takemybreathaway