o güne kadar facebook, arkadaşlarının profillerini tek tek ziyaret ettiğin bir rehberdi. news feed ile birlikte kimin kiminle arkadaş olduğu, kimin ilişki durumunu değiştirdiği, kimin hangi fotoğrafa yorum yaptığı otomatik olarak herkesin ana sayfasına aktı. tepki anında geldi: 'öğrenciler news feed'e karşı' grubu bir günde 700 binden fazla üyeye ulaştı, gizlilik ihlali ve 'dikizleme' suçlamaları yapıldı. mark zuckerberg 'sakin olun, nefes alın, sizi duyuyoruz' başlıklı bir yazı yazdı, gizlilik ayarları ekledi ama özelliği geri çekmedi. birkaç hafta içinde kullanım süreleri fırladı; tepki gösteren grup bile aslında news feed sayesinde bu kadar hızlı büyümüştü. bu olay ürün yönetiminde klasik ders olarak anlatılır: kullanıcının söylediği ile yaptığı farklıdır.
2009'dan itibaren akış kronolojik olmaktan çıkıp sıralanmaya başladı; edgerank denilen ilk formül yakınlık, içerik türü ve tazeliği ağırlıklandırıyordu. 2011'den sonra makine öğrenmesiyle binlerce sinyal kullanılır oldu ve sayfaların organik erişimi yıllar içinde yüzde birlerin altına düştü; markalar reklam vermeye mecbur kaldı, bu da meta reklamlarının büyümesinin motoruydu. 2016'dan sonra sahte haber ve tıklama tuzağı tartışmaları algoritmayı kamu meselesi yaptı. ocak 2018'de zuckerberg 'anlamlı sosyal etkileşim' değişikliğini duyurdu; yayıncı içeriği geri çekildi, arkadaş ve grup içeriği öne alındı. sızan iç belgeler daha sonra bu değişikliğin öfke ve tartışma yaratan içerikleri ödüllendirdiğini gösterdi.
2022'de isim sadece 'feed' oldu ve 2023'ten itibaren tiktok modeli benimsendi: akışın yarısından fazlası takip etmediğin hesaplardan öneri olarak geliyor, reels ağırlıkta. yani news feed on yedi yılda 'arkadaşlarının haberi'nden 'algoritmanın seçtiği video'ya dönüştü. pazarlamacı için pratik sonuç, organik erişimin artık takipçi sayısıyla değil içeriğin ilk saatlerdeki etkileşimiyle belirlenmesi. beğen düğmesi bu akışın en önemli sinyal kaynağı olarak 2009'da eklendi.


@noway