model insanları beş gruba ayırır. yenilikçiler yaklaşık yüzde 2,5, erken benimseyenler yüzde 13,5, erken çoğunluk yüzde 34, geç çoğunluk yüzde 34, geride kalanlar yüzde 16. oranlar bir çan eğrisinden geliyor ve her ürün için birebir tutmaz, ama grupların davranış farkları oldukça isabetli. yenilikçi yeni şeyi yeni olduğu için alır, erken benimseyen avantaj sağlayacağı için, erken çoğunluk başkaları kullanıp memnun kaldığı için, geç çoğunluk mecbur kaldığı için alır; geride kalan ise almamak için elinden geleni yapar.
girişimcilik açısından modelin en önemli eklentisi geoffrey moore'un 1991'de tarif ettiği uçurumu geçmek fikri. erken benimseyenler ile erken çoğunluk arasında bir boşluk var ve ürünlerin çoğu o boşlukta ölüyor. hype döngüsü ile sık karıştırılır ama ikisi farklı şeyleri ölçer; hype döngüsü beklentiyi, benimseme döngüsü gerçek kullanımı anlatır. bir teknoloji hype grafiğinde zirvedeyken benimseme döngüsünde hâlâ yenilikçiler aşamasında olabilir. zirvede herkesin konuştuğu şeyi gerçekte kullananlar çoğu zaman nüfusun yüzde ikisi kadardır.
kurumsal tarafta bu modeli şirket içine de uyguluyoruz. yeni bir aracı çalışanlara yaydığınızda aynı beş grup aynen ortaya çıkıyor. ilk ay kendiliğinden deneyen üç beş kişiyi bulup onları birimlerinde elçi yapmak, bütün şirkete zorunlu eğitim vermekten çok daha hızlı sonuç veriyor.


@beyazyakali