birinci kış 1970'lerin ortasına denk gelir. 1950'ler ve 60'larda araştırmacılar makine çevirisinin ve genel zekanın birkaç yıl içinde çözüleceğini söylemişti. makine çevirisi beklentiyi karşılamadı, 1969'da minsky ve papert'in algılayıcılar üzerine yazdığı kitap sinir ağlarına ilgiyi soğuttu, 1973'te ingiltere'de hazırlanan lighthill raporu alanın vaatlerini sert biçimde eleştirdi ve fonlar kesildi. amerika'da da savunma araştırmalarını finanse eden ajans benzer kesintilere gitti.
ikinci kış 1980'lerin sonunda geldi. uzman sistemler, yani bir alanın kurallarını tek tek kodlayan programlar, şirketlere büyük yatırımlarla satılmıştı. bu sistemler pahalı, kırılgan ve güncellemesi zor çıktı. 1987'de bu iş için üretilen özel lisp bilgisayarlarının pazarı kısa sürede çöktü, japonya'nın iddialı beşinci nesil bilgisayar projesi de hedeflerine ulaşamadı. 1990'ların başına kadar 'yapay zeka' kelimesi fon başvurularından bilerek çıkarıldı; araştırmacılar aynı işi makine öğrenmesi ya da akıllı sistemler adıyla sürdürdü.
iki kışın ortak noktası, teknolojinin işe yaramaması değil, vaat ile teslim arasındaki makasın açılması. kışlarda araştırma durmadı; derin öğrenmenin temelleri de az fonla çalışan küçük gruplarda tam o yıllarda atıldı. bugün buyuk dil modeli yatırımlarının büyüklüğüne bakıp 'üçüncü kış gelir mi' diye soranlar var. bence bu kez önemli bir fark var; teknoloji gerçek gelir üreten ürünlerin içinde ve milyonlarca insan her gün kullanıyor. bir düzeltme gelebilir, ama 1987'deki gibi bir çöküş için önce bu kullanımın ortadan kalkması gerekir. hype döngüsü grafiğinin yapay zeka tarihindeki ilk iki çizimi bu kışlardır.


@endof