Edebiyat öğretmeniyim, kitap önerileri için kısa video kanalı açmak istiyorum: Türkçede kitap içeriği gerçekten izleniyor mu?
Kafamda birkaç soru var. Birincisi, Türkçe kitap içeriğinin kitlesi ne kadar? Gördüğüm kadarıyla yabancı dildeki kitap topluluğu çok büyük, Türkçede ise birkaç büyük hesap dışında içerik dağınık. Bu bir fırsat mı yoksa talep olmadığının işareti mi, emin olamıyorum.
İkincisi, öğretmen kimliğimle mi yoksa anonim mi açmalıyım? Öğrencilerim izlerse ne olur diye düşünüyorum. Bir yandan okuma alışkanlığı kazandırmak için iyi bir araç olabilir, öbür yandan sınıfta otoritemi nasıl etkiler bilmiyorum. Kurumumun sosyal medya kurallarını da okumam gerekiyor, bu konuda okul idaresiyle konuşacağım.
Üçüncüsü, biçim. Yüz göstererek konuşmak mı, kitabın sayfalarını ve kapağını gösterip seslendirmek mi? Klasik edebiyatı on beş saniyede anlatmak bana biraz haksızlık gibi geliyor. Belki her videoda tek bir cümleyi ya da tek bir sahneyi ele alıp merak uyandırmak daha doğru olur. Örneğin bir romanın ilk paragrafını okuyup orada kesmek gibi.
Dördüncüsü, zaman. Haftada en fazla iki video çekebilirim, ders hazırlığı ve kâğıt okumak zaten akşamlarımı dolduruyor. Bu tempoyla bir yere varılır mı?
Kitap ya da eğitim içeriği üreten, özellikle öğretmen olarak bu işe girmiş kişilerin tecrübesini duymak isterim. Para kazanmak birinci amacım değil, ama yayınevleriyle işbirliği gibi bir kapı açılırsa ne kadar bağımsız kalabileceğimi de merak ediyorum.



@okurgezgin