Her bülten sayısında abonelikten çıkanlar var: bu oran ne zaman dert edilmeli?
Bir süre sonra bu rakama daha soğukkanlı bakmayı öğrendim. Önce oransal düşünmeye başladım. Liste büyüdükçe her sayıda giden kişi sayısının da artması doğal. Asıl baktığım şey gönderilen kişi başına çıkış oranı ve bunun aylar içinde nasıl değiştiği. Benim listemde bu oran sayıların çoğunda binde birkaç civarında; bir sayıda aniden katlanırsa o sayıda bir sorun var demektir.
İkinci olarak, kimin gittiğine baktım. Bülten platformum çıkanların ne zaman abone olduğunu gösteriyor. Gidenlerin önemli kısmı ya çok yeni aboneler ya da aylardır hiç e-posta açmamış kişiler. Yeni gidenler genelde başka bir şey bekleyerek gelmiş oluyor; bir dönem bir çekiliş duyurusundan gelen aboneler ilk iki sayıda topluca ayrılmıştı. Uzun süredir açmayanların gitmesi ise bence iyi bir şey, listeyi temizliyor ve teslim edilebilirliği bozan pasif adreslerden kurtarıyor.
Üçüncü olarak, çıkışların yükseldiği sayıları yan yana koydum. Ortak nokta bulmak şaşırtıcı derecede kolay oldu. Sponsorlu bölümü uzun tuttuğum, konuyu çeviriden uzaklaştırıp genel bir kariyer yazısına çevirdiğim ya da gönderim gününü değiştirdiğim haftalar. Okur bir sözleşme imzalamış gibi; ona ne vaat ettiysem onu bekliyor.
Benim için dert edilecek eşik şu oldu: oran üst üste birkaç sayıda artıyorsa ya da açılma oranı da aynı anda düşüyorsa, içerik tarafında bir şeyler kayıyor demektir. Tek bir sayıdaki sıçrama ise çoğu zaman o sayıya özgü.
Bülten yazan başkaları bu rakamla nasıl yaşıyor? Çıkış sırasında kısa bir neden sorusu koyan var mı, cevaplar işe yarıyor mu?



@menamen