Hammadde menşe belgesi ve lot izlenebilirliği: savunma tedarikçisi olarak sahte ya da uygunsuz malzemeden nasıl korunuyoruz?
Her hammadde partisi bir malzeme sertifikasıyla geliyor. Sektörde bu belgeye genelde üretici sertifikası diyoruz. Belgede malzemenin kalitesi, kimyasal bileşimi, mekanik test sonuçları, ısıl işlem durumu ve döküm ya da lot numarası yazıyor. Sorun şu ki bu belge elinize gelen malzemenin gerçekten o malzeme olduğunu tek başına kanıtlamıyor. Belge doğru olabilir ama başka bir partiye ait olabilir. Ya da aracı firma belgeyi kopyalamış olabilir.
Bu yüzden müşterilerimizin çoğu hammaddeyi yalnızca onaylı tedarikçi listesindeki firmalardan almamızı istiyor. Aracı firmadan alıyorsak üreticiye kadar zincirin belgelenmesi gerekiyor. İlk zamanlar bunu fiyat avantajı için ihmal etmek isteyenler oldu, bir müşteri denetiminde bulgu çıkınca bıraktık.
Depoda yaptığımız şeyler şunlar. Gelen her çubuk ya da levha üzerine lot numarası kalıcı olarak işaretleniyor. Kesilen her parçaya bu numara taşınıyor. İş emrinde hangi parçanın hangi lottan kesildiği yazıyor. Böylece müşteri bir parçanın seri numarasından geriye, hangi sertifikalı malzemeden geldiğine kadar gidebiliyor. Artan malzeme rafa geri konduğunda da numarası üzerinde kalıyor; numarası silinmiş malzemeyi kullanmıyoruz, hurdaya ayırıyoruz.
Doğrulama tarafında rastgele numunelerle bağımsız laboratuvarda kimyasal analiz ve sertlik testi yaptırıyoruz. Bazı firmalar kendi tesislerinde taşınabilir spektrometre kullanıyor. Bizim hacmimizde dış laboratuvar daha mantıklı çıktı.
Bir de karıştırma riski var. Görünüşte aynı olan iki farklı alüminyum alaşımı aynı rafa konursa yanlış malzemeden parça çıkabiliyor. Raf düzeni, renk kodu ve uç boyama gibi basit önlemler bu riski ciddi azaltıyor.
Savunma tedarik zincirine girmek isteyen atölyelere önerim: makine parkını büyütmeden önce izlenebilirlik sistemini kurun. Denetimde ilk bakılan yerlerden biri bu ve sonradan kurmak çok daha zor.



@turkishpower