Otomotivden savunmaya geçen tedarikçiler için PPAP ile AS9102 ilk parça muayenesi arasındaki farklar
PPAP ile FAI'nin amacı benzer: seri üretim öncesinde sürecin çizime uygun parça çıkarabildiğini kanıtlamak. Ama vurgu farklı. PPAP'ta süreç yeterliliği, kontrol planı ve süreç FMEA gibi belgeler öne çıkıyor. AS9102'de ise merkezde karakteristik bazlı tam doğrulama var. Çizimdeki her ölçü, her not, her malzeme ve proses şartı numaralandırılıyor ve tek tek gerçek sonuçla eşleştiriliyor. Biz ilk raporda çizim notlarındaki genel toleransları ve yüzey işlem şartlarını karakteristik olarak saymamıştık. Rapor bu yüzden döndü.
İkinci hata alt tedarikçi süreçleriydi. Isıl işlem, kaplama ve tahribatsız muayene gibi özel prosesleri dışarıda yaptırıyoruz. FAI formunun ilgili bölümünde bu proseslerin nerede yapıldığını ve belgelerini göstermek gerekiyor. Müşterinin onaylı listesinde olmayan bir kaplamacıyı kullanmışız ve fark etmemişiz. Sonuç, parçaların yeniden üretilmesi oldu.
Üçüncüsü kısmi FAI kavramı. Otomotivde bir değişiklik olduğunda PPAP'ın yeniden sunulduğunu biliyoruz. Havacılıkta da tasarım değişikliği, üretim yerinin ya da yönteminin değişmesi, uzun süre üretim yapılmaması gibi durumlarda FAI'nin tamamı ya da etkilenen kısmı yenileniyor. Biz bir parçayı başka tezgâha almayı küçük bir şey sayıp bildirmeden yaptık; müşteri denetiminde sorulunca açıklayamadık.
Şimdi uyguladığımız düzen şöyle. Çizim geldiği gün balonlama yapılıyor, yani her karakteristik numaralandırılıyor. Kalite, üretim ve satın alma birlikte bu balonlu çizim üzerinden bir ön toplantı yapıyor. Özel prosesler için müşterinin onaylı listesine bakma adımı satın alma prosedürüne yazıldı. Her FAI raporunu müşteriye göndermeden önce, raporu hazırlamayan ikinci bir kişi kontrol ediyor.
Otomotivden gelenlere tavsiyem: PPAP tecrübenizi küçümsemeyin, ama aynı şey sanmayın. Disiplin tanıdık, beklenti farklı. İlk birkaç raporda müşterinin kalite mühendisinden ön inceleme istemek de çok işimize yaradı, geri dönüşler azaldı.



@beyazyakali