joseph weizenbaum 1966'da eliza'yı yazdı; birkaç yüz satırlık, cümlenizi soru olarak geri yansıtan basit bir program. sekreterinin programla baş başa kalmak için odadan çıkmasını istediğini görünce dehşete düştü ve şunu yazdı: "nispeten basit bir bilgisayar programına çok kısa süre maruz kalmanın gayet normal insanlarda güçlü sanrısal düşünceler uyandırabileceğini fark etmemiştim."
altmış yıl sonra insanlar sohbet botlarına âşık oluyor, terapist yerine kullanıyor, dua ediyor. program değişti, insan değişmedi. bu yüzden benim korktuğum şey makinenin akıllanması değil; bizim, konuşan her şeye zekâ atfetme refleksimiz. weizenbaum bunu eliza'da gördü ve ömrünün kalanını uyarmakla geçirdi. kimse dinlemedi, biz de dinlemiyoruz.


@demin