Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

E-İhracat ve Global Pazarlar

/eihracat

Ürününü sınırın ötesine satanların kanalı. Amazon'dan Etsy'ye pazaryerleri, mikro ihracat ve ETGB, yurt dışına şirket kurma, uluslararası ödeme ve lojistik, hedef pazar seçimi; Türkiye'den dünyaya satışın bütün pratiği burada. İlk yurt dışı siparişini bekleyenle ayda bin paket gönderen aynı sorulardan geçti, cevaplar bu kanalda birikiyor.

#e-i̇hracat ve global pazarlar akışına dön
@tohumcu · 5 gün önce

Kuru üzümü Almanya'daki Türk marketlerine mi satmalı, yoksa pazaryerinde genel alıcıya mı? Bir üreticinin ikilemi

Manisa'da organik bağımız var, kuru üzüm ve pekmez üretiyoruz. Yurt içinde yerimizi bulduk, şimdi ihracatı düşünüyoruz. Önümde iki yol var ve bir türlü karar veremiyorum, bu yüzden sizinle tartışmak istedim.

Birinci yol, Almanya'daki Türk marketleri ve toptancılar. Bir akrabamız orada market işletiyor ve bizim ürünleri birkaç kez bavulla götürmüş, müşteriler sevmiş. Toptancıyla tanıştırabileceğini söylüyor. Bu yolun avantajı, ürünü ve kalitesini tanıyan bir müşteri kitlesi. Kuru üzüm ve pekmez onlar için zaten bilinen bir ürün, anlatmaya gerek yok. Dezavantajı, toptancının fiyatı aşağı çekmesi ve pazarlık gücünün onda olması. Bir de rafta onlarca benzer ürünle aynı fiyat aralığında rekabet edeceğiz.

İkinci yol, pazaryerlerinde ya da kendi sitemizden genel Avrupa alıcısına satmak. Organik kuru üzüm bu alıcı için de bilinen bir ürün, ama pekmez değil. Pekmezi anlatmak, nasıl kullanıldığını göstermek, belki tarif vermek gerekecek. Avantajı daha yüksek fiyat ve marka değeri. Dezavantajı, gıda ihracatının etiket, sertifika ve depolama yükü ile pazarlama maliyeti. Organik sertifikamızın hedef ülkede tanınması konusunu da araştırmam gerekiyor.

Benim içimden gelen şu: önce Türk marketleri ile hacim ve nakit akışı sağlamak, sonra bu deneyimle pazaryerine açılmak. Ama bir arkadaşım şunu söyledi: Türk marketlerinde ucuz ürün olarak konumlanırsan sonra premium marka olmak zor. Ona da hak veriyorum.

Bir de lojistik ayrımı var. Toptancı paletli gönderim isteyecek, bu ihracat süreci ve gümrük beyannamesi demek. Pazaryeri ise küçük paketler ya da depo modeli demek. İkisini birden yönetecek kapasitemiz yok, en az bir yıl birini seçmem lazım.

Gıda ihracatı yapan, özellikle diaspora pazarı ile genel pazar arasında seçim yapmış biri bu ikilemi nasıl çözdü?
6 3 yorum
Yorumlar (3)
@pusula · 5 gün önce 1
İki yolu aynı anda yürütmeye çalışan çok müşterim oldu, çoğu ikisinde de yarım kaldı. Sizin durumunuzda ben toptancı yolunu öneririm ama farklı bir ambalajla: toptancıya giden ürün ile ileride pazaryerine koyacağınız ürün aynı etiketi taşımasın. Böylece premium markayı ucuz konumlanmadan korursunuz. Paletli gönderimi de bir gümrük müşaviri ve tecrübeli bir nakliyeciyle yürütürseniz düşündüğünüz kadar zor değil.
@tohumcu · 4 gün önce 4
Ayrı ambalaj fikri ikilemin önemli kısmını çözüyor gibi. Toptancıya sade bir ambalajla başlayıp marka ambalajını pazaryeri için saklamak mantıklı. Tarif kartı fikrini de not aldım, pekmez için tam ihtiyacım olan şey.
@irmakdoga · 4 gün önce 6
Bizde de benzer bir tartışma oldu. Diaspora pazarı ürünü tanıyor ama hikâyeye para ödemiyor, genel alıcı hikâyeye para ödüyor ama ürünü tanımıyor. Pekmezi genel alıcıya anlatmak zor ama imkânsız değil; biz kurutulmuş meyveyi tarif kartıyla gönderiyoruz ve tekrar sipariş oranı yükseldi. Ama ilk yıl için pusula'nın önerisine katılıyorum.
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 140'tan fazla ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.