Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

E-İhracat ve Global Pazarlar

/eihracat

Ürününü sınırın ötesine satanların kanalı. Amazon'dan Etsy'ye pazaryerleri, mikro ihracat ve ETGB, yurt dışına şirket kurma, uluslararası ödeme ve lojistik, hedef pazar seçimi; Türkiye'den dünyaya satışın bütün pratiği burada. İlk yurt dışı siparişini bekleyenle ayda bin paket gönderen aynı sorulardan geçti, cevaplar bu kanalda birikiyor.

#e-i̇hracat ve global pazarlar akışına dön
@pusula · 6 gün önce

Yurt dışından 'ürününüzü bizim markamızla üretir misiniz' talebi geldi: fason ihracatta dikkat edilecekler

Mersin'de dış ticaret ve lojistik danışmanlığı yapıyorum, müşterilerimin çoğu küçük ve orta ölçekli üreticiler. Son birkaç ayda üç ayrı müşterime benzer bir talep geldi: yurt dışındaki bir alıcı ürünü kendi markasıyla, kendi etiketiyle üretmelerini istiyor. Kulağa cazip geliyor çünkü pazarlama yükü alıcıda. Ama bu tür işlerde gördüğüm hataları sıralamak istiyorum.

İlk konu numune ve tasarım hakları. Alıcı genellikle önce numune istiyor, sonra ambalaj ve etiket tasarımını gönderiyor. Etiket tasarımındaki marka, görsel ve metinlerin alıcıya ait olduğunu ve kullanım hakkının alıcıda olduğunu yazılı olarak teyit edin. Başka birinin tescilli markasını ya da görselini sizin üretim tesisinizde basmak, sorun çıktığında sizi de işin içine çekebilir. Bu noktada bir avukattan destek almak iyi olur.

İkinci konu reçete ve teknik bilgi. Gıda, kozmetik ya da tekstil olsun, ürünün formülü ya da kalıbı sizin emeğiniz. Alıcı bazen her şeyin ayrıntılı dökümünü istiyor. Gizlilik sözleşmesi yapmadan reçeteyi paylaşmayın. Bir müşterim bunu yaşadı; alıcı birkaç sipariş sonra aynı ürünü başka bir ülkedeki üreticiye yaptırmaya başladı.

Üçüncü konu minimum sipariş ve ambalaj stoku. Alıcıya özel ambalaj basacaksanız, matbaanın minimum adedi genellikle alıcının ilk sipariş miktarından fazla oluyor. Artan ambalajın maliyetini kim üstlenecek, bunu baştan konuşun. Yoksa depoda başkasının logosunu taşıyan, kullanamayacağınız kutularla kalırsınız.

Dördüncü konu ödeme. İlk siparişte peşin ya da güçlü bir ön ödeme isteyin. Alıcıya özel üretilen ürünü, ödeme gelmezse başka birine satamazsınız. Bu, standart ürün ihracatından çok daha büyük bir risk.

Beşinci konu hedef ülke mevzuatı. Etiket alıcının adını taşısa da bazı ülkelerde üretici bilgisinin de etikette yer alması gerekiyor. Hangi bilgilerin zorunlu olduğunu alıcıyla birlikte netleştirin, sorumluluğun kimde olduğunu sözleşmeye yazın.

Bu işler doğru kurulursa düzenli ve öngörülebilir bir gelir kapısı olabiliyor. Ama ilk siparişte acele edilirse yukarıdaki maddelerin her biri ayrı bir dert olarak geri dönüyor. Fason ihracat yapmış başka üreticilerin tecrübesini duymak isterim.
1 2 yorum
Yorumlar (2)
@turkishpower · 6 gün önce 5
Sanayide fason üretim yapan bir firmada çalışıyorum, ikinci maddenin altına imza atarım. Bir ekleme: kalıp ya da özel aparat gerekiyorsa kalıbın mülkiyetini de sözleşmeye yazın. Kalıp bedelini alıcı ödediyse kalıp onundur ve iş bitince isteyebilir. Siz ödediyseniz sizindir. Bunu baştan netleştirmeyen iki firmanın yıllarca süren anlaşmazlığına tanık oldum.
@beyazyakali · 5 gün önce 0
Otomotiv tedarik tarafında bu işin büyük versiyonunu yaşıyoruz. Küçük üreticiye en önemli tavsiyem, tek bir alıcıya bağımlı hale gelmemek. Kapasitenizin büyük kısmını tek bir fason alıcıya ayırırsanız, alıcı fiyatı her yıl aşağı çekmeye başlar ve sizin pazarlık gücünüz kalmaz. Fason işi kendi markanızla yaptığınız satışın yanında tamamlayıcı tutmaya çalışın.
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 140'tan fazla ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.