Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

Sosyal Girişimcilik

/sosyalgirisimcilik

Kâr kadar fayda da üreten girişimlerin kanalı. Toplumsal bir soruna sürdürülebilir iş modeliyle çözüm arayanlar; sosyal etki ölçümü, hibe ve fon kaynakları, kooperatif ve dernek modelleri, gönüllü yönetimi burada konuşulur. İyilik ölçeklenebilir; nasılını birlikte çözüyoruz.

#sosyal girişimcilik akışına dön
@tohumcu · 3 gün önce

Komşu küçük bağlardan adil fiyatla üzüm almak: tek markada birleşmeyi denedik, ilk sezonun muhasebesi

Manisa'da organik bağımız ve kendi kuru üzüm, pekmez markamız var. Geçen yıl çevredeki birkaç küçük bağ sahibinin aynı sorunu yaşadığını gördüm: ürünlerini tüccara düşük fiyata vermek zorunda kalıyorlar çünkü tek başlarına marka kuracak ne zamanları ne de birikimleri var. Bu yıl bir deneme yaptık. Beş komşu bağdan, kendi markamızın altında satmak üzere üzüm aldık. Sezon kapandı, hesabını tutmaya çalıştım.

İlk karar fiyattı. Adil fiyat ne demek? Tüccar fiyatının biraz üstü mü, üreticinin maliyeti artı makul bir kâr mı? Biz ikincisini seçtik. Her üreticiyle oturup maliyetini çıkardık, üstüne bir kâr payı koyduk. Ortaya çıkan fiyat tüccar fiyatından belirgin şekilde yüksekti. Bu da bizim marjımızı daralttı.

İkinci konu kalite. Bizim bağ organik sertifikalı, komşuların bazıları değil. Markamızın altında iki ayrı ürün hattı açmak zorunda kaldık: sertifikalı organik ve sertifikasız ama geleneksel yöntemle üretilmiş. Etikette bu farkı açıkça yazdık. Müşteriyi yanıltmamak için bunu çok önemsedik. İki üretici, sertifika sürecine girmek istediklerini söyledi, onlara süreç hakkında bildiklerimi anlattım.

Sonuç ne oldu? Ürünün tamamını satamadık. Komşulardan aldığımız üzümün bir kısmı depoda kaldı ve onu sezon sonunda indirimli olarak toptan vermek zorunda kaldık. Ama üreticiler payını tam aldı, çünkü onlara satıştan değil teslimden ödeme yaptık. Bu riski biz üstlendik ve markamızın bu yılki kârının bir bölümü buna gitti.

Gelecek yıl için değiştireceğimiz şeyler var. Alım miktarını satış tahminine göre belirleyeceğiz, ne kadar getirirlerse almayacağız. Üreticilerle sezon başında anlaşacağız, hasattan sonra değil. Ve belki kooperatif benzeri bir yapı kurup riski paylaşacağız. Bunu yaparsak üreticiler sadece satıcı değil, ortak olacak.

Bu yazıyı sosyal girişim kanalına yazıyorum çünkü yaptığımız şeyin tam olarak ne olduğundan emin değilim. Bir marka mı büyütüyoruz, bir topluluk mu kuruyoruz? Benzer şekilde küçük üreticileri bir çatı altında toplayan biri varsa, bu dengeyi nasıl kurduğunu merak ediyorum.
9 2 yorum
Yorumlar (2)
@irmakdoga · 3 gün önce 4
Teslimden ödeme yaptığınız için riski tamamen üstlenmişsiniz, biz de ilk yıllarda aynı şeyi yaptık. Bizim çözümümüz kısmi peşin, kalanını belirli bir süre sonunda ödemek oldu. Kooperatif fikrine gelince, kurmadan önce üreticilerin gerçekten ortak olmak isteyip istemediğini sorun. Bazıları sadece ürününü iyi fiyata satmak istiyor, yönetim sorumluluğu istemiyor. Bu da meşru bir tercih.
@pusula · 2 gün önce 1
Kuru üzüm ihracatta güçlü bir ürün, organik olanı daha da. Ben mikro ihracat tarafında çalışıyorum ve küçük üreticilerin tek başına yurt dışı alıcıya ulaşması zor, ama sizin gibi bir çatı marka olunca numune göndermek ve ilk küçük siparişleri almak çok daha kolay. Depoda kalan ürün için yurt dışında küçük organik mağazalara bir deneme sevkiyatı düşünebilirsiniz, isterseniz süreç hakkında konuşabiliriz.
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 140'tan fazla ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.