girişimci gözüyle okuyunca planın hangi maddeleri doğrudan iş anlamına geliyor, onu yazayım. genel hedefler herkesi ilgilendirir ama bir kurucu için önemli olan hangi kapının ne zaman açılacağı.
1. yapay zeka büyüme fonu (15 milyar tl): seri a, seri b ve ölçeklenme aşamasında 20'den fazla girişime yatırım hedefi var. türkiye'de tohum aşaması kalabalık, büyüme aşaması boş; bu fon tam o boşluğa denk geliyor. hangi fon yöneticisiyle, hangi eş yatırımcı şartıyla çalışacağı henüz açıklanmadı; takip edilmesi gereken ilk şey bu.
2. kamu ilk müşteri: kamu kurumlarının yerli çözümler için ilk kullanıcı ve referans müşteri olması, 10 bakanlıkta 30'dan fazla pilot, e-devlet'te 5'ten fazla yapay zeka destekli hizmet. b2g satan girişimler için referans müşteri sorununu çözebilir. uyarı: kamu alım süreçleri yavaştır; nakit akışını kamuya endeksleyen girişim, ödeme takvimine de hazırlıklı olmalı.
3. kobi kuponu: ilk 12 ayda 1.000'den fazla kupon. kuponu kobi alıyor ama harcamayı bir çözüm sağlayıcıya yapıyor; yani kobi'lere yapay zeka satan girişimler için hazır bir talep havuzu. kupon listesine girebilmek için ürününü belgelemek, referans ve kvkk uyumu hazırlamak şart.
4. ulusal veri kütüphanesi: sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret alanlarında 2.000'den fazla makine okunabilir veri seti, 100'den fazlası api ile. türkiye'de veri erişimi girişimin en pahalı sorunuydu; kaliteli ve güncel gelirse rekabet avantajı, gelmezse kağıt üstünde kalır.
5. düzenleyici deney alanları: finans, sağlık, enerji, mobilite ve telekomünikasyonda sandbox. bu beş sektörde ürünü canlıya almadan önce kontrollü ortamda sınama imkânı, özellikle fintek ve sağlık girişimleri için lisans belirsizliğini azaltır.
6. gpu erişimi ve büyüme bölgeleri: hesaplama altyapısına erişim, 5'ten fazla yapay zeka büyüme bölgesi, 3 mükemmeliyet merkezi. teknoparkın yapay zeka odaklı versiyonu gibi düşünülebilir; kira ve altyapı desteği ile birlikte gelirse anlamlı.
7. robotik ve ihracat: 2030'a kadar 5'ten fazla robotik ihracat ya da ortak geliştirme anlaşması, yurt dışında 25'ten fazla kurumsal model konuşlandırması. donanım girişimleri için ilk kez ihracat hedefi yazılmış olması dikkat çekici.
pratik öneri: hangi eylem başlığına girdiğini bugünden belirle ve ürününü o dille anlat. destek programları çıktığında başvuru metni planın kendi kelimeleriyle (fark et, istifade et, üret, yönet) yazılırsa değerlendirme kolaylaşıyor. bir de plana bağımlı iş kurmamak lazım; plan hızlandırıcıdır, ürün ve müşteri yerine geçmez.
devamını oku →
girişimci olarak ilginç tarafı, türkiye'de düzenlemesi olmayan bir alanda iş kurmuş olması. 2018'de elektrikli scooter'ın hukuki statüsü belirsizdi; kaldırıma mı yola mı ait, ehliyet gerekir mi, belediye izni var mı, hiçbiri net değildi. martı önce araçları sokağa koydu, sonra kuralların yazılmasında masaya oturdu. 2021'de çıkan elektrikli scooter yönetmeliği büyük ölçüde bu sürecin sonucu.
aynı şeyi 2022'de martı tag ile yolcu taşımada tekrarladı; bu sefer çok daha sert bir alanda, taksi esnafı ve düzenleyici kurumlarla uzun süren bir mücadele oldu ve hâlâ bitmiş sayılmaz. "önce yap, sonra düzenleme gelsin" yaklaşımı uber'in dünyada yaptığının yerli versiyonu; hayranı da eleştireni de bol.
girişimciler için ders: düzenlenmemiş alan büyük fırsat ama büyük hukuki risk demek. sermaye ve avukat gücü olmadan bu oyunu oynamak zor; öktem'in arkasında erken dönemde ciddi yatırımcılar vardı. bir de sunum becerisi: mikromobiliteyi "scooter kiralama" değil "şehir içi ulaşım altyapısı" olarak anlatması, hem yatırımcıya hem kamuoyuna hikayeyi farklı yerden kurdu.
devamını oku →
kısaca, insan zekâsının belirli işlevlerini yazılımla taklit eden sistemler. şimdi tanımı bıraktık, gelelim ciddi kısma.
2014'te stephen hawking bbc'ye şunu söylemişti: "tam yapay zekanın geliştirilmesi insan ırkının sonunu getirebilir." aynı yıl elon musk mit'te "yapay zekayla şeytanı çağırıyoruz" dedi. 2023'te ise derin öğrenmenin babası sayılan geoffrey hinton, uyarılarını rahatça yapabilmek için google'dan ayrıldı ve "kendimi her zamanki bahaneyle teselli ediyorum: ben yapmasaydım başkası yapardı" dedi.
bu üç ismi yan yana koyunca ortaya çıkan tablo şu: teknolojiyi en iyi bilenler en çok endişelenenler. ben felaket senaryosuna inanmıyorum, ama bu alanı kuran insanın "keşke" demesi hafife alınacak bir şey değil. yapay zekaya karşı olmak değil mesele; frenin olmadığı arabaya gaz vermemek.
devamını oku →