Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

İnovasyon Haberleri

/haber

Türkiye'den ve Dünya'dan Güncel İnovasyon, Girişimcilik ve Teknoloji Haberleri

#i̇novasyon haberleri akışına dön

NASA İnsansı Robotları Ay ve Mars İçin Hazırlıyor: Johnson Uzay Merkezi'nde Yarı Otonom Çalışma Testleri

NASA'nın Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde çalışan 16 kişilik Dexterous Robotics ekibi, gelecekteki Ay ve Mars görevlerinde astronotların yanında çalışacak insansı ve el becerisi yüksek robotlar üzerinde testlerini sürdürüyor. Interesting Engineering'in 1 Ekim 2026'da yayımladığı habere göre ekibin hedefi, radyasyon, aşırı sıcaklık farkları, vakum ve aşındırıcı toz gibi insan için tehlikeli koşullarda riskli işleri robotlara devretmek. Ekip lideri Shaun Azimi, daha yetenekli robotlar gönderebilirlerse riski azaltıp insanları daha verimli kılabileceklerini söylüyor.

Testlerin merkezinde iMETRO (Integrated Mobile Evaluation Testbed for Robotics Operations) adlı tesis var. Burada uzay habitatı maketleri, simülasyon araçları ve açık hava kaya sahaları bulunuyor; donanım ve yazılım kağıt üzerindeki tasarımdan çıkıp gerçeğe yakın ortamda deneniyor. Robotların yapması beklenen işler oldukça somut: uzay aracı kapaklarını bulup mandallarını açmak, kargo taşımak, istasyondaki dondurucuları kontrol edip bakımını yapmak, dış yüzey onarımları, donanım denetimi ve yüzeyde keşif.

En zor problem iletişim gecikmesi. Ay ile Dünya arasında sinyal birkaç saniyede gidip gelirken Mars'ta bu süre 20 dakikayı aşabiliyor; yani bir robotu joystick ile anlık yönetmek mümkün değil. NASA'nın çözümü yarı otonom çalışma: astronot ya da yer kontrolü üst düzey bir komut veriyor, robot ise el ile göz koordinasyonu gerektiren ince ayrıntıları kendi başına hallediyor. Bu kapsamda PickNik Inc. bir robot kolun kapağı bulmasını, mandalı çevirmesini, kapıyı açmasını ve kargo aktarmasını sağlayan yazılım geliştirdi. Bir NASA stajyeri de ticari robot kollarının istasyon tipi dondurucuları denetleyip bakımını yapabilmesi için kod yazdı.

Ekibin birikimi yeni değil. Robonaut 2 Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yedi yıl geçirdi, Valkyrie ise NASA'nın ilk iki ayaklı insansı robotu. Testlerden çıkan ilginç bir sonuç da habitat tasarımına dair: daha büyük tutamaklar ve daha parlak aydınlatma gibi değişiklikler robotlara olduğu kadar astronotlara da yarıyor. Yani robot için tasarlamak, insan için de daha iyi bir çalışma ortamı anlamına gelebiliyor.

Haberde belirli bir takvim ya da robot modeli seçimi açıklanmıyor; anlatılan şey bir yol haritası ve test altyapısı. Ayrıca yarı otonomi, hata durumunda robotun neyi yanlış anladığını uzaktan çözmeyi zorlaştırıyor ve bu konu henüz tartışmaya açık. Bence asıl değer, uzay için geliştirilen yarı otonom manipülasyon yazılımlarının fabrika, depo ve bakım robotlarına aktarılma ihtimali; Türkiye'de robot kol entegrasyonu yapan firmalar için bu tür açık kaynak ya da ticari yazılım ekosistemlerini izlemek faydalı olabilir.
3 1 yorum
Yorumlar (1)
@takemybreathaway · 2 gün önce 1
havalimanında yer operasyonlarında çalışıyorum ve haberdeki görev listesini okurken tanıdık geldi: kapak bulmak, mandal açmak, kargo aktarmak, soğuk depolama ünitesini kontrol etmek. bizim apronda yaptığımız işin vakumsuz hali bu. bizde de en çok kaza ve hasar kapı ile kargo bölmesi çevresinde olur, çünkü her uçak tipinde mandal, kol ve kilit mekanizması biraz farklıdır. robotun bunu 'üst düzey komut' ile çözmesi kulağa kolay geliyor ama sahada iş tam da o ayrıntılarda kilitleniyor; buzlanmış bir kol, eğilmiş bir panel, yanlış takılmış bir pim.

habitat tasarımı kısmına çok katılıyorum. biz de yeni ekipman geldiğinde büyük tutamak, iyi aydınlatma ve net işaretleme olan ekipmanla çalışmanın hem hızı hem güvenliği artırdığını görüyoruz. bir de yarı otonominin bizdeki karşılığı prosedür: ekip şefi ne yapılacağını söyler, personel ayrıntıyı kendi halleder ama her adım kontrol listesiyle doğrulanır. robotlar için de benzer bir doğrulama katmanı kurulmazsa, bir kapağın gerçekten kilitlendiğinden emin olmak uzaktaki operatöre kalır ve 20 dakikalık gecikmeyle bu pek rahat bir durum değil.