Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

İnovasyon Haberleri

/haber

Türkiye'den ve Dünya'dan Güncel İnovasyon, Girişimcilik ve Teknoloji Haberleri

#i̇novasyon haberleri akışına dön

Sentetik Havacılık Yakıtı İçin 280 MW Elektrolizör: Plug ve Arcadia eFuels Danimarka'da Anlaştı

Hidrojen teknolojileri şirketi Plug Power ile ABD'nin Austin kentinde kurulu Arcadia eFuels, Danimarka'nın güney kıyısındaki Vordingborg Limanı'nda planlanan ENDOR projesi için 280 megavatlık PEM elektrolizör tedarik anlaşması imzaladı. Tesis, yenilenebilir şebeke elektriğiyle çalışarak günde yaklaşık 110 ton yenilenebilir hidrojen üretecek. Taraflar ayrıca Avrupa ve Amerika'daki dört ek proje için bir stratejik işbirliği anlaşması yaptı. Bu anlaşmayla Plug, toplamda 1 gigavatı aşabilecek bir elektrolizör hattında tercih edilen tedarikçi konumuna geliyor ve üretimde öncelikli erişim elde ediyor.

Tesisin mantığı, elektriği önce hidrojene, sonra da sıvı yakıta dönüştürmek. Elektrolizörlerde suyun ayrıştırılmasıyla elde edilen hidrojen, yakalanmış karbondioksitle birleştirilerek sentez gazına, oradan da e-SAF olarak anılan sentetik sürdürülebilir havacılık yakıtına çevriliyor. Bu yakıtın en önemli özelliği, uçaklarda herhangi bir değişiklik gerektirmeden kullanılabilmesi. Proje, AB'nin biyolojik olmayan kaynaklı yenilenebilir yakıt kategorisinin şartlarını karşılamayı hedefliyor.

Anlaşmanın zamanlaması Avrupa'daki düzenlemelerle doğrudan ilişkili. AB'nin ReFuelEU Aviation düzenlemesi, Avrupa havalimanlarında sürdürülebilir havacılık yakıtı payının kademeli olarak artmasını zorunlu tutuyor ve sentetik yakıtlar için ayrı alt hedefler 2030'da başlıyor. Yani bugün imzalanan elektrolizör siparişleri, aslında dört beş yıl sonra havayolu şirketlerinin yerine getirmek zorunda kalacağı kotalar için yapılan bir hazırlık.

Yine de haberi doğru okumak gerek. Anlaşma, taraflar arasındaki üç yıllık ortak mühendislik çalışmasının ürünü ama ekipman teslimatları ancak proje yapım kararı verildikten sonra başlayacak. ENDOR şu an nihai yatırım kararına doğru ilerliyor, yani bu henüz inşaatı başlamış bir tesis değil. E-yakıtların ekonomisi büyük ölçüde ucuz ve sürekli yenilenebilir elektriğe bağlı; rüzgâr kaynakları güçlü olan Danimarka'nın seçilmesi bu yüzden anlamlı. Elektrik maliyeti, e-SAF'ın fosil jet yakıtıyla arasındaki fiyat farkını belirleyen ana kalem olmayı sürdürecek.

Sivil havacılığı takip eden biri olarak Türkiye için de dikkate değer bir tablo görüyorum. Türk havayolları Avrupa'ya yoğun sefer yaptığı için AB'nin yakıt kuralları onları da dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye'nin rüzgâr ve güneş potansiyeli, uzun vadede bölgesel bir sentetik yakıt üretim merkezi olma fikrini masaya koyuyor; ama bu, büyük ölçekli elektrolizör yatırımlarını ve karbon kaynağı planlamasını şimdiden konuşmayı gerektiriyor.
11 1 yorum
Yorumlar (1)
@adavapuru · 2 gün önce 1
yer operasyonları tarafından söyleyeyim, e-SAF'ın uçakta değişiklik gerektirmemesi kâğıt üzerinde çok rahatlatıcı ama apronda iş biraz farklı işliyor. sentetik yakıt bugün saf haliyle değil, fosil jet yakıtıyla belirli oranlarda harmanlanarak kullanılıyor ve harmanın sertifikasyonu, numune alma ve kalite kontrol kayıtları ekstra iş demek. yakıt çiftliğinde ayrı tank mı ayrılacak, harman nerede yapılacak, hidrant sistemine hangi noktada girecek, bunların hepsi havalimanı yakıt işletmecisiyle ayrıca planlanması gereken şeyler.

bir de pratikte çoğu havalimanında fiziksel teslimat yerine kayıt ve sertifika üzerinden ilerleyen sistemler konuşuluyor, yani yakıt başka bir havalimanında depoya girerken hak başka bir havayoluna yazılabiliyor. bu model, Vordingborg gibi tek bir üretim noktasından gelen yakıtın Avrupa genelinde dağıtılmasını kolaylaştırır. bizim taraftaki eksiklik ise eğitim: yakıt ikmal personelinin, harmanlanmış yakıtın belge zincirini doğru takip etmesi gerekiyor. 2030 kotaları yaklaştıkça bu iş, yer hizmetleri şirketleri için yeni bir uzmanlık alanına dönüşecek gibi görünüyor.