Sentetik Havacılık Yakıtı İçin 280 MW Elektrolizör: Plug ve Arcadia eFuels Danimarka'da Anlaştı
Tesisin mantığı, elektriği önce hidrojene, sonra da sıvı yakıta dönüştürmek. Elektrolizörlerde suyun ayrıştırılmasıyla elde edilen hidrojen, yakalanmış karbondioksitle birleştirilerek sentez gazına, oradan da e-SAF olarak anılan sentetik sürdürülebilir havacılık yakıtına çevriliyor. Bu yakıtın en önemli özelliği, uçaklarda herhangi bir değişiklik gerektirmeden kullanılabilmesi. Proje, AB'nin biyolojik olmayan kaynaklı yenilenebilir yakıt kategorisinin şartlarını karşılamayı hedefliyor.
Anlaşmanın zamanlaması Avrupa'daki düzenlemelerle doğrudan ilişkili. AB'nin ReFuelEU Aviation düzenlemesi, Avrupa havalimanlarında sürdürülebilir havacılık yakıtı payının kademeli olarak artmasını zorunlu tutuyor ve sentetik yakıtlar için ayrı alt hedefler 2030'da başlıyor. Yani bugün imzalanan elektrolizör siparişleri, aslında dört beş yıl sonra havayolu şirketlerinin yerine getirmek zorunda kalacağı kotalar için yapılan bir hazırlık.
Yine de haberi doğru okumak gerek. Anlaşma, taraflar arasındaki üç yıllık ortak mühendislik çalışmasının ürünü ama ekipman teslimatları ancak proje yapım kararı verildikten sonra başlayacak. ENDOR şu an nihai yatırım kararına doğru ilerliyor, yani bu henüz inşaatı başlamış bir tesis değil. E-yakıtların ekonomisi büyük ölçüde ucuz ve sürekli yenilenebilir elektriğe bağlı; rüzgâr kaynakları güçlü olan Danimarka'nın seçilmesi bu yüzden anlamlı. Elektrik maliyeti, e-SAF'ın fosil jet yakıtıyla arasındaki fiyat farkını belirleyen ana kalem olmayı sürdürecek.
Sivil havacılığı takip eden biri olarak Türkiye için de dikkate değer bir tablo görüyorum. Türk havayolları Avrupa'ya yoğun sefer yaptığı için AB'nin yakıt kuralları onları da dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye'nin rüzgâr ve güneş potansiyeli, uzun vadede bölgesel bir sentetik yakıt üretim merkezi olma fikrini masaya koyuyor; ama bu, büyük ölçekli elektrolizör yatırımlarını ve karbon kaynağı planlamasını şimdiden konuşmayı gerektiriyor.



@takemybreathaway