check-in açıldığında ekranda olan şey basittir ama arkası kalabalıktır. ajan yolcuyu kabul eder, koltuk ataması yapar, bagajı tartıp etiketler, apis bilgisini doğrular. kabul edilen her yolcu kategorisine göre (yetişkin erkek, kadın, çocuk, bebek) sayılır ve kabin zonuna yazılır. her bagaj parça ve kilo olarak ambara gidecek yüke eklenir. yük kontrol ofisindeki arkadaşın loadsheet'te gördüğü yolcu rakamları ve bagaj kilosu buradan gelir; masadan bir yolcu fazla kabul edildiyse loadsheet de bir yolcu fazla gösterir.
kapı tarafında biniş kartları okutulur, dcs biniş sayısını check-in sayısıyla karşılaştırır. gelmeyen yolcu offload edilir, bagajı ambardan indirilir, rakamlar son kez güncellenir ve uçuş kapatılır. kapanışla birlikte dcs bir dizi mesaj üretir; ptm mesajı, psm, pfs mesajı ve yük tarafında ldm bunların başlıcalarıdır. sistem çöktüğünde ise her şey kağıda döner; elle yazılan kartlar, kalemle tutulan yolcu sayımı ve hesap makinesiyle toplanan bagaj kilosu. o gecelerde dcs'in aslında ne kadar çok işi sessizce yaptığını herkes bir kez daha hatırlar.
on iki yılda öğrendiğim şey şu, dcs'te uçuş kapanmadan hiçbir rakam kesin değildir. son dakika gelen tek bir go-show bile trimi oynatabilir.


@takemybreathaway