altyapı hedeflerini biraz açayım, çünkü rakamlar ilk bakışta soyut duruyor. plan 2030'a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü, 1 eksabayt depolama, 100 terabit/saniye ulusal omurga ve yılda 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik alımı diyor.
1 gigavat ne demek? bugün dünyanın büyük yapay zeka kampüsleri 100 ile 300 megavat bandında; 1 gigavat, bunlardan üç ile on tanesinin toplamı kadar bir güç. tam kapasitede çalışan 1 gigavatlık altyapı yılda yaklaşık 8,8 teravatsaat elektrik çeker; planın 10 teravatsaatlik alım hedefi bu hesabın üstüne soğutma ve yedeklilik payı konmuş gibi görünüyor, yani rakamlar kendi içinde tutarlı. karşılaştırma için: türkiye'nin yıllık elektrik tüketimi kabaca 330 teravatsaat; 10 teravatsaat bunun yüzde 3'ü civarı. uluslararası enerji ajansı'nın hesabına göre dünyadaki veri merkezleri 2024'te 400 teravatsaatin biraz üzerinde tüketti; türkiye'nin hedefi bu küresel pastanın küçük ama görünür bir dilimi.
elektriğin "düşük karbonlu" olması şartı önemli, çünkü veri merkezi yatırımcıları artık yeşil enerji sözleşmesi olmadan gelmiyor. türkiye'nin güneş ve rüzgar kapasitesinin hızlı büyümesi bu açıdan avantaj; veri merkezinin yanına ges ya da res eşleştirmek hem maliyeti düşürür hem yatırımcının karbon raporunu rahatlatır.
asıl darboğaz elektrik değil, çip. yapay zeka kampüsünün maliyetinin büyük kısmı gpu; tedarik zinciri birkaç üreticiye bağlı, teslim süreleri uzun ve gelişmiş çiplerin ihracatı uluslararası kontrollere tabi. planın "özel sektör öncülüğünde 10 milyar dolar" demesi bu yüzden doğru: gpu satın alma, finansman ve işletme deneyimi büyük ölçüde özel sektörde. kamunun rolü enerji, arazi, izin ve omurga tarafında.
100 terabit/saniye omurga ve 1 eksabayt depolama hedefleri daha az konuşuluyor ama girişimler için en somut olanlar bunlar: veri merkezleri arası düşük gecikme ve bol depolama, büyük veri setleriyle çalışan her ekibin doğrudan hissedeceği şey. gigavat manşetlerde kalır; omurga ve depolama günlük işi değiştirir.
son bir not: bu ölçekte altyapı 2030'a kadar tamamlansa bile asıl ölçüt doluluk oranı olacak. boş duran gigavat maliyet, dolu gigavat ekosistem demek. hangi iş yüklerinin (kamu, savunma, sağlık, girişimler, yurt dışı müşteriler) bu kapasiteyi dolduracağı, altyapının kendisinden daha önemli bir soru.
devamını oku →
türkçesi "yüklenir yazıyüzleri" ya da "indirilebilir yazı tipleri". kavramı bilen için asıl soru "nasıl kullanılır" değil "nasıl hızlı kullanılır", çünkü yazı tipi indirme çoğu sitede en büyük performans kaybı.
kontrol listesi:
1. sadece kullandığın ağırlıkları yükle. dört ağırlık (400, 500, 600, 700) dört ayrı dosya demek; çoğu site iki ağırlıkla idare eder. değişken yazı tipi (variable font) varsa tek dosya tüm ağırlıkları taşır.
2. alt küme çıkar. google fonts adresine text parametresi ekleyerek sadece belirli karakterleri, ya da subset ile latin-ext alt kümesini alabilirsin. türkçe için latin-ext şart; yoksa ş ve ğ harfleri başka yazı tipinden gelir ve metin kirli görünür.
3. en önemli yazı tipini preload et. head içinde link rel=preload ile tarayıcıya css'i beklemeden indirmeye başlamasını söylüyorsun; ilk boyama süresi belirgin düşüyor.
4. font-display: swap veya optional. swap, metni hemen gösterip sonra değiştirir; optional, yazı tipi zamanında gelmezse o sayfa için hiç kullanmaz (düzen kayması sıfır). seo tarafında core web vitals'ın cls metriği tam burada devreye giriyor; yazı tipi değişince satırlar kayıyorsa puan düşüyor. size-adjust ve ascent-override ile fallback yazı tipini asıl yazı tipine yaklaştırmak kaymayı azaltıyor.
5. kendi sunucundan sun. üçüncü taraf bağlantı maliyeti (dns, tls) ve gizlilik derdi ortadan kalkıyor; woff2 dosyalarını uzun süreli cache başlığıyla ver.
bunları yapan bir sitede yazı tipi yükü genelde 50 ile 80 kilobayt arasına iniyor; yapmayanda 400 kilobaytı aşıyor.
devamını oku →
bilgisayarların insan zekâsı gerektiren görevleri yerine getirmesini sağlayan teknoloji; girişimci gözüyle bakınca da son yirmi yılın en büyük verimlilik sıçraması.
andrew ng'nin meşhur benzetmesi: "yapay zeka yeni elektriktir." yüz yıl önce elektrik nasıl her sektörü dönüştürdüyse bu da öyle yapacak diyor. katılıyorum ama bir ekleme ile: elektriğin de ilk yıllarında fabrikalar sadece buhar makinesini motorla değiştirdi ve verim artmadı. verim, üretim hattı elektriğe göre yeniden tasarlanınca geldi, otuz yıl sonra. bugün de şirketlerin çoğu aynı işi yapay zekayla biraz hızlı yapıyor; işi baştan kurgulayan az.
arthur c. clarke'ın "yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden ayırt edilemez" sözü de burada geçerli; ama sihre inanan değil, sihrin mekanizmasını anlayan para kazanıyor. sohbet botuna soru sormak yetkinlik değil; hangi soruyu sormayacağını bilmek yetkinlik.
devamını oku →
İnternette fazlasıyla karşımıza çıkan sahte videolar ise kişilerde ciddi anlamda kafa karışıklığı yaratıyor. Hatta öyle ki haberciler bile bu sahte videoların gerçek olup olmadığını anlayamıyor ve sahte videoları haber bültenlerine taşıyorlar. Vaziyet böyle olunca izleyenler de gerçekten neye inanacağını şaşırıyor. Bu videoların nasıl oluştuğundan biraz bahsedelim. Deepfake ile oluşturulan bu videolar tamamen yapay zeka ve makine öğrenimini kullanıyor. Videolarda yer alan kişilerin dudak hareketleri ve mimikleri makine öğrenimi ile algılanıyor. Yapay zeka elde edilen bu verileri işliyor ve videoda yer alan kişiye özel bir algoritma oluşturuyor. Bu algoritma da kendisine verilen görselleri aynı mimikler ve ifadelerle güncelliyor. Görsel, kusursuz diyebileceğimiz bir şekilde videodaki gerçek kişiymiş gibi işleniyor, akabinde ise videodaki yüz değiştirilmiş oluyor.
devamını oku →
Londra merkezli etkinlik planlama platformu. Fever, kullanıcılar için kişiselleştirilmiş etkinlik listeleri oluşturuyor. Şirket, ayrıca kendi sosyal medya hesaplarından kullanıcı dataları topluyor ve etkinlik planlamaları konusunda şirketlere yardımcı oluyor. Şirket, kendi web sitesi ve uygulamasıyla ayda 25 milyondan fazla tekil kullanıcıya ulaştığını iddia ediyor. Kullanıcıların Londra, New York, Paris ve Madrid şehirlerinde en iyi etkinlikleri keşfetmelerini sağlıyor. Şirket aldığı yeni yatırımla kendi teknolojisini geliştirmek ve Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'da ofisler açmak istiyor. [1]Webrazzi
devamını oku →
Tokyo merkezli bir haber keşfetme uygulaması.
Yılda yüzde 500 büyüme oranına sahip olan SmartNews uygulamasının kullanıcıları en çok politika, spor, global ve eğlence haberlerini okuyor. Uygulama içinde yer alan haber içi reklamlar ve video reklamlar sayesinde gelir elde eden SmartNews, platform içinde yer alan yayıncıların reklam vermelerine de olanak tanıyor.
Sadece ABD'den The Associated Press ve Bloomberg'ün de içinde bulunduğu 400'ü aşkın yayıncı ile iş birliği içinde olan SmartNews, aldığı yatırımı global olarak daha güçlü bir marka haline gelmek için harcayacağını da açıkladı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan SmartNews kurucu ortağı ve CEO'su Ken Suzuki, bilinçli ve dengeli medya tüketimi vizyonlarını tüm dünya ve ABD ile paylaşmaya devam edeceklerini paylaştı. [1]Webrazzi
devamını oku →
Homologasyon kapsamındaki onayları şu şekilde özetleyebiliriz;
Üç Aşamalı Tip Onayı
Tip onayı konusunda Dünya’da iki merci bulunmaktadır.
European Council (EC)
Economic Commission for Europe (UN-ECE)
Aksam Onayları;
Bir aracın, cam, ayna, far, lastik vb. aksamlarının yönetmeliklere uygunluk testlerinden geçtikten sonra aldığı belgedir.
Sistem Onayları;
Bir aracın, fren, emisyon, EMC, gürültü, motor vb. sistemlerinin yönetmeliklere uygunluk testlerinden geçtikten sonra aldığı belgedir.
Araç Tip Onayı;
Bir aracın hangi sınıf araç tipine girdiğine dair aldığı belgedir.
Yukarıdaki resimde bir ayna testi örnek verilmiştir.
Test sistemi 2 yatay düzlemde hareket edebilen bir pendulumdan oluşmakta ve ucunda bir küre bulunmaktadır. Bu küre kauçuk ile kaplanmıştır.
Sistemde kullanılan dijital eğim ölçer, dijital kuvvet ölçer vb. ekipmanlar, öncelikle bağımsız bir kalibrasyon merkezinde bakımdan geçirilmiştir.
Homologasyon ve tip onayı sürecinde, değişmesi, geliştirilmesi ve yok edilmesi gereken bazı ayrıntılar sebebiyle, imalatçı firma, teknik servis ve onay kuruluşu birlikte çalışarak bir sonuca varır.
Süreç Kavramlarından Bazıları
AT Direktifleri:
Avrupa Birliği tarafından direktif olarak yayımlanır, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yönetmelik olarak uyumlaştırılır ve yürürlüğe konulur. Tip onayı “e” işaretiyle gösterilir.
BM/AEK Regülasyonları ECE-R:
Birleşmiş Milletler / Avrupa Ekonomik Komisyonu ‘nun (BM/AEK) motorlu araçlarla ilgili teknik düzenlemeleridir. Tip onayı “E” işaretiyle gösterilir.
Onay Kuruluşu ve Teknik Servis:
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) teknik servis sıfatıyla, onay kuruluşu olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı adına tüm deney ve kontrolleri yapmakla yükümlüdür.
Sonuç olarak bu kavramlar gibi bir çok kavram da homologasyon süreci içerisinde değerlendirilir ve tip onay belgesi olmayan araçlar trafik tescil belgesi alamadığından trafiğe de çıkamaz.
Homologasyon mühendisine düşen görev bu süreçte gereken tüm şartları oluşturmak, düzenlemek, düzeltmek ve takibini gerçekleştirmektir.
devamını oku →