Ailemin Konya'daki tarlasında üç sezon kayıt tuttum: defterden tabloya geçince babamla ne konuştuk
İlk sezon sadece kayıt tuttuk. Tarlaları tek tek numaraladım, her işlemi tarihiyle yazdım: sürüm, ekim, gübreleme, sulama, ilaçlama, hasat. Sulamada saat tuttuk, hasatta her tarladan çıkan ürünü tarttırdık. Babam ilk başta biraz güldü, akşamları 'bugün ne yazacaksın' diye takılıyordu. Annem ise iş başına düştü, telefondan kısa mesajla bana iletiyordu, ben de akşam tabloya geçiriyordum.
İkinci sezonun sonunda tablo ilk kez bir şey söyledi. Aynı ürünün ekildiği iki tarlada verim arasında belirgin fark vardı. Babam bunu toprağa bağlıyordu ama tabloda başka bir şey göze çarptı: düşük verimli tarlada sulama hep sıranın sonuna kalmıştı, çünkü kuyuya en uzak oydu. Sıcak günlerde o tarlaya su geç gidiyordu. Bu kesin bir sebep mi bilmiyorum, tek sezon, tek karşılaştırma, ama üçüncü sezonda sırayı değiştirdik.
Üçüncü sezon fark azaldı. Babam artık tabloyu kendisi açıp bakmıyor ama benden istiyor: 'şu tarlaya geçen sene ne zaman gübre atmıştık'. Bu bile benim için büyük bir değişiklik. Bir de toprak analizi yaptırma fikri tabloya bakarken çıktı, il tarım müdürlüğünün yönlendirdiği bir laboratuvara numune götürdük.
Öğrendiğim şeyler şunlar: veriyi toplayan kişinin işi kolay olmalı, annem form doldurmaz ama mesaj atar. Ölçmesi zor şeyi değil, zaten herkesin bildiği ama kimsenin yazmadığı şeyi kaydetmek bile fark yaratıyor. Bir de tek sezonluk veriyle kesin konuşmamak lazım, hava her yıl başka.
Bu kış tabloyu daha düzenli bir hale getirmek istiyorum. Çiftçilikte kayıt tutan, özellikle yaşlı ebeveynleriyle bunu yapmaya çalışan biri varsa nasıl bir düzen kurduğunu merak ediyorum.



@amokachi