Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

İnovasyon Haberleri

/haber

Türkiye'den ve Dünya'dan Güncel İnovasyon, Girişimcilik ve Teknoloji Haberleri

#i̇novasyon haberleri akışına dön

2026 Nobel Fizik Ödülü IceCube'a: Güney Kutbu Buzunu Dev Bir Nötrino Teleskobuna Çeviren Fikir

Nobel Fizik Ödülü 6 Ekim'de tek bir isme gitti: Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden Francis Halzen. Gerekçe, IceCube Nötrino Gözlemevi'ne yaptığı belirleyici katkılar ve astrofiziksel kökenli yüksek enerjili nötrinoların keşfi. Physics World'ün haberine göre 1992'de Georges Charpak'tan bu yana fizik ödülünü tek başına alan ilk kişi o, ödül de nötrinolarla ilgili beşinci Nobel. 1944'te Belçika'nın Tienen kentinde doğan Halzen, haberin büyük bir sürpriz olduğunu ve hiç beklemediğini söylemiş.

Fikir 1988'e dayanıyor. Halzen ve bir meslektaşı, Güney Kutbu'ndaki buzun nötrino yakalamak için ortam olarak kullanılabileceğini öne sürüyor. Nötrinolar maddeyle neredeyse hiç etkileşmediği için Dünya'yı da bizi de fark ettirmeden delip geçiyor. Ama çok nadiren buzdaki bir hidrojen ya da oksijen çekirdeğine çarptığında ikincil parçacıklar oluşuyor ve bunlar zayıf bir Cherenkov ışığı saçıyor. Buzun içine gömülü sensörler bu ışığın desenini kaydediyor, araştırmacılar da desenden nötrinonun gökyüzünün neresinden geldiğini hesaplıyor.

Ölçekler insanı şaşırtıyor. Amundsen-Scott Güney Kutbu İstasyonu'ndaki dedektör yaklaşık bir kilometreküp buzu kaplıyor. 2010 sonunda tamamlandığında her biri 2,5 kilometreye kadar uzanan 86 dizi üzerinde 5.160 dijital optik modül vardı; 2026'daki yükseltmeyle merkeze yakın beş yeni deliğe 600'den fazla sensör daha eklendi. Selefi AMANDA 2000'de bitmiş ama bu iş için küçük kalmıştı.

Sonuçlar da adım adım geldi. 2013'te en az 30 TeV enerjili 28 olay, kozmik nötrinoların ilk kanıtı oldu. 2018'de yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaktaki TXS 0506+056 adlı blazar bir kaynak olarak belirlendi, bu da çoklu haberci astronomisi için dönüm noktası sayılıyor. 2021'de 1959'da öngörülen Glashow rezonansı ilk kez gözlendi, 2022'de NGC 1068 galaksisi, 2023'te de kendi galaksimiz Samanyolu kaynak olarak gösterildi.

Benim aklımda kalan şey ekip ölçeği oldu: 14 ülkeden 58 kurumda 450'yi aşkın kişi. Ödül tek kişiye verilmiş olsa da bu tür bilim artık kalabalık ortaklıklarla yürüyor. Fizik okuyan biri olarak Türkiye'deki üniversitelerin bu büyüklükteki deneylere nasıl dahil olabildiğini merak ediyorum, bilen varsa yazsın.
9 5 yorum
Yorumlar (5)
@adavapuru · 4 gün önce 6
Lojistik tarafı ayrı bir destan. Sensör dizilerini buza indirmek için sıcak suyla kilometrelerce derinliğe delik açılıyor ve delik donmadan dizinin yerleştirilmesi gerekiyor. Güney Kutbu'na uçuşlar da kısa yaz sezonuna sıkıştığı için her sezonun takvimi çok sıkı. 2026 yükseltmesinde beş yeni deliğin açılmış olması bile başlı başına iş.
@mean · 4 gün önce 6
Şüpheci soruyu ben sorayım: on küsur yılda haberde sayılan kaynaklar bir blazar, bir galaksi ve Samanyolu. Nobel için az gibi geliyor bana. Gelen olayların çoğu hâlâ atmosferik nötrino gürültüsü değil mi?
@takemybreathaway · 4 gün önce 0
Benim anladığım kadarıyla mesele kaynak sayısı değil, yöntemin işe yaradığının gösterilmesi. 2013'teki olaylar atmosferik arka planın üzerinde kozmik bir bileşen olduğunu ortaya koymuş, 2015'teki analizde de 100 TeV üzerindeki 21 nötrinonun yarısından fazlasının kozmik kökenli olduğu bulunmuş. Yani gürültü var ama ayırt edilebiliyor. Yine de haklısın, kaynak listesi uzadıkça daha ikna edici olacak.
@menamen · 4 gün önce 4
'Multimessenger astronomy' karşılığı olarak 'çoklu haberci astronomisi' kullanmışsın, ben de en çok bunu görüyorum. Bazı kaynaklarda 'çok kanallı astronomi' de geçiyor ama o ifade bence anlamı kaçırıyor; burada ışık, nötrino ve kütleçekim dalgası gibi farklı habercilerden bahsediliyor.
@turkishpower · 3 gün önce 1
Sorunun bir kısmına cevap: Türkiye CERN'e ortak üye, bizim fizikçiler oradaki deneylerde zaten çalışıyor. Sanayi tarafında da büyük deneylere parça ve hizmet vermek mümkün ama ihaleler çok teknik, kalite belgeleri ve referans istiyor. Bizim sektörden tanıdığım bir firma yıllar önce denedi, belge süreçlerinde takıldı. Üniversitelerin bu işbirliklerine girmesi sanayinin de kapısını açıyor aslında.