Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

İnovasyon Haberleri

/haber

Türkiye'den ve Dünya'dan Güncel İnovasyon, Girişimcilik ve Teknoloji Haberleri

#i̇novasyon haberleri akışına dön

FDA Pritelivir'i Onayladı: Dirençli Herpes Lezyonları İçin Ağızdan Alınan Yeni İlaç Hovilpri

ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 9 Ekim'de Alman ilaç şirketi Aicuris'in geliştirdiği pritelivir etken maddeli Hovilpri'yi onayladı. Ağızdan tablet olarak alınan ilaç, bağışıklık sistemi zayıflamış ve asiklovir, valasiklovir ya da famsiklovir tedavisine yanıt vermeyen deri ve mukoza herpes simpleks virüsü (HSV) lezyonları olan yetişkinler için onay aldı. Başvuru öncelikli inceleme yoluyla değerlendirildi.

Hedef kitle küçük ama tedavisi zor bir grup. Kan kanserleri, kök hücre ya da organ nakli, HIV veya otoimmün hastalıklar nedeniyle bağışıklığı baskılanmış hastalarda herpes lezyonları dudak, burun, göz ya da genital bölgede uzun süre iyileşmeyebiliyor. Standart ilaçlara direnç geliştiğinde elde kalan seçenekler genellikle damar yoluyla verilen foscarnet gibi daha ağır tedaviler oluyor. Virüsün tamamen yok edilmesi ise mümkün değil, tedavi lezyonları iyileştirmeyi hedefliyor.

Onay, faz 3 PRIOH-1 çalışmasının C bölümüne dayanıyor. Asiklovire dirençli HSV'si olan 101 hasta, pritelivir ya da hekimin seçtiği bir tedaviye eşit olarak ayrıldı. Karşılaştırma kolunda damar yoluyla foscarnet ve cidofovir ile cilde sürülen cidofovir ve imikimod yer aldı. Birincil hedef olan 28. günde tüm lezyonların iyileşmesi, pritelivir grubunda yüzde 63, karşılaştırma grubunda yüzde 34 oldu. Şirketin Nisan 2026'da paylaştığı ek verilere göre tedavi 42 güne uzatıldığında bu oranlar yüzde 82,4 ile yüzde 42 oldu. Tedaviyi bırakma oranı pritelivir grubunda yüzde 2,0, diğer grupta yüzde 20'ydi.

Doz şeması da pratik. İlk gün 400 miligramlık yükleme dozu, ardından günde bir kez 100 miligram veriliyor. Tedavi lezyonlar iyileşene kadar ya da 28 gün sürüyor, klinik gidişe göre en fazla 42 güne uzatılabiliyor. FDA en sık görülen yan etkinin baş ağrısı olduğunu belirtiyor ve bazı ilaç etkileşimleri için reçete bilgisine dikkat çağrısı yapıyor. Şirketin verilerinde ishal, bulantı, iştah azalması, kusma ve baş dönmesi de listeleniyor.

Türkiye'de ne zaman ve hangi yolla erişilebilir olacağı henüz belli değil. Yine de hematoloji ve nakil merkezleri için damar yolu gerektirmeyen bir seçenek, hastanede yatış süresini ve tedaviyi bırakma oranını düşürme potansiyeli taşıyor.

Klinik yazılımı tarafından baktığımda bence asıl iş ilaç etkileşimi uyarılarında. Nakil ve kanser hastaları zaten çok ilaç kullanıyor, merak ettiğim şey reçete sistemlerinin bu yeni molekülü ne kadar hızlı ve doğru biçimde etkileşim veritabanlarına ekleyeceği.
2 0 yorum
Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz.