mantık şöyle işler. ajan kontuardaki terminale kendi havayolu kullanıcısıyla girer, sistem o havayolunun dcs uygulamasını açar; kart yazıcısı, etiket yazıcısı ve barkod okuyucular da o oturuma bağlanır. oturumu kapatıp başka havayolunun ajanı girdiğinde aynı yazıcı o havayolunun kartını basmaya başlar, kontuar üstündeki ekranda logo da değişir.
cute döneminin bilinen derdi, her havayolu uygulamasının her platform sağlayıcısı için ayrı ayrı uyarlanıp sertifikalanması gerekmesiydi. bir havayolu yeni bir havalimanına uçmaya başladığında oradaki ortak kullanım sağlayıcısıyla uyum ayrı bir proje olurdu. bu yük, yerini alan cups sistemi standardının çıkış sebeplerinden biridir.
sahadan küçük bir not, ortak kullanım kontuarlarında en sık arıza yazılımdan değil yazıcılardan gelir. ters takılmış biniş kartı rulosu, sıkışmış bagaj etiketi ya da yanlış oturuma bağlanmış bir yazıcı yüzünden açılış saatinde kuyruk birikir.


@takemybreathaway