annemlerin bahçesine damla sulama otomasyonu kurdum, ilk sezonda yaptığım üç hata
Kurduğum düzenek basit. Bahçeyi dört bölgeye ayırdım, her bölgeye 12 voltluk bir selenoid vana taktım. Hepsini evin duvarındaki su geçirmez bir kutudaki ESP32 karta ve röle kartına bağladım, ESPHome ile programladım. İki bölgeye de toprak nem sensörü koydum. Vanalar, kart, adaptör, kutu, kablo ve birkaç rakor dahil yaklaşık 4.500 lira tuttu. Emeğimi saymıyorum, üç hafta sonu gitti.
İlk hata sensörlerdeydi. Önce ucuz, iki çubuklu dirençli sensör aldım. Üç haftada paslandılar, değerler kafasına göre oynamaya başladı. Kapasitif olanlara geçtim, onlar daha iyi ama toprağa göre kalibre etmek gerekiyor ve iki nokta bütün bahçeyi temsil etmiyor. Sonunda sistemi saate göre çalıştırıp sensörü sadece 'toprak zaten ıslaksa bu turu atla' koşulu olarak kullanmaya karar verdim. En sağlıklısı bu çıktı.
İkinci hata Wi-Fi'a güvenmekti. İlk sürümde vanayı açma ve kapama komutu telefondan, yani evdeki sunucudan geliyordu. Bir gün modem yeniden başladı, kapama komutu gitmedi, bir bölge beş saat açık kaldı. Hidrofor saatlerce çalıştı, elektrik faturasında hissettik. Şimdi takvim kartın kendi üzerinde çalışıyor, her vananın bir azami süresi var, bağlantı kopsa da kendini kapatıyor.
Üçüncüsü filtre. Kuyu suyu kumlu ve kireçli, başta disk filtre koymamıştım. Temmuzda domates sırasındaki damlatıcıların yarısı tıkandı, tek tek iğneyle açtım. Filtreyi sonradan ekledim, ayda bir temizleniyor.
Su sayacımız yok ama hidroforun çalışma süresini kayıt altına aldım, geçen yıla göre kabaca yüzde 35 ile 40 daha az çalıştığını tahmin ediyorum. Bir de şunu söyleyeyim: bahçenin başında yaşıyorsanız pil ile çalışan musluk tipi bir zamanlayıcı bu işin yüzde seksenini çözer. Ben uzakta olduğum ve neyin ne zaman çalıştığını görmek istediğim için bu kadar uğraştım.



@adavapuru