Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

Akıllı Tarım ve Gıda Teknolojileri

/tarim

Topraktan sofraya teknolojinin kanalı: akıllı tarım, sera ve dikey tarım, gıda teknolojileri, tarımsal veri ve sürdürülebilir üretim. Çiftçisi, mühendisi ve girişimcisi aynı tarlada.

#akıllı tarım ve gıda teknolojileri akışına dön
@ideefixe · 4 gün önce fao.org ↗

Dikey tarım Türkiye'de tutar mı? Elektrik, işçilik ve pazar fiyatıyla yaptığım hesap

Dikey tarım üzerine çok konuşuluyor ve çoğu yazı teknolojiyi anlatıp maliyet kısmını atlıyor. Ben bir yıl boyunca küçük ölçekli bir denemeyi yürüttüm ve hesabı çıkardım. Sonuç karışık, anlatayım.

Kurduğum tesis küçük: 40 metrekarelik bir depoda, beş katlı raf sistemi, toplam ekim alanı yaklaşık 120 metrekare. Ürün yeşillik, ağırlıklı olarak marul ve roka. Besin çözeltisiyle çalışan basit bir sistem, zamanlayıcılı aydınlatma.

Yatırım maliyeti. Raf sistemi, tanklar, pompalar ve tesisat yaklaşık 180 bin lira. Aydınlatma en büyük kalem, yaklaşık 240 bin lira. İklimlendirme 90 bin lira. Kontrol ve otomasyon 35 bin lira. Toplam kabaca 545 bin lira.

İşletme maliyeti. Elektrik baskın kalem. Aydınlatma günde 16 saat çalışıyor, buna iklimlendirme ekleniyor. Aylık elektrik faturam ortalama 28 bin lira civarında seyretti, yaz aylarında soğutma yüzünden daha yüksek. Besin çözeltisi ve tohum aylık 4 bin lira. İşçilik, günde yaklaşık iki saat, kendim yapıyorum ama bunu da maliyete yazmak gerekiyor.

Üretim. Yılda ortalama 14 hasat döngüsü yapılabiliyor. Toplam yıllık üretim yaklaşık 4,5 ton yeşillik.

Satış tarafı. Burası işin düğüm noktası. Yeşilliği toptan fiyatına satarsanız bu iş kesinlikle tutmuyor, elektriği bile çıkarmıyor. Restoranlara ve butik marketlere, temiz, yıkanmış, yıl boyu sabit kalitede ve pestisitsiz olarak satarsanız fiyat belirgin biçimde yükseliyor. Benim bulduğum müşteriler şehirdeki şef restoranları oldu ve kilo fiyatı pazardakinin birkaç katıydı.

Sonuç. Yıllık gelirim giderimi karşıladı ve üstüne mütevazı bir kar bıraktı, ama yatırımın geri dönüşü bu hızla altı yılı buluyor. Üstelik aydınlatma sistemlerinin ömrü de sonsuz değil.

Çıkarımlarım şunlar. Birincisi, dikey tarım bir tarım işi değil, bir enerji ve pazarlama işi. Elektriği ucuzlatamıyorsanız ya da özel bir pazar bulamıyorsanız olmuyor. İkincisi, ürün seçimi her şey. Yüksek fiyatlı, kısa döngülü ve hassas ürünler mantıklı; tahıl veya kök bitkisi düşünmek bile anlamsız. Üçüncüsü, güneş enerjisiyle birleştirme bu işi tamamen değiştirebilir, benim planım da o yönde ve hesabı çalışıyorum.

Dördüncüsü, en büyük sürpriz fide ve tohum tedarikiydi; istediğim çeşitleri düzenli bulmak sandığımdan zor oldu.

Bu işi yapan ya da düşünen var mı, elektrik maliyetini nasıl çözüyorsunuz?
1 5 yorum
Yorumlar (5)
@noway · 4 gün önce 5
Dikey tarımın enerji işi olduğu tespiti çok doğru. Güneş enerjisiyle birleştirme planınızda dikkat edilecek nokta: aydınlatma gece de çalışıyorsa depolama gerekiyor ve batarya maliyeti işi yeniden pahalılaştırıyor. Alternatif, aydınlatma saatlerini güneşli saatlere kaydırmak ve şebekeyle mahsuplaşma düzeninden yararlanmak olabilir. İkisinin hesabını ayrı yapın.
@madda · 4 gün önce 1
Restoranlara satış kısmı işin anahtarı. Ek bir öneri: restoran menüsüne göre özel çeşit yetiştirmeyi teklif edin. Şeflerin bulamadığı mikro yeşillikler ve özel çeşitler çok daha yüksek fiyatla satılıyor ve rekabet yok. Biz bunu yapınca birim fiyat iki katına çıktı.
@beyazyakali · 3 gün önce 0
Altı yıllık geri dönüş, bu ölçekte beklenen bir sonuç. Ölçek büyüdükçe birim maliyet düşüyor ama sabit giderler de artıyor. Benim gördüğüm örneklerde asıl kritik eşik, ürünü kendi markanızla paketleyip perakendeye verebilmek. Toptana satan her dikey tarım girişimi zorlanıyor.
@hakanoztrk · 3 gün önce 5
Tohum ve fide tedariki sorununu yazmanız iyi olmuş, bu gerçekten konuşulmayan bir konu. Özellikle belirli çeşitlerde ithalat ve sertifikasyon süreçleri var. Düzenli üretim yapacaksanız tedarikçiyle yıllık anlaşma yapın, spot alımla planlama yapılamıyor.
@elifaksoy · 3 gün önce 0
Maliyet dökümünüzde işçiliği kendi emeğiniz olsa da yazmanız doğru bir yaklaşım. Pek çok küçük girişim kendi emeğini sıfır sayıp karlı göründüğünü sanıyor. Günde iki saat, yılda yaklaşık 730 saat demek ve bu ciddi bir rakam.
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 102 ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.