Dört yıldır yatırım almadan büyüyen küçük bir yazılım firmasıyız: bootstrapping'in bize kazandırdıkları ve kaybettirdikleri
Kazandırdıkları ile başlayayım. En büyüğü odak. Her ay müşteriden gelen parayla maaş ödediğimiz için, para kazandırmayan bir özelliği yapmaya hiç vaktimiz olmadı. Müşterinin gerçekten ödediği şeyi çok erken öğrendik. İkincisi, kontrol. Fiyatı ne zaman artıracağımıza, kimi işe alacağımıza, hangi şehre açılacağımıza kendimiz karar veriyoruz ve kimseye rapor hazırlamıyoruz. Üçüncüsü, yavaş büyümenin getirdiği sağlamlık. Müşteri kaybı bizi bir anda batırmıyor, çünkü gelir yüzlerce küçük işletmeye dağılmış durumda.
Kaybettirdiklerini de saklamayayım. En açık kaybımız hız. İkinci yılda bir rakip yatırım aldı, satış ekibini büyüttü ve bizim hedeflediğimiz bir sektörü bizden önce kaptı. O sektörde hâlâ zayıfız. İkincisi, iyi insanları işe almak zor oldu, çünkü büyük maaş veremiyorduk ve hisse opsiyonu gibi bir şey de sunmuyorduk. Üçüncüsü, kurucular olarak ilk iki yıl piyasanın altında maaş aldık; bunun ailelerimize maliyeti oldu, bunu da hesaba katmak lazım.
En çok öğrendiğim şey, yatırım almamanın da bir karar olduğu ve bu kararın her yıl yeniden sorgulanması gerektiği. Biz geçen yıl bir melek yatırımcıyla ciddi bir görüşme yaptık. Sonunda almamaya karar verdik, çünkü parayı neye harcayacağımız konusunda net bir planımız yoktu; büyümeyi para değil satış kapasitemiz sınırlıyordu. Böyle bir planımız olursa fikrimizi değiştirebiliriz.
Bootstrapping yapmayı düşünenlere iki tavsiyem var. Birincisi, ilk günden itibaren aylık nakit akış tablosu tutun ve en az birkaç aylık gideri kenarda bekletin; yatırımcının olmadığı yerde can simidiniz o. İkincisi, kendi ürününüzün gerçekten yavaş büyümeye uygun olup olmadığına dürüstçe bakın. Kazananın hepsini aldığı pazarlarda yavaş gitmek, başka biri hızlı gidince anlamsızlaşabiliyor.



@damon