Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri
Rastgele başlık

İnovasyon ve Girişimcilik Sözlüğü

/sozlukinovanadolu

inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımlandığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.

hype döngüsü

Kavramlar 7 tanım · 7 yazar · 25.09.2026 · açan @noway
@noway · 6 gün önce
araştırma şirketi gartner'ın 1995'ten beri her yıl yayımladığı, yeni bir teknolojinin beklentiler açısından geçtiği beş evreyi gösteren eğri: teknoloji tetikleyicisi, şişirilmiş beklentilerin zirvesi, hayal kırıklığı çukuru, aydınlanma yokuşu ve verimlilik platosu. ingilizce adıyla hype cycle. bilimsel bir yasa değil, bir gözlem modeli; ama teknoloji yatırımlarında zamanlama konuşulurken en çok başvurulan çerçeve.

mantık basit konusuna gelince, bir teknoloji ilk kez görünür olduğunda basın ve yatırımcılar onu olduğundan büyük anlatır, ilk ürünler beklentiyi karşılamaz, ilgi ve para çekilir, sessiz dönemde gerçek kullanım alanları bulunur ve teknoloji sonunda sıradanlaşarak yerine oturur. eğrinin her noktasında farklı bir davranış doğru: zirvede alım yapan şirket pahalı ve olgunlaşmamış teknolojiye para öder, çukurda vazgeçen ise birkaç yıl sonra rakiplerinin gerisinde kalır. gartner her teknolojiye 'platoya ulaşması iki yıl, beş yıl, on yıl' gibi tahminler ekler ve bu tahminler sıkça yanılır; kimi teknolojiler (3d televizyon, google glass) platoya hiç ulaşmadan eğriden düşer.

metaverse son yılların ders kitabı örneği: 2021'de zirve, 2023'te çukur; meta platforms on milyarlarca dolar harcadıktan sonra gündemi yapay zekaya çevirdi. blockchain ve nft aynı yolu izledi. üretken yapay zeka ise 2023'te zirveye çıktı, 2024 raporunda çukura doğru kaydı ama kullanım hiç düşmediği için modelin sınırlarını da gösterdi; bazı teknolojiler çukuru yaşamadan platoya gidebiliyor. daha eski örnekler için internetin kendisi iyi bir ölçü, 2000 balonu zirve, 2001-2003 çukur, sonrası plato; facebook tam çukurdan çıkış döneminde kuruldu.

girişimci için pratik kullanım iki türlü. yatırım alırken teknolojinin eğrinin neresinde konuşulduğunu bilmek fiyatı belirler; zirvede 'metaverse girişimi' olmak para bulmayı kolaylaştırır, çukurda aynı ürünü başka bir adla anlatmak gerekir. ürün geliştirirken ise müşterinin beklentisini yönetmek için kullanılır; teknoloji çukurdayken 'bunu ne için kullanabiliyoruz' sorusuna dürüst cevap veren şirketler platoya ilk çıkanlar oluyor. türkiye'de kurumsal inovasyon ekipleri gartner raporunu yıllık teknoloji radarı hazırlarken başlangıç noktası olarak kullanıyor; teknoloji olgunluk seviyesi ölçeğiyle birlikte okumak, 'çalışıyor mu' ile 'konuşuluyor mu' sorularını ayırmayı sağlıyor.
6 bağlantı #1
@endof · 1 gün önce
yazılımcı olarak bu eğriyi bir rapordan değil kendi iş ilanlarımdan izledim. on beş yılda en az beş tanesini birebir yaşadım.

2011 civarında herkes ilişkisel veritabanını bırakıp belge tabanlı veritabanlarına geçiyordu, 'şema öldü' deniyordu. iki yıl sonra aynı ekipler veri tutarlılığı sorunlarıyla uğraşırken postgresql'e döndü. 2016'da her şey mikroservis oldu; dört kişilik ekipler on iki servis yönetmeye başladı, birkaç yıl sonra 'modüler monolit' adıyla eski usule dönüldü. 2018'de blockchain her yerdeydi; çalıştığım ajansa üç ayda dokuz 'blockchain ile şunu yapalım' talebi geldi, hiçbiri sıradan bir veritabanının yapamayacağı bir şey değildi. sonra metaverse geldi ve gitti.

bu tekrarların bana öğrettiği şey, zirvede teknolojinin kötü değil yanlış yere uygulandığı. belge veritabanları da mikroservisler de bugün doğru yerde gayet iyi çalışıyor. sorun, herkesin onları her yerde kullanmaya çalışmasıydı. sektörde buna yarı şaka 'özgeçmiş odaklı geliştirme' denir; mühendis bir sonraki iş görüşmesinde bahsedebilmek için popüler teknolojiyi seçer. çukur aslında o yanlış yerlerden geri çekilme dönemi.

bugün aynı şeyi buyuk dil modeli ve ajanlarla yaşıyoruz. 2023'te her ürüne bir sohbet kutusu eklendi, çoğunu kimse kullanmadı. şimdi her şeyin ajan olması isteniyor. tahminim, ajanların da aynı yoldan geçeceği yönünde. zirvede her süreci otomatikleştirmeye çalışacağız, birkaç pahalı hata yapacağız, sonra dar ve iyi tanımlanmış işlerde sessizce kalıcı olacaklar.

biraz daha geriye gidince bu döngünün yapay zekanın kendisinde iki kez yaşandığını görüyoruz. yapay zeka kışı denen dönemler bugünkü coşkunun ilk iki provası gibi. o dönemlerden kalan ders, fonu kesen şeyin teknolojinin başarısızlığı değil, vaat edilenle teslim edilen arasındaki fark olduğu.
3 bağlantı #2
@adavapuru · 18 saat önce
havacılık ve uzay tarafında bu eğri bir grafikten çok bir mezarlık. sektörde 'bir sonraki büyük şey' denen projelerin listesi uzundur ve çoğu zirvede ilan edilip çukurda gömülür.

concorde eğrinin tersten okunan örneği; teknik olarak platoya çıktı, ticari olarak hiç çıkamadı. 1960'larda havayolları sipariş için sıraya girmişti, yüze yakın opsiyon vardı. 1973 petrol krizi ve kara üzerinde sesten hızlı uçuş yasakları gelince geriye iki havayolu ve on dört uçak kaldı, son ticari uçuş 2003'te yapıldı. teknoloji çalışıyordu, ekonomi çalışmıyordu. grafikteki plato her zaman teknolojinin değil, iş modelinin platosudur.

hyperloop daha yakın tarihli olanı. 2013'te bir teknik makaleyle başladı, beş yıl boyunca her ülkede 'şehirler arası yarım saat' haberleri çıktı, onlarca şirket kuruldu, ülkemizde de hyperloop geliştirme yarışması ile üniversite ekipleri işe girişti. 2020'de ilk yolculu deneme yapıldı, 2023'ün sonunda alanın en çok yatırım alan şirketi kapandı. o yarışmalarda yetişen mühendislerin bugün başka projelerde çalışıyor olması çukurun boşa olmadığını gösteriyor, ama yolcu taşıyan bir hat hâlâ yok.

şu an zirvede iki tane var, evtol dediğimiz elektrikli dikey kalkışlı hava taksileri ve uzay turizmi. hava taksileri için yıllardır 'gelecek yıl ticari uçuş' deniyor ve sertifikasyon her seferinde erteleniyor, çünkü havacılık otoritesi beklentiye değil güvenlik verisine bakıyor. bu yüzden havacılıkta eğri diğer sektörlerden daha uzun sürüyor; çukur on yıl sürebiliyor. uzay turizminde birkaç dakikalık alt yörünge uçuşları yapıldı, ama bilet fiyatları ve uçuş sıklığı bir sektör konuşmasının hâlâ çok uzağında.

buna karşılık eğriyi gerçekten tamamlayan bir örnek de var, yeniden kullanılabilir roket. 2010'ların başında uzmanların çoğu bunun ekonomik olmayacağını söylüyordu; bugün spacex yörüngeye çıkan yüklerin büyük kısmını geri inen roketlerle taşıyor. burada fark, şirketin zor yılları çukurda da ödeme yapan müşterilerle, yani nasa sözleşmeleriyle ve kendi uydu ağıyla atlatabilmesiydi. eğriyi geçmek için bazen sabırdan çok, çukurda da para ödeyen bir müşteri gerekiyor.
3 bağlantı #3
@ideefixe · 1 gün önce
pazarlamacı olarak itiraf edeyim, zirveyi biz büyütüyoruz. bir teknoloji gündeme girdiğinde markaların ilk refleksi 'bizim de bir şeyimiz olsun' oluyor ve o şey çoğu zaman bir basın bülteninden ibaret kalıyor. 2021'de türkiye'de markalar, futbol kulüpleri ve ünlüler arka arkaya nft koleksiyonu ve taraftar token'ı duyurdu; iki yıl sonra o koleksiyonların çoğunun satış sayfası açılmıyordu.

aynı yıl clubhouse vardı. ocak ve şubat 2021'de türkiye bu uygulamanın dünyadaki en hareketli pazarlarından biriydi. davetiye bulmak için insanlar birbirine mesaj atıyordu, markalar her akşam oda açıyordu, ajanslar 'clubhouse stratejisi' satıyordu. haziranda odalar boşalmıştı. o dönem müşteri sunumlarında bu uygulamaya bütçe ayırmayan ajans geride kalmış sayıldı; bir yıl sonra o bütçenin nereye gittiğini soran olmadı.

zirveyi ölçmek için kullandığım basit bir yöntem var, arama trendleri ile gerçek kullanım verisini yan yana koymak. bir kavramın aranma sayısı patlarken ürünün indirme ya da aktif kullanıcı rakamı aynı hızla artmıyorsa insanlar teknolojiyi kullanmıyor, sadece hakkında okuyor demektir. zirvede olan şey merak, kullanım değil. fomo bu merakın en güçlü yakıtı; markalar da yöneticiler de 'rakip yapıyor, biz kaçırıyoruz' korkusuyla karar veriyor.

çukurdaki teknolojiler ise içerik için en verimli dönem. herkes konuşmayı bıraktığında, o teknolojiyi gerçekten kullanan birinin yazdığı dürüst bir vaka çalışması çok daha fazla okunuyor ve güven veriyor. arama tarafında da rekabet bitiyor; zirvede binlerce sayfanın yarıştığı bir kavram için çukurda yazılmış tek bir sağlam yazı aylarca ilk sırada kalabiliyor. müşterilerime zirvede sessiz kalmayı, çukurda konuşmayı öneriyorum.
2 bağlantı #4
@beyazyakali · 2 gün önce
kurumsal tarafta bu grafiği her yıl ağustos sonunda görürsünüz, çünkü gartner yeni sürümünü o dönemde yayımlar ve eylüldeki bütün strateji sunumlarının üçüncü sayfasına girer. on yıldır inovasyon ekiplerinde çalışan biri olarak söyleyeyim, grafiğin en çok yanlış kullanıldığı yer de orası.

yanlış kullanımın klasik hali şöyle işler. yönetim kurulu zirvedeki teknolojiyi görür, 'biz bunu neden yapmıyoruz' diye sorar, inovasyon ekibi altı ayda bir pilot çıkarır, pilot çukura denk gelir, proje kapanır ve şirket o teknolojiye beş yıl boyunca bir daha bakmaz. tam da platoya çıkacağı dönemde. 2018'de blockchain için, 2021'de metaverse için aynı filmi izledik. blockchain pilotlarının çoğu bir basın bülteninden ibaretti; bugün tedarik zincirinde sessizce çalışan birkaç uygulama ise o dönemde kimsenin konuşmadığı ekiplerin işi.

doğru kullanım bence grafiği bir takvim gibi değil, bir uyarı levhası gibi okumak. zirvedeki teknoloji için sorulacak soru 'yatırım yapalım mı' değil, 'bizim hangi sorunumuzu çözüyor ve bunu test etmenin en ucuz yolu ne'. çukurdaki teknoloji için soru ise 'kim hâlâ uğraşıyor ve ne öğrendi'. çukur, rakiplerin vazgeçtiği ve tedarikçilerin fiyat indirdiği dönemdir; en iyi pazarlıkları biz hep çukurda yaptık.

grafiğin altındaki küçük işaretleri de okumak lazım. her teknolojinin yanında platoya kalan süreyi gösteren bir simge var ve o simgeler yıllar içinde pek tutmuyor; kimi teknoloji için iki yıl denir, on yıl sonra hâlâ oradadır. bu yüzden biz grafiği teknoloji olgunluk seviyesi ölçeğiyle ve kendi pilot sonuçlarımızla birlikte okuyoruz. grafik bize piyasanın ne düşündüğünü söylüyor, teknolojinin ne yapabildiğini söylemiyor. ikisini karıştıran şirket kısa sürede inovasyon tiyatrosu oynamaya başlıyor.

son bir gözlem. 2025'in yapay zeka grafiğinde üretken yapay zeka çukura inerken yapay zeka ajanları zirveye yerleşti. bizim şirkette bu birebir hissedildi; geçen yıl her birim bir sohbet botu istiyordu, bu yıl kimse istemiyor ama herkes 'ajan' istiyor. aynı döngünün aynı insanlarla iki yıl arayla tekrarlandığını görmek, grafiğin bütün kusurlarına rağmen neden hâlâ işe yaradığını da gösteriyor.
1 bağlantı #5
@navigator · 1 gün önce
eğrinin finans tarafındaki karşılığı daha sert. zirve değerlemelerin zirvesi, çukur şirketlerin batması demek. teknoloji raporunda 'hayal kırıklığı çukuru' diye zarif bir isimle geçen dönem, borsada birilerinin birikimini kaybettiği dönemdir.

en net örnek dot-com balonu. internet gerçek bir devrimdi, ama 1998 ile 2000 arasında adının sonuna '.com' ekleyen şirketler gelirleri yokken milyarlarca dolar değerlendi. nasdaq mart 2000'de zirve yaptı, iki buçuk yılda değerinin yaklaşık beşte dördünü kaybetti ve o zirveyi ancak on beş yıl sonra geçebildi. ama tam o çukurda ayakta kalan şirketler ve çökmüş fiyatlarla el değiştiren fiber altyapı, sonraki yirmi yılın internetini taşıdı. eğriyi finans diliyle okursak sıra şöyle; aşırı yatırım, çöküş, ucuzlayan altyapı, gerçek getiri.

bu fikri en iyi anlatan carlota perez. ona göre her büyük teknoloji devriminde önce finans sermayesi çılgınca altyapı kurar, balon patlar, sonra üretken sermaye o altyapıyı ucuza devralır ve asıl refah dönemi başlar. demiryolunda da, otomobilde de, internette de aynı sıra yaşanmış. hype döngüsü bunun tek bir teknoloji ölçeğindeki küçük kopyası gibi.

yatırımcı açısından iki pratik sonuç var. birincisi, zirvede para toplamak kolay, para kazanmak zor; zirvede yüksek değerlemeyle kurulan şirketlerin çoğu o değerlemenin ağırlığı altında eziliyor ve wework bunun yakın tarihli dersi. ikincisi, çukurda kurulan şirketler çoğu zaman en sağlam şirketler oluyor. rakip az, fiyatlar makul, ekip o işe gerçekten inanan insanlardan oluşuyor. airbnb, uber ve whatsapp 2008 ile 2009 arasında, finans krizinin tam ortasında kuruldu.

şu an yapay zeka altyapısına yapılan yatırımlar bu açıdan izlenmeye değer. veri merkezlerine harcanan paranın büyüklüğü dot-com dönemindeki fiber yatırımlarını hatırlatıyor. bir düzeltme gelirse, ucuzlayan hesaplama gücü sonraki on yılın girişimlerini besleyecek; o girişimleri kuracak olanlar da büyük ihtimalle çukurda sabırla bekleyenler olacak.
1 bağlantı #6
@mean · 1 gün önce
sevdiğim ama güvenmediğim bir grafik. sevdiğim kısmı, insan davranışını iyi anlatması. yeni bir şey çıkar, herkes heyecanlanır, beklenti gerçeği geçer, hayal kırıklığı gelir, sonra iş sessizce yürür. bunu amara yasası tek cümlede zaten söylüyor; kısa vadede etkiyi abartır, uzun vadede küçümseriz.

güvenmediğim kısmı ise grafiğin bir ölçüm gibi sunulması. dikey eksende 'beklenti' ya da 'görünürlük' yazıyor; ikisi de ölçülmüyor, analistlerin görüşüyle yerleştiriliyor. yatay eksende zaman var ama ölçeği yok. yani bir teknolojinin eğrinin neresinde durduğu, büyük ölçüde bir grup analistin o yılki kanaati. bu kötü bir şey değil, ama 'model' denince akla gelen şey de değil.

ikinci sorun geriye dönük uydurma. bir teknoloji başarılı olunca dönüp bakıyoruz ve 'işte zirve, işte çukur, işte plato' diyoruz. başarısız olunca ise grafikten sessizce çıkıyor ve kimse hatırlamıyor. michael mullany adında bir yatırımcı 2016'da yirmi yıllık hype grafiklerini tek tek inceledi. vardığı sonuç, teknolojilerin çoğunun eğriyi baştan sona yürümediği oldu; bir kısmı bir iki yıl görünüp kayboluyor, bir kısmı çukuru hiç yaşamadan yerleşiyor. eğriyi ders kitabındaki gibi izleyenler, akılda kalan birkaç örnekten ibaret.

google glass bunun iyi bir örneği. eğrinin klasik vakası diye anlatılır, ama tüketici ürünü olarak hiçbir zaman platoya çıkmadı; kurumsal sürümüyle depolarda ve fabrikalarda bir süre yaşadı, 2023'te o da kapandı. 'çukurdan sonra plato gelir' varsayımı, hayatta kalanlara bakarak yapılmış bir genelleme.

yine de kullanıyorum, şöyle. bir teknoloji hakkında okuduğum haberlerin tonuna bakıp 'şu an herkes heyecanlı mı, herkes küskün mü' diye soruyorum. yatırım ya da kariyer kararı için değil, kendi heyecanımı kontrol etmek için. ben heyecanlıysam ve herkes heyecanlıysa muhtemelen zirvedeyiz ve biraz beklemenin hiçbir zararı yok.
0 bağlantı #7
Tanım yaz
Bu başlığa tanım eklemek için üye olmalısın. Giriş yap ya da üye ol.

Yeni başlık aç

inovanadolu Sözlük, üyelerin katkısıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğü. Başlık açmak üç adım:

1

AraHakkında başlık açacağın kişi, girişim ya da kavramı önce ara; belki başlık zaten vardır, tanımını oraya yazarsın.

2

OluşturAradığın başlık sözlükte hiç yoksa, aynı sayfada kategori seçip ilk tanımı yazarak başlığı açarsın.

3

İçerikİlk tanım bilgi içermeli; yalnızca kişisel bir değerlendirme olmamalı. Kaynak göster, gerekirse başka başlıklara bağlantı ver.

Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanı öneririz.

Tanımı düzenle

Eski metin geçmişte saklanır; tanımda "düzenlendi" rozeti görünür.