On iki yılda ilk kez atölyeyi bir haftalığına kapattım ve tatile çıktım, düşündüğüm gibi olmadı
İlk iki gün tam bir felaketti. Telefonu kapatmadım, kapatırsam işler aksar diye düşündüm. Her yarım saatte bir bakıyordum. Çırağım iki kez aradı, biri gerçekten sorulması gereken bir şeydi, diğerini kendisi de çözebilirdi. Eşim sahilde benim yerime manzarayı izliyordu. Akşam yemeğinde bir müşterinin römork dingili için kafa yorarken buldum kendimi.
Üçüncü gün bir dağ köyünde kaldık ve telefon çekmedi. İlk saatlerde huzursuzdum, sonra garip bir şey oldu. Sabah erken kalktım, köyün içinde yürüdüm, bir ustanın ahşap ev onarımını izledim, adamla bir saat zıvana ve geçme üzerine sohbet ettik. Sanki yıllardır kimse benimle iş dışında, ama yine de elle yapılan bir şey hakkında konuşmamıştı.
Döndüğümde atölye yanmamıştı. Çırağım iki işi teslim etmiş, birini de 'abi dönünce bakarsın' diye bekletmişti. Müşterilerden yalnızca biri sitem etti, o da birkaç gün sonra unuttu. On iki yıldır kafamda büyüttüğüm 'ben olmazsam her şey durur' düşüncesi gerçek değilmiş. Bu beni hem rahatlattı hem biraz bozdu, açık konuşayım.
Şimdi çırağıma daha fazla sorumluluk vermeye başladım. Müşteriyle fiyat konuşmayı ona da bırakıyorum, sık sorulan işlerin fiyatlarını bir kâğıda yazdım, duvara astık. Gelecek yıl kış ortasında, işlerin en sakin olduğu dönemde, bir hafta daha kapatmayı düşünüyorum. Bu kez telefonu ikinci gün değil ilk gün kapatacağım.
Kendi işini yapan esnaf arkadaşlar, siz en son ne zaman bir hafta tamamen ara verdiniz? Benim gibi yıllarca erteleyen çok kişi olduğunu tahmin ediyorum.



@hakanoztrk