Bir ay boyunca akıllı telefonu çekmeceye koyup tuşlu telefon kullandım, neler değişti?
İlk hafta komikti. Asansörde, sırada, otobüs durağında elim sürekli cebime gidiyordu ve cebimde bakılacak hiçbir şey yoktu. Bu boşluğu nasıl dolduracağımı bilemedim, sonra fark ettim ki doldurmak zorunda değilim. Durakta etrafa bakmaya başladım. Bir sabah mahalledeki fırının arka kapısından ekmek çıkaran çırağı izledim, yıllardır o yoldan geçiyormuşum.
Pratik sorunlar da çıktı. Banka uygulaması, kapı girişi için gelen kodlar, haritalar. İlk iki gün bir adresi bulmak için yoldan geçen birine sordum, adam bana sokağı tarif etti ve yolda bir de çay ocağı önerdi. Banka işlemlerini bilgisayardan yaptım. İki adımlı doğrulama kodları SMS ile geldiği için onlar sorun olmadı ama uygulama üzerinden onay isteyen işler için akıllı telefonu çekmeceden çıkarmak zorunda kaldım, bunu kendime hile saymadım.
En büyük değişiklik uykuda oldu. Yatağa telefonla girmeyince uykuya dalmam kısaldı, bunu ölçmedim ama hissettim. İkinci büyük değişiklik okuma. Bir ayda üç kitap bitirdim, önceki altı ayda bir tane bitirememiştim. İş tarafında ise beklediğim kadar kayıp olmadı. Müşteri mesajlarına günde iki kez bilgisayardan bakmak yetti, kimse şikâyet etmedi.
Ekim başında akıllı telefona geri döndüm ama farklı bir düzenle. Sosyal medya uygulamaları telefonda yok, onlara bilgisayardan bakıyorum. Telefon akşam dokuzda mutfakta şarja giriyor ve sabah kahvaltıdan sonra alıyorum. Ekran süresi günde iki saatin biraz üstünde. Deneyin en kalıcı etkisi bu oldu sanırım.
Böyle bir şey deneyen oldu mu? Tamamen bırakmak yerine benim gibi kurallarla geri dönmek mi daha sürdürülebilir, yoksa siz başka bir yol mu buldunuz?



@sammy