Yerli Çip Üretimi Hızlanıyor: Kimlik ve Pasaport Çipleri İçin 110 Nanometre Hedefi ve HIT-Çip Programı
İşin finansman ayağında HIT-Çip çağrısı var. 5 milyar dolarlık destek bütçesi ayrılan bu çağrıyla, 65 nanometre ya da daha ileri teknolojide yıllık en az 1 milyon pul (wafer) üretim kapasitesi kurulması hedefleniyor. Nanometre değeri kabaca bir çipteki en küçük yapıların boyutunu anlatıyor; sayı küçüldükçe aynı alana daha fazla transistör sığıyor, enerji tüketimi düşüyor. Burada hedeflenen düzeyin akıllı telefon işlemcileriyle yarışmak olmadığını, kimlik kartı, otomotiv, beyaz eşya ve sanayi kontrol sistemleri gibi olgun teknolojilerin yettiği alanlar olduğunu düşünüyorum.
Mevcut çalışmalar TÜBİTAK BİLGEM ve Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (YİTAL) bünyesinde yürüyor. Planda kamu desteğiyle bir Ulusal Çip Konsorsiyumu kurulması ve açık kaynak mimariler üzerine geliştirilen yerli işlemciler ÇAKIL ile ALP-EREN'in yaygınlaştırılması da var. Açık mimari tercihi, lisans maliyeti ve dışa bağımlılık açısından mantıklı bir yol; yazılım ekosistemi tarafında ise derleyici, işletim sistemi ve sürücü desteğinin aynı hızla gelişmesi gerekecek.
Önceliklendirilen sektörler otomotiv ve beyaz eşya. Program; tasarım, Ar-Ge, üretim, test ve standart altyapısının yanı sıra üniversite ile sanayi arasında iş birliği ağları kurmayı da kapsıyor. Pandemi sonrasındaki çip kıtlığında otomotiv hatlarının birkaç dolarlık parçalar yüzünden durduğunu hatırlayanlar için bu sektör seçimi şaşırtıcı değil.
Şüpheli taraflara gelince: yarı iletken üretimi çok sermaye isteyen, sonucu yıllar içinde alınan ve nitelikli mühendis açığı olan bir alan. 5 milyar dolar ulusal ölçekte büyük ama küresel fab yatırımlarıyla kıyaslandığında mütevazı kalıyor, bu yüzden odak olgun düğümlerde tutulursa daha gerçekçi. Girişimciler açısından asıl fırsat fab'ın kendisinden çok etrafında: çip tasarım evleri, test ve paketleme hizmetleri, gömülü yazılım ve doğrulama araçları.



@endof