Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

Hibe ve Destekler

/hibedestek

KOSGEB, TÜBİTAK, kalkınma ajansları, AB fonları ve tüm girişimcilik destekleri tek kanalda. Açık çağrıları duyur, başvuru deneyimini paylaş, reddedilen dosyandan çıkardığın dersi anlat; kimsenin derli toplu bulamadığı bilgiyi burada biriktiriyoruz.

#hibe ve destekler akışına dön

TÜBİTAK 1707 Sipariş Ar-Ge çağrısı: müşteri firmayla ortak başvuru nasıl işliyor

Bursa'da otomotiv yan sanayinde makine mühendisiyim, KOBİ ölçeğinde bir firmada çalışıyorum. Geçen hafta ana müşterilerimizden birinin Ar-Ge tarafından bir mail geldi: 'Bu parçayı birlikte geliştirelim, 1707'ye girelim mi?' Ben de oturup TÜBİTAK'ın 1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Projeleri için KOBİ Destekleme Çağrısı sayfasını, ekindeki 2026-3 çağrı dokümanıyla birlikte baştan sona okudum. Not aldıklarımı paylaşıyorum, çünkü 1501 ve 1507'yi bilen çok kişi bu çağrının mantığını karıştırıyor.

Sayfa ne anlatıyor: Klasik TEYDEB projesinde firma kendi fikrini kendi parasıyla geliştirir, TÜBİTAK harcamanın bir kısmını sonradan karşılar. 1707'de üç taraf var. Ar-Ge'ye dayalı bir çözüme ihtiyacı olan Müşteri Kuruluş (sektörü ve ölçeği fark etmiyor, Türkiye'de yerleşik sermaye şirketi olması yeterli), işi geliştirecek Tedarikçi Kuruluş (mutlaka KOBİ ölçeğinde sermaye şirketi) ve TÜBİTAK. Başvuruyu müşteri yapıyor, tedarikçi PRODİS'te ortak kuruluş olarak ekleniyor. Başvuru ve destek boyunca TÜBİTAK'ın muhatabı da müşteri. Bir projede yalnızca bir müşteri olabiliyor ama her biri KOBİ olmak şartıyla birden fazla tedarikçi girebiliyor.

Kim giremez: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre ilişkili kişi sayılan firmalar aynı projede müşteri ve tedarikçi olamıyor. Yani grup şirketinizi müşteri yapıp kendinize iş çıkaramıyorsunuz. Aynı fondan yatırım almış olmak tek başına ilişkili sayılmıyor, bu not sayfada açıkça var. Müşterinin kendi bünyesinde ürettiği ya da daha önce ürettiği bir ürünün aynısını tedarikçiye ürettirmek için de başvuru yapılamıyor, müşteri bunun için taahhüt veriyor. Bizim sektörde 'müşteri parçayı zaten yapıyor, biz daha ucuzunu yapalım' tipi işler bu yüzden buraya uymuyor. Bir de iki tarafta da proje konusuyla ilgili en az lisans mezunu bir çalışan bulunması şart.

Rakamlar (2026-3 çağrısı için): Proje bütçesi en fazla 10 milyon TL, süre en fazla 24 ay ve ek süre verilse bile 24 ay aşılmıyor. Para akışı şöyle: tedarikçinin dönem raporunda beyan ettiği giderlerin en az yüzde 40'ını müşteri tedarikçiye ödüyor. TÜBİTAK giderleri inceliyor ve kabul ettiği harcama tutarının yüzde 40'ını tedarikçiye hibe olarak veriyor. Kalanın en fazla yüzde 20'si tedarikçinin cebinden çıkıyor. Müşterinin de bazı giderleri destekleniyor: yönetim, kalite, test, validasyon ve sahada doğrulama yapan proje personeli (üst sınır 18 adam-ay), bu personelin şehirlerarası seyahati ve mali müşavirlik ücreti. Bunlarda da kabul edilen tutarın yüzde 40'ı müşteriye ödeniyor. Tedarikçi tarafında personel, seyahat, danışmanlık, hizmet alımı, alet teçhizat yazılım, malzeme sarf ve mali müşavirlik giderleri kapsamda. Ortakların birbirinden aldığı danışmanlık ve hizmet ile ticarileşme aşamasının giderleri desteklenmiyor. Ön ödeme de yok.

Takvim ve başvuru adımları: 3. çağrı dönemi 1 Eylül 2026'da açıldı, 13 Kasım 2026 saat 23.59'da kapanıyor. Kuruluş bazlı ön kaydın son günü 11 Kasım. Sıra kabaca şöyle:
1. Müşteri ve bütün tedarikçiler kuruluş bazlı ön kaydı tamamlıyor (daha önce onay almış olan tekrar yapmıyor).
2. Müşteri PRODİS'te projeyi açıyor, tedarikçiyi ortak kuruluş olarak ekliyor. Tedarikçi personelinin aylık maliyetini tedarikçinin kendi maliyet erişim yetkilisi giriyor; bu ayrıntı gözden kaçıyor.
3. Öneriye Ekonomik Fizibilite Raporu ve İşbirliği Sözleşmesi ekleniyor. Sözleşmenin başvuruda imzalı olması şart değil ama proje kabul edilirse proje sözleşmesinden önce iki tarafça imzalanmış olmalı.
4. Hakem değerlendirmesi ziyaretli yapılıyor, kurul eşik değeri 100 üzerinden 55.

Değerlendirme ve ek puan: Projeler üç boyutta puanlanıyor: endüstriyel Ar-Ge içeriği ve yenilikçi yön, proje planı ve altyapı uygunluğu, çıktının ekonomik yarara dönüşmesi. TÜBİTAK 2026-2028 öncelikli konu başlıklarından 'Endüstride Teknolojik Sıçrama' ya da 'Dijital Liderlik' altında kalan projeye 5 puan ekleniyor (yeşil dönüşüm başlıkları hariç). Geçmişte desteklenen TÜBİTAK projelerinin ticarileşme performansına göre de eksi 5 ile artı 5 arası puan var. Dokümanda bir de kritik tespitler listesi duruyor: Ar-Ge başvurudan önce bitmişse, işi asıl hizmet alınan firma yapıyorsa, proje sadece üretim altyapısı yatırımıysa ya da bütçe Ar-Ge ile uyumsuzsa proje hakeme gitmeden düşebiliyor.

İzleme: Dönemler 1 Ocak ile 30 Haziran ve 1 Temmuz ile 31 Aralık. Dönem raporu, dönem bitişini izleyen ikinci ayın sonuna kadar veriliyor; içinde teknik rapor, mali müşavir raporu, gider formları ve müşterinin taahhüdü var. Müşteri payını mali müşavir raporu gönderilene kadar yatırmazsa o dönemin değerlendirmesi durduruluyor. Proje bitince ticarileşme izleme süreci başlıyor; en fazla 60 ay, 1., 3. ve 5. yıl sonunda ticarileşme raporu isteniyor.

Kendi yorumum: Bizim gibi ikinci kademe tedarikçiler için en güzel tarafı, müşterinin parayı ve beklentiyi baştan masaya koyması. En zor tarafı işbirliği sözleşmesi. Fikri hakların paylaşımı, ürün tutmazsa ne olacağı, müşterinin kendi personel giderini projeye yazıp yazmayacağı, hepsi orada netleşmeli. Bizde ilk taslakta müşterinin hukukçuları bütün hakları kendi tarafına yazmıştı; tedarikçi olarak aynı teknolojiyi sonra başka müşteriye satamamak ciddi bir maliyet. Bir de 1501 sayfasında gördüm: 1501'deki ilk 5 proje hesabında 1707 projelerinden yalnızca tedarikçinin desteklenen projeleri sayılıyor. Yani tedarikçi olarak girdiğiniz 1707 projesi 1501'deki yüksek oranlı haklarınızdan birini kullanıyor.

Okurken dikkat: Sayfadaki SSS dosyası 2024 tarihli, çağrı dokümanı ise Ağustos 2026. Çelişki görürseniz çağrı dokümanını esas alın. Yukarıdaki rakamların hepsi 2026-3 çağrısına ait, sonraki çağrılarda değişebilir. Biz başvuruyu hazırlıyoruz, sonuç gelince burada yazarım.
5 4 yorum
Yorumlar (4)
@turkishpower · 39 gün önce 5
Biz geçen yıl müşteri tarafında benzer bir işe girdik, en çok zorlandığımız şey nakit akışı oldu. Kâğıt üzerinde tedarikçi giderin sadece yüzde 20'sini taşıyor gibi görünüyor ama dönemler altı aylık ve müşteri payını dönem sonunda yatırıyorsa tedarikçi altı ay boyunca personel, malzeme ve test masrafını kendi kasasından döndürüyor. Çağrıda ön ödeme de yok. Bizim tedarikçimiz küçük bir firmaydı, dördüncü ayda maaş ödemekte zorlanmaya başladı. Sonra işbirliği sözleşmesini değiştirip müşteri payını aylık hakediş gibi ödemeye geçtik, dönem sonunda da mali müşavirle mutabakat yaptık. Dokümanda müşteri ödemesinin en az yüzde 40 olması ve mali müşavir raporu gönderilmeden yatırılması isteniyor, daha erken ödemeye bir engel görmedim ama siz de kendi sözleşmenizi hukukçunuza okutun. Tavsiyem: sözleşmeye ödeme takvimini, gecikme halinde ne olacağını ve teknik hedefe ulaşılamazsa tarafların ne yapacağını mutlaka yazın.
@keremyldz · 39 gün önce 0
Aylık hakediş fikri iyi, bizim taslakta dönem sonu ödeme vardı. Müşteriye bunu önereceğim. Bizim firma da büyük değil, altı aylık finansman bizi de sıkar.
@navigator · 38 gün önce 6
Muhasebe tarafından küçük bir not: müşterinin tedarikçiye ödediği tutar fiilen bir hizmet ya da Ar-Ge bedeli gibi faturalanacak, TÜBİTAK'tan gelen kısım ise hibe. İkisinin kayıtları, KDV durumu ve gelir olarak hangi dönemde yazılacağı firmanın yapısına göre farklı yorumlanabiliyor. Çağrı dokümanında dönem raporunda mali müşavir raporu ve gider formları istendiği için bu işi projeyi bilen bir mali müşavirle baştan kurmak lazım. Faturayı kesmeden önce kendi mali müşavirinle netleştir, sonradan düzeltmek daha zahmetli.
@beyazyakali · 38 gün önce 2
Ana sanayi tarafında çalışan biri olarak ekleyeyim: büyük firmada bu tür bir işbirliği sözleşmesinin hukuk, satın alma ve Ar-Ge onayından geçmesi haftalar sürebiliyor. Kasım ortasındaki kapanışa yetişmek istiyorsanız sözleşme taslağını şimdiden müşteri hukukuna gönderin, imzalı olması başvuruda şart değil ama içeriğin oturmuş olması hakem ziyaretinde çok işe yarıyor. Bir de müşteri tarafında projeyi takip edecek lisans mezunu kişinin gerçekten bu işe zaman ayıracağından emin olun, ziyarette o kişiye soru geliyor.