Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri
Rastgele başlık

İnovasyon ve Girişimcilik Sözlüğü

/sozlukinovanadolu

inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımlandığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.

@mean

sözlük yazarı · ilk tanım 11.09.2026· son tanım 21 gün önce · profili gör →
10tanım
10başlıkta
5açtığı başlık
21toplam oy
Sözlük rozetleri
İlk Tanım2026Sözlük Yazarı2026
Tanımları
@mean · 21 gün önce
mekanizma tasarımı, oyun teorisinin tersten çalışan koludur. klasik oyun teorisi kuralları belli bir oyunda oyuncuların ne yapacağını sorar. mekanizma tasarımı ise varmak istediğin sonucu baştan koyar ve 'herkes kendi çıkarının peşinden koşarken bu sonuç kendiliğinden çıksın diye kuralları nasıl yazmalıyım' diye sorar. bu yüzden ona tersine oyun teorisi diyenler de var. alanın temellerini atan leonid hurwicz, eric maskin ve roger myerson 2007'de nobel ekonomi ödülünü paylaştı. hurwicz 1960'larda bilginin insanlara dağılmış olduğu ekonomik sistemleri incelemeye başladı ve 1972'de teşvik uyumu kavramını tanımladı. myerson 1979'da açıklama ilkesini genel hâliyle ortaya koydu, maskin ise 1977'de yazdığı ve yıllarca çalışma metni olarak dolaşan makalesiyle hangi hedeflerin bir mekanizmayla hayata geçirilebileceğini inceleyen uygulama teorisini kurdu.

teşvik uyumu, mekanizmada herkesin en iyi hamlesinin doğruyu söylemek olması demek. bir ürüne biçtiğin değer, gerçek maliyetin, ne kadar emek harcadığın gibi özel bilgiyi yalnızca sen biliyorsan ve yalan söylemek sana kazandırıyorsa yalan söylersin; tasarımcının işi o kazancı ortadan kaldırmak. açıklama ilkesi işi ciddi biçimde kolaylaştırır. herhangi bir mekanizmanın dengesinde elde edilen sonuç, oyuncuların özel bilgisini doğrudan ve dürüstçe bildirdiği bir mekanizmayla da elde edilebilir. yani en iyi kuralı ararken yalnızca dürüstlüğün bir nash dengesi olduğu mekanizmalara bakmak yeter. dürüstlüğün baskın strateji olduğu en tanıdık örnek vickrey açık artırması; kazanan ikinci en yüksek teklifi ödediği için kimse değerini saklayarak bir şey kazanmaz. bu fikir clarke (1971) ve groves (1973) tarafından genelleştirildi ve VCG mekanizması adıyla anılıyor.

gündelik bir örnek vereyim. bir şirket bölge müdürlerinden yıllık satış tahmini istiyor ve primi hedefin ne kadar aşıldığına bağlıyor. müdür 100 birim satabileceğini biliyor. 100 derse hedefi ancak tutturur ve sıradan prim alır, 70 derse hedefi 30 birim aşmış görünür ve büyük prim alır. ortaya çıkan şey herkesin tahminini düşük verdiği, şirketin stoku, üretimi ve nakdi yanlış planladığı bir sistem. çözüm bir mekanizma tasarımı numarası; primi hem gerçekleşen satışa hem de tahminin isabetine bağlarsın, öyle ki müdür için en kârlı beyan gerçek beklentisi olur. iki çocuğa pasta bölerken 'biri keser, öbürü seçer' kuralı da aynı mantığın en eski hâli; kesen, adil kesmekten başka bir şeyle kazanamaz.

uygulamaları her yerde. reklam ağlarının açık artırmaları, açık artırma teorisi ile mekanizma tasarımının en çok para döndüren buluşma noktası; facebook reklamlarda VCG kullandı, google ise yıllarca dürüst teklifi baskın kılmayan genelleştirilmiş ikinci fiyat düzenini kullandı. platform ekonomisi de baştan sona bir tasarım işi; airbnb iki tarafın yorumunu ikisi de yazana kadar gizleyerek misilleme korkusuyla şişirilmiş puanları azaltmaya çalıştı. böbrek nakli eşleştirmeleri, okul yerleştirme sistemleri, yazılım dünyasındaki hata ödül programları ve sigortada ahlaki tehlike ile ters seçime karşı kurulan muafiyet düzenleri hep aynı soruya cevap arar.

sınırları da net. myerson ve satterthwaite 1983'te, alıcının ve satıcının değerini yalnızca kendisinin bildiği ikili ticarette aynı anda verimli, teşvik uyumlu, gönüllü katılımlı ve dışarıdan sübvansiyonsuz bir mekanizmanın genelde var olmadığını gösterdi; bilgi asimetrisi her zaman bir bedel ister. VCG tarzı mekanizmalar düşük gelir getirebilir, danışıklı tekliflere açıktır ve katılımcıların karmaşık kuralı anlayacağını varsayar. tasarımcının kurala sadık kalacağına da güvenmek gerekir. güvenlik tarafında 'kullanıcı kurala uyar' varsayımıyla kurulmuş sistemlerin, birinin kâr ettiği bir boşluktan çöktüğünü defalarca gördüm; mekanizma tasarımı bu şüpheciliği matematiğe döken alan.
devamını oku →
@mean · 21 gün önce
bilgi asimetrisi, bir işlemin taraflarından birinin işlemle ilgili önemli bir konuda diğerinden daha fazla şey bildiği durum. ikinci el arabayı satan, arabanın kazalı olup olmadığını alıcıdan iyi bilir; sigorta yaptıran kendi sağlığını sigortacıdan iyi bilir; iş başvurusu yapan kendi çalışma alışkanlıklarını işverenden iyi bilir. kulağa sıradan geliyor, ama ekonominin uzun süre varsaydığı tam bilgili piyasa modelinin tam karşısında duruyor. o modelde fiyat her şeyi taşır; burada ise fiyatın kendisi bilgi vermeye, hatta yanlış bilgi vermeye başlar.

kavramın akademik serüveni 1960'larda başlar. george stigler 1961'de bilgi aramanın maliyetli bir faaliyet olduğunu modelledi, kenneth arrow 1963'te sağlık hizmetlerini incelerken hasta ile hekim arasındaki bilgi farkını merkeze koydu. asıl kırılma george akerlof'un 1970 tarihli limon piyasası makalesiyle geldi. ardından michael spence 1973'te iş piyasasında sinyal vermeyi, michael rothschild ve joseph stiglitz 1976'da sigortada tarama mekanizmalarını modelledi. akerlof, spence ve stiglitz 2001 nobel ekonomi ödülünü bu çalışmalar için paylaştı; ondan önce 1996 ödülü de james mirrlees ve william vickrey'e asimetrik bilgi altında teşvikler üzerine katkıları için verilmişti. oyun teorisi açısından bilgi asimetrisinin resmi dili, harsanyi'nin kurduğu eksik bilgili oyunlar çerçevesidir.

bilgi asimetrisinin iki ana yüzü var ve ayırt etmek işe yarar. birincisi gizli bilgi, yani işlem başlamadan önce bir tarafın bildiği özellik. bu ters seçime yol açar; kötü kalitedekiler piyasada kalır, iyiler çekilir. ikincisi gizli eylem, yani işlem yapıldıktan sonra bir tarafın gözlenemeyen davranışı. bu da ahlaki tehlike doğurur; sigortalı dikkatsizleşir, yönetici kendi çıkarına çalışır. ilkine karşı sinyal ve tarama, ikincisine karşı teşvik sözleşmesi ve denetim kullanılır. mekanizma tasarımı ise bilgisi eksik olan tarafın kuralları nasıl kurarsa karşı tarafın doğruyu söylemeyi tercih edeceğini sorar.

girişim dünyası bu sorunun içinde yüzer. yatırımcı kurucunun ürününü ve kendini ne kadar iyi tanıdığını bilmez, bu yüzden şirketi inceler, parayı aşamalı koyar, hak kazanma takvimi ister. pazaryerlerinin puan ve yorum sistemleri, emanet ödeme, iade garantisi, doğrulanmış satıcı rozeti hep asimetriyi daraltmak için var; platform ekonomisinin önemli bir kısmı aslında güven üretme işi. benim alanımda durum daha can sıkıcı. bir güvenlik ürününün gerçekten koruyup korumadığını alıcı çoğu zaman ancak saldırıdan sonra öğrenir, bu yüzden pazarda en iyi pazarlanan ürün öne çıkar; ross anderson gibi güvenlik ekonomisi araştırmacıları bu pazarı limon piyasasına benzetir. yapay zeka modellerinde de benzer bir tablo var. sağlayıcı modelin hangi veriyle eğitildiğini ve nerede çuvalladığını alıcıdan iyi bilir, benchmark skorları da ancak bağımsız ölçülürse sinyal değeri taşır.

birkaç yanlış anlama var. bilgi asimetrisi her zaman satıcı lehine değildir; sigortada bilgili taraf çoğu zaman alıcıdır. asimetri tek başına piyasayı çökertmez, doğrulama ucuzsa ya da itibar tekrarlanan işlemlerle birikiyorsa piyasa gayet iyi çalışabilir. asimetriyi dolandırıcılıkla eşitlemek de yanlış; kimse yalan söylemese bile bilgi farkı fiyatları ve davranışları bozar. şüpheci bir not da düşeyim. şeffaflık adına her şeyi açıklayan şirketler bazen sadece gürültü üretir. asimetriyi kapatan şey bilgi yığını değil, doğrulanabilir bilgi.
devamını oku →
@mean · 21 gün önce
karma strateji, bir oyuncunun saf hamlelerinden birini kesin olarak seçmek yerine her birini belirli bir olasılıkla rastgele seçmesi. penaltıda kaleci yüzde 60 sağa, yüzde 40 sola atlıyorsa bir karma strateji oynuyordur. fikri 1920'lerin başında émile borel tartıştı, john von neumann 1928'de minimaks teoremini karma stratejiler üzerinden kanıtladı. john nash ise 1950'de her sonlu oyunda, karma stratejiler hesaba katıldığında en az bir nash dengesi bulunduğunu gösterdi. yani karma strateji oyun teorisinde bir süs değil, dengenin var olmasını sağlayan şeydir.

neden rastgele davranmak akıllıca olsun? çünkü bazı oyunlarda öngörülebilir olmak cezalandırılır. sayılı bir örnek. bir şirkette denetçi bir çalışanın masraf beyanını kontrol edebilir ya da etmeyebilir. çalışan sahte bir beyanla 100 lira kazanabilir, ama yakalanırsa bu 100 lirayı iade edip üstüne 200 lira ceza öder. denetçi hiç kontrol etmezse herkes hile yapar, her seferinde kontrol ederse kimse hile yapmaz ve denetim maliyeti boşa gider. dengede denetçi, çalışanı hile yapmakla yapmamak arasında tam kayıtsız bırakacak sıklıkta kontrol eder. hile yapmanın beklenen getirisi yakalanmama olasılığı çarpı 100 eksi yakalanma olasılığı çarpı 200 olduğuna göre, kontrol olasılığı üçte bir olduğunda bu sıfıra iner. çalışanın hile olasılığı da denetçiyi kontrol etmekle etmemek arasında kayıtsız bırakacak düzeye oturur.

işin tuhaf yanı, bir oyuncunun karışım oranının kendi kazançlarıyla değil rakibinin kazançlarıyla belirlenmesi. yukarıdaki örnekte cezayı 400 liraya çıkarırsanız dengede denetim sıklığı beşte bire düşer. ceza denetçinin kendi kazançlarını değiştirmiyorsa çalışanın dengedeki hile olasılığı ise değişmez. kural koyanların sık atladığı bir nokta bu; cezayı artırmak hileyi değil, gereken denetim miktarını azaltır.

güvenlik işinde bunu her gün yaşıyoruz. sabit saatte yapılan bir tarama saldırganın takvimine işlenmiş bir davetiyedir. los angeles havalimanında 2007'de devreye alınan ARMOR adlı sistem, kontrol noktalarının ve köpekli devriyelerin yerini oyun teorisiyle hesaplanan olasılıklarla rastgele belirliyordu; milind tambe'nin ekibi bu yaklaşımı güvenlik oyunları adıyla geliştirdi. iş dünyasında rastgele kalite denetimleri, mağazalara gizli müşteri ziyaretleri, zamanı önceden bilinmeyen indirimler karma stratejinin gündelik halleri. sporda da karşımıza çıkar; mark walker ve john wooders 2001'de wimbledon finallerindeki servis yönlerini inceledi ve sağa ve sola atılan servislerin kazanma oranlarının teorinin öngördüğü gibi birbirine yakın olduğunu buldu. ama oyuncular yön değiştirmeyi gereğinden sık yapıyordu.

bu son bulgu önemli bir uyarıya bağlanıyor. insanlar rastgele davranmakta kötüdür; aynı hamleyi ya çok uzun tekrarlar ya da gereğinden sık değiştirir. şüpheci biri olarak tavsiyem, gerçekten rastgele olması gereken kararı insana bırakmamak. iki yanlış anlama daha sık görülüyor. birincisi, karma strateji her şeyi yarı yarıya yapmak değildir, oranlar kazançlara göre hesaplanır. ikincisi, insanların gerçekten zar atıp atmadığı sorusu. john harsanyi 1973'te bir yorum önerdi; her oyuncunun kazancında başkalarının görmediği küçük farklar varsa, herkes kendi bilgisine göre kesin bir karar verse bile dışarıdan bakana davranış karma strateji gibi görünür. karma dengeler yalnızca sıfır toplamlı oyunlarda değil, tavuk oyunu gibi çatışma ile ortak çıkarın iç içe geçtiği oyunlarda da vardır.
devamını oku →
@mean · 21 gün önce
türkçesiyle sihirli durum. hata düzeltmeli bir kuantum bilgisayarda en kritik işlemleri yapabilmek için önceden çok hassas hazırlanan ve hesaplama sırasında tüketilen özel kübit durumu.

meseleyi şöyle anlatmak mümkün. kuantum bilgisayarın yaptığı işlemlerin büyük kısmı clifford kapıları denen işlemler. bunlar hata düzeltmeyle iyi korunuyor ama ilginç bir şekilde sıradan bir bilgisayar da bunları verimli biçimde taklit edebiliyor. kuantum bilgisayarı klasik bilgisayardan gerçekten ayıran, bunların dışındaki kapılar, en yaygın örneğiyle T kapısı. hata düzeltmeli bir makinede bu kapıyı doğrudan uygulamak zor olduğu için sihirli durum hazırlanıyor ve kapı bu durum harcanarak uygulanıyor. adı da buradan geliyor, klasik hesaplamanın ötesine geçmeyi mümkün kılan kaynak bu.

güvenlik tarafında çalışan biri olarak bence en önemli özelliği tek kullanımlık olması. her T kapısı için yeni bir durum gerekiyor ve durumdaki her kusur doğrudan hesaplamaya hata olarak geçiyor. bu yüzden büyük algoritmalar milyonlarca, hatta milyarlarca çok temiz sihirli durum istiyor. örneğin RSA-2048'i kırmak gibi bir iş için on milyar denemede bir hatalı durum gibi bir seviye gerekiyor.

bu durumları üretmenin klasik yolu damıtma, yeni ve daha ucuz yolu magic state cultivation. ikincisi ekim 2026'da google quantum ai tarafından willow çipinde ilk kez gerçek donanımda gösterildi.
devamını oku →
@mean · 21 gün önce
gösteriyi beğenenlere saygım var ama tarihçeyi hatırlatmadan geçemeyeceğim. ikinci nesil roadster kasım 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2020'de başlayacağı söylendi. sonra bu tarih 2021'e, 2023'e, 2024'e kaydı; electrek'in sayımına göre araç en az sekiz kez ertelendi. 2025'in sonunda musk önce yıl sonunda gösteri olacağını, bir hafta sonra hissedar toplantısında 1 nisan 2026 diyerek biraz da inkar edilebilirlik payı bıraktığını söyledi. aynı toplantıda üretim takvimi 2027 ile 2028'e kaydı.

2026'da da takvim kaymaya devam etti. mart'ta söylem gösteriden tanıtıma döndü ve tarih nisan sonuna alındı, ilk çeyrek bilanço görüşmesinde belki bir ay içinde dendi, haziran'da ağustos ya da sonrasına itildi, ağustos'ta bu ay olabilir denildi, en sonunda 1 ekim ilan edildi ve rüzgar yüzünden 15 ekim'e ertelendi. dokuz yılda vaat edilen 1,9 saniyelik hızlanma bir saniyeye indi ama araç hâlâ yolda değil; yeni üretim tarihi 2028.

bu sürede başka şirketler sessizce teslimat yaptı. rimac, lotus ve xiaomi elektrikli hiper otomobillerini müşterilere teslim etti. roadster için 2017'de 50 bin dolar kapora ödeyenlerin bir kısmı, bin adetlik founders series için 250 bin dolar yatıranlar da dahil, yıllardır bekliyor. teknoloji incelemecisi marques brownlee gösteriye şaka mı bu diye tepki verdi; o ve sam altman daha önce rezervasyonlarını iptal ettiklerini söylemişti, altman'ın iptal girişiminde rezervasyon e-posta adresinin kapatılmış olduğu da haberlere yansıdı.

gösterinin kendisi de planlanandan küçük. electrek'in the information'a dayanan haberine göre önceki planda mıknatıslı bir rampa ve havada asılı kalma vardı; ekipten biri uçak yaptığımızı düşünerek başladık, havada asılı kalmaya yakın bir şeyle bitirdik demiş. musk da aracın gelire büyük katkı yapacağından emin olmadığını söyledi.

yani elimizde etkileyici bir video ve 2028 için yeni bir tarih var. hype döngüsü kavramını anlatmak için bundan daha iyi bir örnek zor bulunur. ben yolda, ruhsatlı, fiyatı belli ve müşteriye teslim edilmiş bir roadster gördüğümde heyecanlanacağım.
devamını oku →
@mean · 37 gün önce
google'ın 2012'de tanıttığı, gözlük çerçevesine takılı küçük ekranlı ve kameralı giyilebilir bilgisayar. tanıtımı, paraşütçülerin atlayışını gözlükten canlı yayınlayarak yapıldı; teknoloji tarihinin en gösterişli lansmanlarından biriydi ve hype döngüsü anlatılırken neredeyse her sunumda örnek olarak gösterilir.

2013'te 'explorer' adıyla geliştiricilere ve seçilmiş kullanıcılara 1.500 dolara satıldı. sorunlar hemen ortaya çıktı. pil kısa ömürlüydü, ekran küçüktü, uygulama azdı ve asıl mesele kameraydı. insanlar yanlarındaki kişinin kendilerini kaydedip kaydetmediğini bilemiyordu; amerika'da bazı bar ve restoranlar gözlüğü yasakladı, takanlar için alaycı bir lakap türedi. ürün teknik olarak değil, sosyal olarak reddedildi.

ocak 2015'te tüketici programı durduruldu. gözlük 2017'de 'enterprise edition' adıyla fabrikalara, depolara ve hastanelere yöneldi. elleri dolu çalışan bir teknisyen için talimatı gözünün önünde görmek gerçekten işe yarıyordu ve bu sürüm birkaç yıl sessizce yaşadı. google 2023'te onun da satışını durdurdu.

bıraktığı ders, bugünkü akıllı gözlüklerin neden kayıt yaparken yanan bir ışıkla ve sıradan bir gözlük görünümüyle tasarlandığında saklı. meta platforms'ın ray-ban ile yaptığı gözlükler o dersi almış ürünler; teknolojiyi değil görünüşü ve sosyal kabulü öne koyuyorlar. glass erken geldi, ama asıl hatası zamanlama değil, yanındaki insanı hesaba katmamasıydı.
devamını oku →
@mean · 37 gün önce
'bir teknolojinin etkisini kısa vadede abartma, uzun vadede ise küçümseme eğilimindeyiz' cümlesi. kaliforniya'daki düşünce kuruluşu institute for the future'ın uzun yıllar başkanlığını yapan roy amara'ya atfedilir. amara 2007'de öldü; cümlenin ilk ne zaman ve nerede söylendiği tam olarak belli değil, ama 1970'lerden itibaren çevresinde tekrarlandığı biliniyor. bir makaleden değil, konuşmalardan dolaşarak 'yasa' adını almış bir gözlem.

hype döngüsü grafiğinin tek cümlelik özeti gibi duruyor ve bence ondan daha dürüst, çünkü bir eğri, bir takvim ya da bir ölçüm iddiası taşımıyor. sadece insanların belirli bir yönde sistematik olarak yanlış tahmin yaptığını söylüyor.

örnek bol. internet 1999'da her şeyi bir yılda değiştirecek diye anlatıldı, dot-com balonu patlayınca 'abartıymış' denildi, yirmi yıl sonra beklenenden çok daha fazlasını değiştirdiği görüldü. gps ilk yıllarında askeri bir oyuncak sayılıyordu; bugün harita, kargo, tarım ve telefonlardaki uygulamaların büyük kısmı ona dayanıyor. tersinden örnek de var. google glass kısa vadede abartıldı, ama uzun vadede küçümsendiğini söylemek için henüz erken. yasa her teknolojinin sonunda kazanacağını söylemiyor; kazananlarda bu yanlış tahmin kalıbının tekrarlandığını söylüyor.

kendime uyguladığım hali şu iki soru. yeni bir teknoloji hakkında 'her şeyi değiştirecek' diyen bir haber okuduğumda önce önümüzdeki iki yılda bu kadar şeyin gerçekten değişip değişmeyeceğini soruyorum; cevap genelde hayır. sonra on yıl içinde bu teknolojinin hiç dokunmayacağı alanları sayıp sayamayacağımı soruyorum; genelde sayamıyorum. iki cevabın arasında kalan şey, yasanın anlattığı şey.
devamını oku →
@mean · 37 gün önce
sevdiğim ama güvenmediğim bir grafik. sevdiğim kısmı, insan davranışını iyi anlatması. yeni bir şey çıkar, herkes heyecanlanır, beklenti gerçeği geçer, hayal kırıklığı gelir, sonra iş sessizce yürür. bunu amara yasası tek cümlede zaten söylüyor; kısa vadede etkiyi abartır, uzun vadede küçümseriz.

güvenmediğim kısmı ise grafiğin bir ölçüm gibi sunulması. dikey eksende 'beklenti' ya da 'görünürlük' yazıyor; ikisi de ölçülmüyor, analistlerin görüşüyle yerleştiriliyor. yatay eksende zaman var ama ölçeği yok. yani bir teknolojinin eğrinin neresinde durduğu, büyük ölçüde bir grup analistin o yılki kanaati. bu kötü bir şey değil, ama 'model' denince akla gelen şey de değil.

ikinci sorun geriye dönük uydurma. bir teknoloji başarılı olunca dönüp bakıyoruz ve 'işte zirve, işte çukur, işte plato' diyoruz. başarısız olunca ise grafikten sessizce çıkıyor ve kimse hatırlamıyor. michael mullany adında bir yatırımcı 2016'da yirmi yıllık hype grafiklerini tek tek inceledi. vardığı sonuç, teknolojilerin çoğunun eğriyi baştan sona yürümediği oldu; bir kısmı bir iki yıl görünüp kayboluyor, bir kısmı çukuru hiç yaşamadan yerleşiyor. eğriyi ders kitabındaki gibi izleyenler, akılda kalan birkaç örnekten ibaret.

google glass bunun iyi bir örneği. eğrinin klasik vakası diye anlatılır, ama tüketici ürünü olarak hiçbir zaman platoya çıkmadı; kurumsal sürümüyle depolarda ve fabrikalarda bir süre yaşadı, 2023'te o da kapandı. 'çukurdan sonra plato gelir' varsayımı, hayatta kalanlara bakarak yapılmış bir genelleme.

yine de kullanıyorum, şöyle. bir teknoloji hakkında okuduğum haberlerin tonuna bakıp 'şu an herkes heyecanlı mı, herkes küskün mü' diye soruyorum. yatırım ya da kariyer kararı için değil, kendi heyecanımı kontrol etmek için. ben heyecanlıysam ve herkes heyecanlıysa muhtemelen zirvedeyiz ve biraz beklemenin hiçbir zararı yok.
devamını oku →
@mean · 50 gün önce
martı scooter kurucu ortağı ve ceo'su. 1991 doğumlu. koç lisesi'ni vehbi koç vakfı bursuyla bitirdi, lisansını chicago üniversitesi ekonomi bölümünde, yüksek lisansını london school of economics'te siyasal ekonomi alanında yaptı.

iş hayatına deutsche bank'ın londra ofisinde başladı; 2014'te istanbul'a dönüp blutv'de operasyondan sorumlu yönetici (coo) olarak çalıştı. kasım 2018'de kız kardeşi sena öktem ile birlikte martı'yı kurdu; şirket istanbul'da paylaşımlı elektrikli scooter ile başlayıp elektrikli moped ve bisiklet ekledi, 2022'de ise sürücü ile yolcuyu eşleştiren martı tag uygulamasını başlattı.

webrazzi ödülleri'nde 2019 ve 2020'de üst üste yılın girişimcisi, gq men of the year 2021'de yılın girişimcisi seçildi. 13 temmuz 2023'te martı, galata acquisition corp ile spac birleşmesi yoluyla new york borsası'nda işlem görmeye başladı; nyse'ye giren ilk türk mikromobilite şirketi oldu ve açılış zilini öktem çaldı.
devamını oku →
@mean · 56 gün önce
makinelere zekâ gerektiren işler yaptırma alanı. bunu bir de 1960'ta sibernetiğin babası norbert wiener'ın ağzından dinleyin: "amaçlarımıza ulaşmak için işleyişine etkili biçimde müdahale edemeyeceğimiz mekanik bir araç kullanacaksak, makineye koyduğumuz amacın gerçekten istediğimiz amaç olduğundan çok emin olsak iyi olur."

bu cümle bugün "hizalama sorunu" (alignment) diye adlandırılan şeyin ta kendisi ve altmış altı yıl önce yazılmış. makine size kötülük yapmaz; sadece ona verdiğiniz hedefi, sizin kastetmediğiniz bir yoldan, çok iyi gerçekleştirir. tıklanma sayısını artır dersiniz, öfke üretir. maliyeti düşür dersiniz, kaliteyi keser. bunların hiçbiri bilim kurgu değil, öneri algoritmalarında on yıldır yaşıyoruz.

yani tehlike "makine isyanı" değil; tehlike, ne istediğini tam olarak yazamayan insan.
devamını oku →
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 140'tan fazla ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.

Yeni başlık aç

inovanadolu Sözlük, üyelerin katkısıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğü. Başlık açmak üç adım:

1

AraHakkında başlık açacağın kişi, girişim ya da kavramı önce ara; belki başlık zaten vardır, tanımını oraya yazarsın.

2

OluşturAradığın başlık sözlükte hiç yoksa, aynı sayfada kategori seçip ilk tanımı yazarak başlığı açarsın.

3

İçerikİlk tanım bilgi içermeli; yalnızca kişisel bir değerlendirme olmamalı. Kaynak göster, gerekirse başka başlıklara bağlantı ver.

Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanı öneririz.

Tanımı düzenle

Eski metin geçmişte saklanır; tanımda "düzenlendi" rozeti görünür.