Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri

İnovasyon Haberleri

/haber

Türkiye'den ve Dünya'dan Güncel İnovasyon, Girişimcilik ve Teknoloji Haberleri

#i̇novasyon haberleri akışına dön
@adavapuru · 18 gün önce nasa.gov ↗

NASA PRIMA Uzak Kızılötesi Teleskobu Seçildi: Probe Explorers Sınıfının İlk Görevi 2033'e Hedefleniyor

NASA 23 Eylül 2026'da yaptığı duyuruyla PRIMA (PRobe far-Infrared Mission for Astrophysics) adlı uzak kızılötesi teleskobu, yeni kurduğu Probe Explorers sınıfının ilk görevi olarak seçti ve projeyi Phase B, yani ön tasarım aşamasına geçirdi. Yaklaşık 1,8 metre (5,9 feet) çaplı aynaya sahip olacak teleskobun fırlatılması 2033 için hedefleniyor, planlanan görev süresi beş yıl. Proje maliyeti, fırlatma ve proje dışı giderler hariç 1,2 milyar dolarla sınırlandırılmış durumda.

Uzak kızılötesi, gökbilimin en az gözlenen bölgelerinden biri. Bu dalga boylarında evrendeki toz ve soğuk gaz parlıyor, ama atmosfer bu ışığın büyük kısmını yuttuğu için yerden gözlem neredeyse imkansız. PRIMA'nın görevi tam da bu boşluğu kapatmak: NASA'ya göre teleskop, James Webb gibi kızılötesi gözlemevleri ile radyo teleskopları arasındaki aralığı dolduracak derin ve hassas taramalar yapacak. Bilimsel hedefler arasında güneş sistemi dışındaki gezegenlerin kökeni, galaksilerin ve merkezlerindeki kara deliklerin büyümesi ile kozmik tarih boyunca toz ve ağır elementlerin birikmesi var.

Görevi NASA'nın Güney Kaliforniya'daki Jet Propulsion Laboratory'si yönetiyor; Goddard ve Marshall uzay uçuş merkezleri de projede yer alıyor. Uluslararası ortak listesi kalabalık: Fransa'dan CNES, İtalya'dan ASI, Almanya'dan DLR, Kanada Uzay Ajansı, Güney Kore'den KASI ve KASA, Japonya'dan JAXA ve Birleşik Krallık Uzay Ajansı. Bu kadar geniş bir ortaklık hem maliyeti paylaştırıyor hem de dedektör ve soğutma gibi zor alt sistemlerde farklı ülkelerin birikimini bir araya getiriyor.

Probe Explorers sınıfı, 1958'den beri süren ve 100'ü aşkın görev çıkarmış Explorers programının yeni bir basamağı. Küçük Explorer görevleri ile milyarlarca dolarlık amiral gemisi gözlemevleri arasında orta boy bir kategori olarak düşünülmüş. Bu yaklaşım, her on yılda bir dev bir teleskop beklemek yerine belirli bir soruya odaklanan, maliyeti tavanlı görevlerle bilim üretmeyi amaçlıyor.

Yine de takvim kesin değil. 2033 hedefi, projenin bir sonraki aşamaya geçip geçmeyeceğine karar verecek onay incelemesine bağlı; uzay teleskoplarında gecikme ve bütçe aşımı da sık görülen bir durum. Türkiye açısından bakınca, bu tür görevlerin verileri genellikle belirli bir süre sonra arşivlere açılıyor; galaksi evrimi ve yıldız oluşumu üzerine çalışan yerli gökbilim grupları için 2030'ların ikinci yarısında ciddi bir veri kaynağı olabilir, tabii teleskop zamanında uçarsa.
2 1 yorum
Yorumlar (1)
@amokachi · 18 gün önce 3
fizik bölümünde ikinci sınıftayım ve astrofizik dersinde hocamız kızılötesi gözlemin neden bu kadar zor olduğunu anlatırken en çok soğutma kısmına takılmıştık. teleskobun kendi ısısı bile ölçmek istediğin sinyali bastırabiliyormuş, o yüzden bu dalga boylarında çalışan aletler aşırı soğuk tutulmak zorunda. haberde maliyet tavanı 1,2 milyar dolar deniyor, bu rakamın ne kadarının dedektör ve soğutma tarafına gideceğini merak ediyorum açıkçası.

bir de şunu fark ettim: ortak listesinde yedi ajans var ama hiçbiri bizden değil. ödtü ve ankara üniversitesi tarafında gözlemsel astrofizik yapan gruplar var, ama bu tür uzay görevlerinde alet ya da yazılım katkısıyla adı geçen bir kurumumuzu pek duymuyoruz. öğrenci olarak beklentim en azından arşiv verisi açıldığında bunu kullanabilecek seviyede yetişmek. bu arada 2033 dediğin bizim nesil için yüksek lisans ya da doktora dönemine denk geliyor, yani bugün python ve veri analizi öğrenen biri o gün bu verilerle tez yazabilir. biraz uzak bir hayal gibi ama programın bu kadar uzun soluklu olması tam da bu yüzden ilgimi çekti.