Daha iyi bir Türkiye mümkün! Türkiye'nin girişimcilik ve inovasyon topluluğu·2018'den beri
Rastgele başlık

İnovasyon ve Girişimcilik Sözlüğü

/sozlukinovanadolu

inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımlandığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.

@navigator

sözlük yazarı · ilk tanım 25.09.2018· son tanım 7 gün önce · profili gör →
438tanım
438başlıkta
434açtığı başlık
72toplam oy
Sözlük rozetleri
İlk Tanım2018Sözlük Yazarı2018Başlık Açıcı2018Sözlük Ustası2018Sözlük Efsanesi2018
Tanımları
@navigator · 7 gün önce
kazananın laneti, değeri herkes için aynı ama kimsenin tam bilmediği bir malın açık artırmasında, kazananın sistematik olarak fazla ödeme eğilimidir. kavramı 1971'de atlantic richfield şirketinde çalışan üç petrol mühendisi, e. c. capen, r. v. clapp ve w. m. campbell, journal of petroleum technology'de yayımladıkları makaleyle adlandırdı. meksika körfezi'ndeki açık deniz petrol sahası ihalelerinden şirketlerin beklenenden düşük getiri elde ettiğini fark etmişlerdi. teorik altyapı robert wilson'ın 1969'daki ortak değerli açık artırma modeline dayanıyor ve açık artırma teorisinin en çok ders veren sonuçlarından biri.

sezgi şöyle. bir sahanın gerçek değeri 10 milyon dolar olsun ama kimse bilmesin. beş şirket kendi jeologlarıyla tahmin yapıyor; tahminler ortalamada doğru, yani bazısı 7, bazısı 13 diyor. herkes kendi tahmini kadar teklif verirse ihaleyi en iyimser tahmini yapan, yani 13 diyen kazanır ve 3 milyon dolar kaybeder. her tahmin tek başına yansız ama tahminlerin en büyüğü yukarı doğru sapmalı. kazanmak kendi başına kötü bir haber taşır; 'ihaleyi aldım' cümlesi aslında 'diğer herkes bu sahaya benden düşük değer biçti' demektir. max bazerman ve william samuelson 1983'te MBA öğrencilerine bozuk para dolu kavanozları açık artırmaya çıkardı; tekliflerin ortalaması kavanozun değerinin altındayken kazanan teklifler ortalamada değerin üstündeydi ve kazananlar para kaybetti. richard thaler bu sonucu 1988'deki anomali yazısında ve 1992'deki 'the winner's curse' kitabında geniş kitlelere taşıdı.

çaresi teklifi bilinçli olarak aşağı çekmek. akılcı bir teklifçi 'bu malın değeri ne' diye değil, 'kazandığım varsayılırsa bu malın değeri ne' diye sorar. rakip sayısı arttıkça kazananın en iyimser kişi olma ihtimali yükselir, dolayısıyla teklif daha da aşağı çekilmelidir. bu açıdan lanet nash dengesinde ortaya çıkan bir şey değil, dengeyi hesaplamamaktan doğan bir hatadır; herkes doğru hesap yapsa kimse ortalamada zarar etmez. kazanma olayının kötü bilgi taşıması, akerlof'un ikinci el araba piyasasındaki ters seçim mantığına da çok benzer ve eksik bilgili oyunların tipik bir sonucudur.

iş dünyasında en pahalı hâli şirket satın almaları. richard roll 1986'da ortaya attığı kibir hipotezinde, birden çok talibin olduğu satın almalarda yöneticilerin hedefi aşırı değerlediğini ve satın alan şirket hissedarlarının sık sık kaybettiğini savundu. danışmanlık yaptığım bir satın almada üç talipli vardı; müşterim kaybettiğinde üzüldü, iki yıl sonra kazanan şirketin değer düşüklüğü kaydettiğini görünce bana teşekkür etti. aynı desen risk sermayesi tarafında talebin çok olduğu sıcak turlarda, spor kulüplerinin serbest oyuncu transferlerinde, frekans ihalelerinde ve halka arzlarda görülür. kamu ihalelerinde ise tersi işler; maliyeti en düşük tahmin eden müteahhit ihaleyi alır ve işi zararına yapar.

sık karıştırılan bir nokta var. kazananın laneti özel değerli mallarda yoktur; bir tabloyu salonuna asmak için alıyorsan ve ona ne kadar değer verdiğini biliyorsan, en fazla heyecana kapılıp fazla ödersin, bu ise açık artırma ateşi denen ayrı bir olgu. ayrıca satıcı malla ilgili bilgiyi açtıkça lanet hafifler; bilgi asimetrisi azalınca alıcılar daha cesur teklif verir ve milgrom ile weber'in bağlantı ilkesine göre bu satıcının ortalama gelirini de artırır. açık artan usul de diğerlerinin ne zaman çekildiğini gösterdiği için laneti, vickrey açık artırması gibi kapalı zarf usullerine göre biraz yumuşatır. oyun teorisi açısından ders basit; kazandığın an, neden kazandığını sor.
devamını oku →
@navigator · 7 gün önce
ters seçim, bilgisi az olan tarafın karşısına, bilgi farkı yüzünden ortalamadan daha kötü işlem ortaklarının toplanması. ingilizcedeki adverse selection karşılığı, bazen olumsuz seçim diye de çevriliyor. sorun işlem yapılmadan önce var olan gizli bilgiden çıkar ve bilgi asimetrisinin en bilinen sonucudur. sözleşme imzalandıktan sonra davranışın değişmesinden doğan ahlaki tehlikeyle sık karıştırılır. kabaca ters seçim 'kim geliyor' sorusudur, ahlaki tehlike 'gelen ne yapıyor' sorusu.

kavramı ekonominin merkezine taşıyan, george akerlof'un 1970'te quarterly journal of economics'te yayımlanan the market for lemons makalesi oldu. amerikan argosunda limon, alır almaz arıza çıkaran araba demek. makale bu dergiden önce üç saygın dergiden geri çevrilmişti, sonunda yazarına 2001 nobel ekonomi ödülünü getirdi. mantığı rakamla anlatayım. ikinci el pazarında arabaların yarısı sağlam, yarısı limon olsun. sağlam arabanın sahibi ona 1 milyon lira değer biçiyor, alıcı 1,2 milyon vermeye razı; limonun sahibi 500 bin diyor, alıcı 600 bin. alıcı hangisinin hangisi olduğunu ayırt edemiyorsa ortalamaya, yani en fazla 900 bine razı olur. bu fiyattan sağlam araba sahibi satmaz. pazarda sadece limonlar kalır, alıcılar bunu anlar ve fiyat 600 bine iner. iki taraf da sağlam arabanın el değiştirmesinden kazançlı çıkacakken o işlem hiç gerçekleşmez. bilgi farkı, değer yaratacak ticareti piyasadan siler.

sigortada aynı sarmal ölüm sarmalı adıyla bilinir. sigortacı riskleri ayırt edemeyip ortalama prim koyarsa, kendini sağlıklı bilenler pahalı bulup çekilir, kalanların ortalama riski yükselir, prim artar, bir dilim daha çekilir. bu yüzden sağlık sigortası birçok ülkede ya zorunlu tutulur ya da işveren üzerinden grup halinde satılır; grupta kişi sigortaya sağlığı yüzünden değil işi yüzünden girer. michael rothschild ve joseph stiglitz 1976'da başka bir yol gösterdi. farklı muafiyetli bir poliçe menüsü sunarsan düşük riskliler yüksek muafiyetli ucuz poliçeyi, yüksek riskliler pahalı ama kapsamlı olanı kendileri seçer. kredide de benzer bir tuzak var; stiglitz ve andrew weiss 1981'de faizi yükselten bankanın en riskli borçluları çektiğini, bu yüzden bankaların faizi artırmak yerine krediyi kısmayı seçebildiğini gösterdi. sigorta teknolojileri girişimlerinin telematik cihazlarla risk ölçme hevesi de özünde ters seçimle kavga.

bizde ikinci el araç piyasası bu sorunu kendi yöntemleriyle yamar. ekspertiz raporu, sigorta hasar kaydı sorgusu, galeri garantisi, 'boyasız değişensiz' ilanları hep alıcının bilgi açığını kapatmaya yönelik. satıcının ekspertizi kendi cebinden yaptırması ya da garanti vermesi ise sinyal verme örneği, çünkü limon sahibi aynı garantiyi vermeye yanaşmaz. girişim finansmanında da durum farklı değil. iyi giden şirketler yatırımcı seçebilir, her kapıyı çalıp her şartı kabul eden şirket ise yatırımcının gözünde bir uyarı ışığıdır. şirketler gönüllü ayrılma paketi açtığında önce en kolay iş bulacak olanların, yani çoğu zaman en iyi çalışanların gitmesi de bir ters seçim hikayesi. kendi danışmanlık işimde bunu en çok kredi tarafında görüyorum; en yüksek faize hiç pazarlık etmeden tamam diyen müşteri, bankanın en çok çekindiği müşteri oluyor.

sık yapılan yanlış, ters seçimi kötü niyetle açıklamak. kimse yalan söylemese de, herkes kendi bildiğine göre katılma kararı verdiği için havuz bozulur. bir diğeri, her bilgi farkının pazarı çökerteceğini sanmak; itibar, garanti, zorunlu katılım ve tarama araçları çoğu piyasayı ayakta tutar. oyun teorisi tarafında ters seçim, doğanın oyunculara tip dağıttığı eksik bilgili oyunlar ile modellenir, çözümleri de mekanizma tasarımının konusudur.
devamını oku →
@navigator · 7 gün önce
baskın strateji, rakipler ne yaparsa yapsın bir oyuncuya öteki hamlelerinden daha iyi sonuç veren hamle. rakip a'yı seçse de b'yi seçse de senin x hamlen y'den daha çok kazandırıyorsa x baskın, y ise baskılanmış stratejidir. kesin baskınlıkta hamle her durumda daha iyidir. zayıf baskınlıkta ise hiçbir durumda daha kötü değildir ve en az bir durumda daha iyidir. kavram oyun teorisinin en sezgisel araçlarından biridir ve bir oyunu çözerken bakılacak ilk yerdir. baskın bir hamlen varsa rakibinin ne düşündüğünü tahmin etmene gerek kalmaz.

finans ve şirket kuruluşu işleriyle uğraşırken en net örneği ihale dosyalarında görüyorum. vickrey açık artırmasında, yani kapalı zarfla teklif verilip kazananın ikinci en yüksek teklifi ödediği ihalede, mala biçtiğin gerçek değeri yazmak baskın stratejidir. sayılarla bakalım. bir makine senin için 100 bin lira değerinde. 120 bin yazarsan ve ikinci en yüksek teklif 110 bin ise kazanır, 110 bin öder ve 10 bin zarar edersin; 100 bin yazsaydın kaybederdin ama zarar etmezdin. 80 bin yazarsan ve ikinci teklif 90 bin ise ihaleyi kaçırırsın, oysa 100 bin yazsan 90 bin ödeyip 10 bin kâr edecektin. hangi senaryoyu denersen dene, gerçek değeri yazmak hiçbir durumda daha kötü sonuç vermez. william vickrey bunu 1961'de gösterdi ve 1996'da nobel ekonomi ödülünü aldı.

mahkum ikilemi baskın stratejinin en ünlü vitrinidir. iki şüpheliden her biri için itiraf etmek, öteki ne yaparsa yapsın daha kısa ceza getirir. ikisi de baskın stratejisini oynar ve ikisi birden susmuş olsalardı alacaklarından daha ağır ceza alırlar. buradan çıkan ders açık; bireysel olarak tartışmasız doğru olan hamle toplu olarak kötü bir sonuç doğurabilir. herkesin baskın strateji oynadığı sonuç bir nash dengesidir ama pareto optimalliği garantisi taşımaz.

çoğu oyunda baskın strateji yoktur, ama baskılanmış hamleleri elemek yine işe yarar. yinelemeli eleme denilen yöntemde önce kimsenin akıllıca oynamayacağı hamleler çıkarılır, sonra rakibin de bunu bildiği varsayılarak kalan seçeneklere yeniden bakılır. ortalamanın üçte ikisini tahmin etme oyunu bunun güzel bir sınavıdır. herkes 0 ile 100 arasında bir sayı yazar ve ortalamanın üçte ikisine en yakın olan kazanır. 67'nin üstü baskılanmıştır; herkes bunu bilirse 45'in üstü de elenir ve zincir sıfıra kadar iner. rosemarie nagel'in 1995'te yayımladığı deneylerde katılımcılar sıfıra gitmedi, çoğu bir iki adım düşünüp durdu. yani teoride doğru olan hamle, rakiplerin ne kadar ileri düşündüğünü hesaba katmadan pratikte kazandırmaz.

girişimcilikte baskın strateji düşüncesi en çok fiyatlama ve ürün kararlarında işe yarar. müşterine iyi hizmet vermek, rakip fiyat kırsa da kırmasa da sana kazandırıyorsa bu baskın bir hamledir ve rakip analizi için saatler harcamana gerek yoktur. ama dikkat; tablodaki kazançlar gerçeği yansıtmıyorsa baskınlık da yanıltır. birçok kişi uzun vadeli etkileri, yani tekrarlanan oyunlarda itibarın değerini hesaba katmadığı için kısa vadeli bir hamleyi baskın sanır. tek seferlik bir alışverişte müşteriyi kazıklamak baskın görünebilir, aynı müşteri her ay geliyorsa artık değildir. vergi danışmanlığında da sık gördüğüm bir şey bu; bu yıl kâr gösteren kestirme yol, gelecek yılların denetim riskini tabloya koymayınca cazip görünür.
devamını oku →
@navigator · 2872 gün önce
tesla'nın adını iki kez taşıyan spor otomobili. ilki 2008'de satışa çıkan ve şirketin ürettiği ilk otomobil olan roadster; gövdesi lotus elise üzerine kurulmuştu ve lityum iyon hücrelerden oluşan batarya paketiyle elektrikli bir otomobilin hem hızlı hem de günlük kullanılabilir olabileceğini gösteren ilk örneklerden biri sayılıyor. 2012'ye kadar yaklaşık 2 bin 450 adet üretildi; az sayıda ama etkisi büyük bir araç oldu, çünkü tesla'nın sonraki modellerini finanse edecek güveni bu otomobil yarattı.

ikinci nesil roadster ise kasım 2017'de, tesla semi tır tanıtımının sonunda sürpriz olarak sahneye çıktı. açıklanan rakamlar o güne kadar hiçbir seri üretim otomobilin vaat etmediği türdendi. 0'dan 60 mil hıza 1,9 saniye, 250 mil/saatin üzerinde azami hız, yaklaşık 620 mil yani bin kilometre civarında menzil ve 200 kilovatsaatlik batarya. araç 2+2 koltuklu, çıkarılabilir cam tavanlı bir gran turizmo olarak tasarlandı. taban fiyatı 200 bin dolar açıklandı, bin adetle sınırlı founders series için 250 bin dolar isteniyor, üretimin 2020'de başlaması planlanıyor.

roadster'ın 2018'deki en ünlü anı ise yolda değil uzayda yaşandı. 6 şubat 2018'de spacex'in falcon heavy roketinin ilk uçuşunda yük olarak elon musk'ın kendi kiraz kırmızısı birinci nesil roadster'ı gönderildi. sürücü koltuğunda starman adlı bir uzay giysisi mankeni, ekranda don't panic yazısı vardı ve araç güneş etrafında bir yörüngeye yerleşti. bir test uçuşunda beton blok yerine otomobil göndermek, bir roket şirketinin ve bir otomobil şirketinin aynı vizyonun parçası olarak pazarlanmasının en akılda kalan örneği oldu.

haziran 2018'de musk bir adım daha ileri gitti ve yeni roadster için bir spacex seçenek paketi duyurdu. açıklamaya göre bu pakette aracın gövdesine yerleştirilmiş yaklaşık 10 küçük roket iticisi olacak. bu iticilerin ivmeyi, frenlemeyi ve viraj tutuşunu artıracağı, hatta aracı kısa süreliğine havalandırabileceği konuşuluyor. bugün için bu bir vaat; teknik ayrıntı yok ve otomobil dünyasında böyle bir şeyin yasal olarak yola nasıl çıkacağı da belli değil.

şimdilik roadster iki şeyi birlikte temsil ediyor. bir yanda elektrikli otomobilin performans tarafında içten yanmalı rakiplerini geçebileceğinin iddiası, öbür yanda tesla'nın ürün takvimlerinin sık sık kaydığı gerçeği. 2020 sözünün tutulup tutulmayacağını zaman gösterecek. benim takip ettiğim asıl soru, bu kadar büyük bir bataryanın maliyet ve ağırlık dengesinin hangi fiyatla mümkün olacağı.
devamını oku →
@navigator · 8 gün önce
bireylerin ve küçük işletmelerin ihtiyaç duydukları finansal hizmetlere, yani hesap, ödeme, tasarruf, kredi ve sigortaya uygun maliyetle ve güvenli şekilde erişebilmesi. kavramın karşısında bankasızlar ya da yetersiz bankacılık hizmeti alanlar duruyor; kayıtlı bir finansal geçmişi olmadığı için krediye erişemeyen, bu yüzden daha pahalı ve kayıt dışı kaynaklara mecbur kalan kesimler.

dünya bankası'nın global findex araştırması bu alanın en çok başvurulan ölçüsü; 2021 baskısına göre dünyada yetişkinlerin yaklaşık yüzde 76'sının bir hesabı vardı. ama hesap sahibi olmak işin başlangıcı. asıl mesele, o hesabın gerçekten kullanılması ve kişinin ihtiyaç anında makul koşullarla finansmana ulaşabilmesi.

son on yılda finansal kapsayıcılığın en güçlü motoru fintech girişimleri oldu. mobil para, alternatif kredi skorlaması ve dijital ödeme, bankanın şubesinin ve klasik kredi dosyasının ulaşamadığı kitleye yeni kapılar açtı. tarım bu tartışmanın en somut sahalarından biri, çünkü küçük üreticinin geliri yılda bir kez geliyor ve teminatı sınırlı. türkiye'de tarfin bu boşluğa çiftçiye hasat sonrası ödemeli girdi finansmanı sağlayarak giren örneklerden; kurucusu türkiye'de çiftçilerin yüzde 60'ından fazlasının yeterli bankacılık hizmeti alamadığını söylüyor. bu alanın yatırımcıları arasında da kapsayıcı fintech'e odaklanan quona capital gibi fonlar öne çıkıyor.

kavram yalnızca sosyal bir hedef değil, büyük bir pazarın tarifi. sistemin dışında kalan her kesim, doğru ürünle ulaşıldığında yeni bir müşteri tabanı demek. ama dikkat edilmesi gereken taraf da var; erişimi kolaylaştırmak ile kişiyi ödeyemeyeceği borca sokmak arasındaki çizgi ince. iyi bir kapsayıcı finans ürünü, kullanıcının nakit akışına uyan vadeyi ve şeffaf maliyeti birlikte sunar.
devamını oku →
@navigator · 8 gün önce
kısaca VDMK, ingilizcede asset backed security. bir şirketin elindeki alacakların bir havuzda toplanıp bu havuzdan gelecek tahsilatlara dayalı olarak ihraç edilen menkul kıymet. türkiye'de bu işlem spk düzenlemesine tabi varlık finansmanı fonları üzerinden yapılıyor; alacaklar fona devrediliyor, fon da bu alacakların nakit akışına dayanarak menkul kıymet ihraç ediyor. yatırımcıya yapılan ödemeler, havuzdaki borçluların ödemelerinden karşılanıyor.

şirket için en büyük faydası, vadesi gelmemiş alacağını bugünden nakde çevirmek. örneğin vadeli satış yapan bir işletme, müşterilerinin aylar sonra ödeyeceği tutarları bekleyerek büyüyemez; bu alacakları menkul kıymetleştirerek kasasını yeniler ve yeni satışı finanse eder. bu yüzden kredi kartı alacakları, taşıt kredileri, kira alacakları ve tüketici finansmanı bu yapının klasik malzemeleri.

türk girişimlerinden tarfin bu aracı tarım finansmanına uyguladı. çiftçilere hasat sonrası ödeme vadesiyle sağladığı girdi alacaklarını havuzlayıp yatırımcıya sattı; bu yapı 2019'da bonds and loans turkey ödüllerinde en iyi yapılandırılmış tahvil kategorisinde ikincilik aldı. böylece şirket kendi sermayesiyle sınırlı kalmadan daha fazla çiftçiye finansman sağlayabildi. faizsiz finans tarafındaki karşılığı kira sertifikası.

riskleri de iyi bilinmeli. 2008 küresel krizinde ABD'deki konut kredisi havuzlarına dayalı menkul kıymetlerin çökmesi, havuzdaki alacakların kalitesinin yanlış değerlendirilmesinin bedelini gösterdi. bu yüzden bir VDMK'da asıl soru havuzda kimin borcu olduğu, bu borçların geçmişte nasıl ödendiği ve ihraççının havuzda ne kadar kendi riskini tuttuğu. yatırımcı için getiri ile birlikte bu ayrıntılar da okunmalı.
devamını oku →
@navigator · 9 gün önce
faiz yerine kira ya da kâr payı geliri üreten, uluslararası adı sukuk olan sermaye piyasası aracı. türkiye'de spk düzenlemesine tabi varlık kiralama şirketleri aracılığıyla ihraç ediliyor. temel mantığı şöyle kuruluyor; fon ihtiyacı olan şirket bir varlığı ya da varlıktan doğan hakkı varlık kiralama şirketine devrediyor, varlık kiralama şirketi bu varlığa dayanarak sertifika satıp yatırımcıdan para topluyor, şirket varlığı kullanmaya devam ederken kira ya da kâr payı ödüyor ve vade sonunda varlığı geri alıyor. yatırımcının getirisi bir borcun faizi değil, gerçek bir varlıktan ya da ticari işten doğan gelir olarak tanımlanıyor.

türkiye'de kullanılan türler arasında sahipliğe dayalı, yönetim sözleşmesine dayalı, alım satıma dayalı, ortaklığa dayalı ve eser sözleşmesine dayalı kira sertifikaları var. hangi türün seçildiği, ihraççının elinde ne tür bir varlık ya da iş olduğuna bağlı. özel sektörde ilk örnekler 2010 civarında katılım bankalarından geldi, hazine de 2012'den itibaren kira sertifikası ihraç ediyor. zamanla katılım bankacılığının dışına çıkıp şirketlerin finansman seçeneklerinden biri haline geldi.

girişimler için ilginç bir örnek tarfin. şirket islami finans ilkelerine uygun çalıştığını söylüyor ve çiftçiye girdi finansmanı sağlamak için 2022'de üç tarım kira sertifikası ihraç etti; toplam tutar 140 milyon TL'ye ulaştı. yani bir fintech, tarlaya gidecek parayı banka kredisi yerine sermaye piyasasından, faizsiz finansman tercih eden yatırımcıya da hitap eden bir araçla toplayabiliyor.

yatırımcı açısından kira sertifikası tahvile benzer bir öngörülebilirlik sunuyor ama risk ortadan kalkmış değil. sonuçta getiriyi ödeyen yine fon kullanan şirket; şirketin ödeme gücü, varlığın niteliği ve vade yapısı dikkatle okunmalı. faizsiz finans hassasiyeti olan yatırımcı için önemli bir seçenek, ama bir yatırım aracı olarak değerlendirilirken diğerlerinden farklı bir ayrıcalığı olmadığını da akılda tutmak gerekiyor. benzer biçimde alacak havuzuna dayanan bir başka araç varlığa dayalı menkul kıymet.
devamını oku →
@navigator · 7 gün önce
çiftçinin gübre, tohum, yem ve zirai ilaç gibi girdilerini sezon başında alıp parasını hasattan sonra ödemesini sağlayan istanbul merkezli tarım finansmanı girişimi. 2017'de mehmet memecan tarafından kuruldu, ticaret unvanı tarfin tarım aş. kurucunun geçmişi ABD ve isviçre'de gübre ve tarım emtiası ticaretine dayanıyor; şirketin çözdüğü sorun da tam bu sektörün içinden görülen bir sorun. çiftçinin parası yılda bir kez, ürünü sattığında giriyor ama girdiye her sezon başında para gerekiyor. aradaki boşluğu çoğu zaman bayinin veresiyesi kapatıyor ve bu veresiye pahalı, kayıt dışı ve bayinin kendi nakit gücüyle sınırlı kalıyor.

tarfin bu boşluğa bir fintech olarak giriyor ama işi tek başına değil, bayi ağıyla birlikte yapıyor. çiftçi girdiyi anlaşmalı satış noktasından alıyor, tarfin kendi geliştirdiği risk puanlama modeliyle işlemi değerlendiriyor ve ödeme hasat sonrasına, yani çiftçinin nakit akışına uygun bir vadeye bırakılıyor. şirketin tarfin tarım adlı mobil uygulaması da var; çiftçi burada satış noktalarındaki fiyatları karşılaştırabiliyor ve alımını uygulama üzerinden tamamlayabiliyor. şirketin sitesinde uygulamanın 600 bini aşkın indirildiği yazıyor. bu yönüyle model, tarım için kurulmuş bir bnpl gibi okunabilir ama asıl farkı vadenin takvim ayına değil hasada göre kurulması. kavramın geniş hali tarım girdisi finansmanı başlığında.

modelin az bilinen ama belki en önemli tarafı paranın nereden geldiği. tarfin çiftçi alacaklarını havuzlayıp varlığa dayalı menkul kıymet olarak yatırımcıya satıyor; bu yapı 2019'da bonds and loans turkey ödülleri arasında en iyi yapılandırılmış tahvil kategorisinde ikincilik aldı. şirket ayrıca islami finans ilkelerine uygun çalıştığını söylüyor ve kira sertifikası ihraç ediyor. ekonomim'in aralık 2022 haberine göre ilk ihraç 40 milyon TL, ikincisi 50 milyon TL, üçüncüsü 245 gün vadeli 50 milyon TL nominal tutarlıydı; toplam 140 milyon TL'ye ulaşan bu ihraçlarda türkiye kalkınma ve yatırım bankası finansal danışman, ziraat yatırım menkul değerler satış aracısı oldu. yani tarfin bilançosunu şişirmeden, sermaye piyasasından topladığı parayı tarlaya taşıyan bir aracı gibi çalışıyor.

yatırım geçmişi türkiye agritech ekosistemi için örnek bir merdiven. nisan 2017'de bic angels'tan melek yatırımcı desteği, eylül 2018'de wamda capital ve collective spark gibi fonlarla tohum yatırımı, eylül 2020'de quona capital liderliğinde 5 milyon dolarlık seri A geldi; bu tura elevator ventures, syngenta group ventures, collective spark ve wamda da katıldı. aralık 2021'de ise gübre devi yara international'ın girişim fonu yara growth ventures'ın katıldığı 8 milyon dolarlık bir köprü finansman turu açıklandı. şirket endeavor derneği ağına da seçilmiş durumda. toplam yatırım tutarı kaynağa göre değişiyor; forbes türkiye mart 2026'da 20 milyon doları aşan yatırımla türkiye'nin en çok kaynak çeken agritech girişimi diye yazdı.

ölçek rakamları da tarihine göre okunmalı. aralık 2021'de 30 bini aşkın çiftçi ve 70'i aşkın şehirde 875 yetkili satış noktası, mayıs 2023'te yaklaşık 60 bin çiftçi ve bin 800 civarında bayi açıklanmıştı; 2021'de romanya'da faaliyete başladı, polonya için de çalışma yaptığını duyurdu. forbes'un mart 2026 haberine göre türkiye'de yıllık tarım girdisi pazarı 180 milyar TL'yi aşıyor, tarfin dokuz yılda toplam 10 milyar liralık ciroya ulaştı ama pazardaki payı hâlâ yüzde 1'in altında ve 2,5 milyon çiftçinin yaklaşık 65 binine dokunabilmiş. şirketin önümüzdeki üç yıl için hedefi pazar payını yüzde 5'e, yıllık ciroyu 10 ile 12 milyar TL'ye çıkarmak.

girişimci gözüyle tarfin'in dersi şu bence. tarımda teknoloji çoğu zaman sensör ve drone diye düşünülüyor, oysa çiftçinin en somut acısı nakit takvimi. tarfin ürünü bir uygulamadan çok bir finansman altyapısı olarak kurdu ve bayiyi rakip değil kanal yaptı. aynı zamanda bu model finansal kapsayıcılık tartışmasının sahadaki karşılığı; bankaya uzak kalan küçük üreticinin kayıtlı bir kredi geçmişi oluşturması anlamına geliyor.
devamını oku →
@navigator · 23 gün önce
venezuela doğumlu, ingiltere'de yaşayan iktisatçı; teknoloji devrimleri ile finansal balonlar arasındaki ilişkiyi anlatan teorisiyle tanınır. 2002'de yayımlanan 'technological revolutions and financial capital' kitabı dot-com balonunun hemen ardından çıktı ve o çöküşü 'ilk kez yaşanmıyor' diye açıklayan çerçeve olarak hem akademide hem girişim sermayesi dünyasında çok okundu. londra'daki üniversitelerde ve estonya'da tallinn teknik üniversitesi'nde akademik görevleri oldu.

teorisinin özü, sanayi devriminden bu yana beş büyük teknoloji devrimi yaşandığı ve her birinin aynı iki yarıdan geçtiği. devrimler sırasıyla mekanik dokuma ve fabrika, buhar ve demiryolu, çelik ve elektrik, petrol ve otomobil, son olarak bilgi ve iletişim teknolojileri. her devrimin ilk yarısı 'kurulum' dönemi; finans sermayesi yeni teknolojiye para akıtır, altyapı abartılı biçimde kurulur, bir spekülatif balon şişer ve patlar. ardından kriz, düzenleme ve kurumsal değişim içeren bir dönüm noktası gelir. ikinci yarı 'yayılım' dönemi; üretken sermaye o altyapıyı ucuza kullanır ve teknolojinin asıl toplumsal getirisi, perez'in 'altın çağ' dediği dönem, burada ortaya çıkar.

hype döngüsü tek bir teknoloji ölçeğinde beklentiyi anlatır; perez'in modeli ise elli altmış yıllık dalgalar ölçeğinde parayı ve kurumları anlatır. ikisi yan yana konunca balonların neden tamamen boşa olmadığı daha iyi anlaşılıyor. balon, kimsenin tek başına göze alamayacağı altyapıyı kuran bir finansman mekanizması gibi çalışıyor; bedelini ise o dönemin yatırımcıları ödüyor.

girişim sermayesi tarafında son yıllarda en çok tartışılan sorulardan biri, bilgi teknolojileri devriminin dönüm noktasını geçip geçmediğimiz. perez 2008 krizinin böyle bir dönüm noktası olabileceğini, ama gereken kurumsal değişikliklerin tam yapılmadığını savunuyor. bugün yapay zeka yatırımlarının büyüklüğü bu tartışmayı yeniden açtı ve onun kitapları bir kez daha çok satanlar arasına girdi.
devamını oku →
@navigator · 23 gün önce
1995 ile 2000 arasında internet şirketlerine yönelik spekülatif yatırım dalgası ve ardından gelen çöküş. netscape'in 1995'teki halka arzı başlangıç işareti sayılır; kâr etmeyen bir şirketin hissesi ilk gün iki katına çıkınca yatırımcılar internetle ilgili her şeyin aynı yolu izleyeceğine inandı.

dönemin mantığı 'önce büyü, para kazanmayı sonra düşün' idi. şirketler gelirle değil tıklama ve kullanıcı sayısıyla değerlendi, reklam bütçelerinin büyük kısmı marka bilinirliğine harcandı. pets.com evcil hayvan mamasını internetten zararına sattı, şubat 2000'de halka açıldı ve aynı yılın kasımında tasfiye edildi. webvan market alışverişini eve getirmek için yüz milyonlarca dolarlık otomatik depolar kurdu, 2001'de iflas etti. nasdaq endeksi 10 mart 2000'de 5.048 puanla zirve yaptı, ekim 2002'ye kadar yaklaşık yüzde 78 düştü ve bu zirveyi ancak 2015'te geçebildi.

çöküşten çıkan iki ilginç sonuç var. birincisi, ayakta kalan şirketler sonraki dönemin devleri oldu; amazon'un hissesi 2001'de zirvesinin onda birinin altına inmişti. ikincisi, balon döneminde döşenen fiber kablolar ve kurulan veri merkezleri çöküşten sonra çok ucuza el değiştirdi ve 2000'lerin ortasındaki video ve sosyal ağ patlamasının altyapısı oldu. carlota perez'in teorisindeki 'kurulum döneminin balonu' tarifine birebir uyuyor.

webvan'ın hikayesinin devamı da öğretici. webvan'da yönetici olarak çalışmış isimler yıllar sonra amazon'un market işini kurdu ve amazon 2009'da webvan'ın alan adını satın aldı. fikir yanlış değildi; zamanlama ve sermaye kullanımı yanlıştı. hype döngüsü grafiğinde çukur diye çizilen şey finans tarihinde böyle görünüyor; bazı fikirler ölmüyor, sadece on yıl bekliyor.
devamını oku →
@navigator · 23 gün önce
eğrinin finans tarafındaki karşılığı daha sert. zirve değerlemelerin zirvesi, çukur şirketlerin batması demek. teknoloji raporunda 'hayal kırıklığı çukuru' diye zarif bir isimle geçen dönem, borsada birilerinin birikimini kaybettiği dönemdir.

en net örnek dot-com balonu. internet gerçek bir devrimdi, ama 1998 ile 2000 arasında adının sonuna '.com' ekleyen şirketler gelirleri yokken milyarlarca dolar değerlendi. nasdaq mart 2000'de zirve yaptı, iki buçuk yılda değerinin yaklaşık beşte dördünü kaybetti ve o zirveyi ancak on beş yıl sonra geçebildi. ama tam o çukurda ayakta kalan şirketler ve çökmüş fiyatlarla el değiştiren fiber altyapı, sonraki yirmi yılın internetini taşıdı. eğriyi finans diliyle okursak sıra şöyle; aşırı yatırım, çöküş, ucuzlayan altyapı, gerçek getiri.

bu fikri en iyi anlatan carlota perez. ona göre her büyük teknoloji devriminde önce finans sermayesi çılgınca altyapı kurar, balon patlar, sonra üretken sermaye o altyapıyı ucuza devralır ve asıl refah dönemi başlar. demiryolunda da, otomobilde de, internette de aynı sıra yaşanmış. hype döngüsü bunun tek bir teknoloji ölçeğindeki küçük kopyası gibi.

yatırımcı açısından iki pratik sonuç var. birincisi, zirvede para toplamak kolay, para kazanmak zor; zirvede yüksek değerlemeyle kurulan şirketlerin çoğu o değerlemenin ağırlığı altında eziliyor ve wework bunun yakın tarihli dersi. ikincisi, çukurda kurulan şirketler çoğu zaman en sağlam şirketler oluyor. rakip az, fiyatlar makul, ekip o işe gerçekten inanan insanlardan oluşuyor. airbnb, uber ve whatsapp 2008 ile 2009 arasında, finans krizinin tam ortasında kuruldu.

şu an yapay zeka altyapısına yapılan yatırımlar bu açıdan izlenmeye değer. veri merkezlerine harcanan paranın büyüklüğü dot-com dönemindeki fiber yatırımlarını hatırlatıyor. bir düzeltme gelirse, ucuzlayan hesaplama gücü sonraki on yılın girişimlerini besleyecek; o girişimleri kuracak olanlar da büyük ihtimalle çukurda sabırla bekleyenler olacak.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
facebook'un yapay zeka araştırma laboratuvarında (fair) geliştirilip eylül 2016'da açık kaynak yapılan derin öğrenme kütüphanesi; yapay zeka araştırmasının fiili standardı ve chatgpt dahil bugünkü büyük modellerin çoğunun eğitildiği araç. 2022'den beri linux vakfı bünyesindeki pytorch vakfı tarafından yönetiliyor, ana geliştiricisi hâlâ meta platforms.

kökeni 2002 tarihli, lua diliyle yazılmış torch kütüphanesi; soumith chintala, adam paszke, sam gross ve gregory chanan'ın ekibi bunu python'a taşıdı ve iki karar verdi. birincisi 'dinamik hesap grafiği': google'ın tensorflow'unda model önce tanımlanıp sonra çalıştırılırken, pytorch'ta kod satır satır çalışır ve normal python gibi hata ayıklanır. ikincisi numpy'a benzer sade arayüz. araştırmacılar hızla geçti; 2019'a gelindiğinde büyük yapay zeka konferanslarındaki makalelerin dörtte üçü pytorch kullanıyordu ve google tensorflow 2'yi buna benzetmek zorunda kaldı. 2018'de facebook'un üretim kütüphanesi caffe2 ile birleşti, aralık 2018'de 1.0 sürümü çıktı. mart 2023'teki 2.0 sürümü torch.compile ile derleyici katmanı ekledi.

openai, tesla otopilot, hugging face ekosistemi, stable diffusion ve llama modelleri pytorch üzerinde çalışıyor; hugging face'teki modellerin ezici çoğunluğu pytorch ağırlıklarıyla paylaşılıyor. türkiye'de üniversitelerin derin öğrenme dersleri, savunma sanayiindeki görüntü işleme projeleri ve türkçe dil modeli çalışmaları neredeyse tamamen bu kütüphaneyle yapılıyor; buyuk dil modeli konusuna girmek isteyen için ilk öğrenilecek araç.

facebook açısından pytorch, react ile aynı stratejinin yapay zeka tarafı: aracı bedava dağıt, araştırmacıları kendi ekosistemine alıştır, en iyi yetenekleri işe al ve sektör standardını sen belirle. vakfa devredilmesi de bu mantığın devamı; şirket kontrolünü gevşeterek google ve microsoft'un aynı aracı gönül rahatlığıyla kullanmasını sağladı. yann lecun'un fair'i kurmasından on yıl sonra facebook'un yapay zeka mirası, kendi ürünlerinden çok bu kütüphane üzerinden sektöre yayıldı.
devamını oku →
@navigator · 28 gün önce
facebook'ta jordan walke tarafından yazılan ve mayıs 2013'te açık kaynak yapılan javascript kütüphanesi; kullanıcı arayüzünü bileşenlere bölme, sanal dom ve tek yönlü veri akışı fikirleriyle web geliştirmeyi değiştirdi. bugün dünyada en yaygın kullanılan arayüz kütüphanesi; instagram, netflix, airbnb ve türkiye'de trendyol, getir, hepsiburada gibi büyük ürünlerin arayüzü react tabanlı.

doğuşu news feedin karmaşıklığından geldi: 2011'de facebook'un reklam yönetim paneli ve akış, her kullanıcı etkileşiminde sayfanın hangi parçasının güncelleneceğini takip etmenin zorluğuyla boğuşuyordu. walke, php şablon sisteminden esinlenerek 'durum değişince arayüzü baştan çiz, farkı biz bulalım' fikrini yazdı; instagram 2012'de satın alındığında web sürümünü bununla yaptı. jsconf 2013'te açıklandığında salonun tepkisi soğuktu: html'i javascript içine yazan jsx söz dizimi 'on yıllık en iyi uygulamaları çöpe atıyor' diye alay konusu oldu. bir yıl içinde tartışma bitti, sanal dom yaklaşımı sektör standardı oldu.

2015'te react native ile aynı bileşen modeli ios ve android uygulamalarına taşındı; facebook, instagram ve shopify uygulamalarının parçaları bununla yazıldı. 2017'de lisanstaki patent maddesi tartışması (apache vakfı'nın react'ı yasaklaması) üzerine facebook lisansı mit'ye çevirdi; büyük şirketlerin açık kaynakla ilişkisinde örnek olay olarak anlatılır. 2019'da hooks, 2022'de eşzamanlı render, 2024 sonunda react 19 ve sunucu bileşenleri geldi; vercel'in next.js çatısı react'ın fiili dağıtım kanalı haline geldi. meta platforms projeyi hâlâ yürütüyor ama yönetimi giderek topluluk ve next.js ekibiyle paylaşılıyor.

girişimci ve geliştirici için react, açık kaynak iş modelinin bir türü: meta bundan doğrudan para kazanmıyor, ama işe alım, standart belirleme ve kendi ürünlerinde kullandığı aracın dünyanın en çok test edilen kütüphanesi olması gibi dolaylı getiriler alıyor. türkiye'de iş ilanlarında en çok aranan ön yüz becerisi ve bootcamp'lerin varsayılan müfredatı. pytorch ve graphql ile birlikte facebook'un yazılım dünyasına bıraktığı en kalıcı üç araçtan biri.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
facebook'un kuruluşunu anlatan 2010 tarihli film; yönetmen david fincher, senaryo aaron sorkin, kaynak ben mezrich'in 'the accidental billionaires' kitabı. jesse eisenberg mark zuckerberg'i, andrew garfield eduardo saverin'i, justin timberlake sean parker'ı, armie hammer winklevoss ikizlerini oynadı. üç oscar aldı (uyarlama senaryo, kurgu, trent reznor ve atticus ross'un müziği), en iyi film ödülünü the king's speech'e kaybetti ve birçok eleştirmene göre 2010'ların en iyi filmi.

film iki davayı (saverin ve winklevoss) çerçeve olarak kullanıp harvard günlerinden palo alto'ya giden hikayeyi anlatır. açılış sahnesi facemash gecesi, en meşhur sahne parker'ın 'bir milyon dolar havalı değil, bir milyar dolar havalı' cümlesi, kapanış ise zuckerberg'in eski kız arkadaşının facebook sayfasını yenileyip durması. sorkin senaryonun dramatize olduğunu saklamadı: zuckerberg'in kız arkadaş motivasyonu uydurma, gerçek zuckerberg o sırada sonradan evlendiği priscilla chan ile birlikteydi. zuckerberg filmi 'ceket ve tişört seçimini doğru yapmışlar, gerisi yanlış' diye yorumladı; sonradan bir söyleşide 'kimse bir şeyi sırf iyi olsun diye kurmaz sanıyorlar' diye şikayet etti. saverin filmi beğendiği anlaşılan taraftı, kitabın ana kaynağı oydu.

etkisi şirket için çelişkiliydi. film facebook'u soğuk, ihanet dolu bir hikaye olarak anlattı ama aynı zamanda yurt odasından milyar dolarlık şirkete giden yolu bir kuşağın hayaline çevirdi; 2010 sonrası bilgisayar bilimi bölümlerine başvuru artışında filmin payı olduğu sıkça söylenir. girişimcilik anlatısı olarak filmden çıkan dersler tartışmalıdır: kurucu ortaklık sözleşmesinin önemi (saverin), fikrin değil uygulamanın kazanması (winklevoss), hisse yapısı ve kontrol (parker). 2025'te sorkin'in facebook files belgelerine dayanan bir devam filmi (the social reckoning) çektiği, zuckerberg'i jeremy strong'un oynadığı ve 2026 sonbaharı için planlandığı açıklandı; ilk film kuruluşu, ikincisi bedelini anlatıyor.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
cameron ve tyler winklevoss; harvard'da kürek sporcusu ikizler, mark zuckerberg'e sosyal ağ fikrini çaldığı iddiasıyla dava açıp 65 milyon dolarlık uzlaşma aldılar, sonra bu parayla bitcoin alıp kripto borsası gemini'yi kurdular. the social network filminde armie hammer'ın ikisini birden canlandırdığı karakterler.

2002'de sınıf arkadaşları divya narendra ile harvardconnection (sonra connectu) adlı, harvard e-postasıyla üye olunan bir sosyal ağ tasarladılar; kod yazacak birine ihtiyaçları vardı ve kasım 2003'te facemash ile ünlenen zuckerberg'i tuttular. zuckerberg haftalarca 'yakında bitiyor' yazışmaları gönderdi ve şubat 2004'te kendi sitesini açtı. ikizler harvard yönetimine şikayet etti, üniversite başkanı larry summers onları ciddiye almadı (filmde de bu sahne var), eylül 2004'te dava açtılar. 2008'de uzlaşıldı: 20 milyon dolar nakit ve 45 milyon dolarlık facebook hissesi. hissenin değerinin düşük gösterildiği iddiasıyla uzlaşmayı bozdurmaya çalıştılar, temyiz mahkemesi 2011'de 'anlaşma anlaşmadır' diyerek reddetti. o hisseler halka arzda çok daha fazla etti.

2008 pekin olimpiyatları'nda çift kürekte altıncı oldular. 2013'te bitcoin'in dolaşımdaki arzının yaklaşık yüzde birini alıp ilk 'bitcoin milyarderleri' oldular, 2014'te gemini borsasını kurdular; 2025'te gemini nasdaq'ta halka açıldı. hikayeleri girişimcilikte 'fikir mi, uygulama mı' tartışmasının simgesi: aynı fikre sahip iki taraftan biri ürünü çıkarıp ölçekledi, diğeri dava açtı. ikizler ise bu tartışmayı kripto tarafında tersine çevirip erken hareket eden taraf oldu.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
facebook'un kurucu ortağı ve ilk finansörü; 1982'de brezilya'da doğdu, ailesi 1993'te miami'ye taşındı, harvard'da ekonomi okurken mark zuckerberg'in yurt arkadaşıydı. şirketin ilk sunucu ve reklam giderlerini karşıladı, ilk aylarda işletme sorumlusuydu ve başta yüzde 30'un üzerinde hisseye sahipti.

2004 yazında ekip kaliforniya'ya taşınırken saverin new york'ta staja kaldı; reklam bulmaya çalışıyor, şirketin banka hesabını dondurup gündelik masrafları ödemeyi reddediyordu. sean parker'ın gelişiyle şirket yeniden yapılandırıldı ve saverin'in hissesi yeni hisse ihracıyla yüzde birlerin altına indirildi; sonradan 'sulandırma' denen bu işlem 2005'te dava konusu oldu. dava 2009'da gizli uzlaşmayla bitti, saverin kurucu ortak unvanını ve yaklaşık yüzde beş civarında hisseyi korudu; halka arzda bu hisse birkaç milyar dolar etti. the social network filmi ben mezrich'in saverin'in anlattıklarına dayanan kitabından uyarlandığı için hikayeyi büyük ölçüde onun gözünden anlatır.

2011'de abd vatandaşlığından çıkıp singapur'a yerleşti; halka arzdan önce yapılan bu adım abd'de vergi kaçırma tartışması yarattı ve kongre'de 'ex-patriot' yasa teklifine sebep oldu. 2015'te raj ganguly ile b capital'i kurdu, fon asya ve abd'de milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımı yönetiyor; saverin singapur'un en zengin kişileri arasında. girişimciler için hikayesi kurucu ortaklık sözleşmelerinin neden ilk günden yazılması gerektiğinin ders kitabı örneği: hisse hakediş takvimi, tam zamanlı çalışma şartı ve karar yetkileri baştan belli olsaydı ne dava ne film olurdu.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
facebook'un ilk dış yatırımcısı; ağustos 2004'te 500 bin dolar karşılığında yaklaşık yüzde on hisse aldı ve 2022'ye kadar yönetim kurulunda kaldı. paypal'ın kurucu ortağı, palantir'in kurucusu, founders fund'ın ortağı ve silikon vadisinin en tartışmalı düşünürlerinden biri. 1967'de frankfurt'ta doğdu, bir yaşında ailesiyle abd'ye taşındı, stanford'da felsefe ve hukuk okudu.

1998'de max levchin ile confinity'yi kurdu, şirket elon musk'ın x.com'u ile birleşip paypal oldu ve 2002'de ebay'e 1,5 milyar dolara satıldı. 'paypal mafyası' denen eski çalışanlar grubu (musk, reid hoffman, levchin, yelp ve youtube kurucuları) sonraki yirmi yılın en önemli girişimlerini kurdu; thiel bu ağın merkezindeydi. sean parker onu 2004 yazında zuckerberg'le tanıştırdı; thiel yatırımı krediye çevrilebilir borç olarak yaptı, şirket kullanıcı hedefini tutturunca hisseye döndü. halka arzda hisselerinin büyük kısmını sattı, yaklaşık bir milyar dolar kazandı; 500 bin dolarlık yatırım için bu, melek yatırımcılığın tarihteki en iyi getirilerinden biri.

2003'te kurduğu palantir, devletler ve şirketler için veri analizi yapan ve 2020'de halka açılan bir şirket; 2005'te kurduğu founders fund spacex, airbnb ve stripe'a erken yatırım yaptı. 2010'da başlattığı thiel fellowship, üniversiteyi bırakan gençlere 100 bin dolar veriyor; vitalik buterin bu burstan çıktı. 2014'te blake masters ile yazdığı 'zero to one' kitabı girişimcilik literatürünün en çok okunanlarından: rekabet etmek yerine tekel yaratmayı, ağ etkisini ve 'kimsenin katılmadığı hangi doğruya inanıyorsun' sorusunu anlatır. 2016'da gawker'a karşı davayı gizlice finanse edip siteyi kapattırması ve siyasi tutumları onu silikon vadisinde yalnızlaştırdı; şubat 2022'de meta yönetim kurulundan ayrılacağını açıkladı. facebook hikayesindeki yeri, doğru anda doğru kurucuya güvenip parayı ve kontrolü ona bırakan yatırımcı örneği.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
napster'ın kurucu ortağı ve facebook'un ilk başkanı; 1979 doğumlu, the social network filminde justin timberlake'in canlandırdığı karakter. şirkette bir yıldan az kaldı ama bugünkü facebook'un yatırımcı yapısını, hisse kontrolünü ve hırsını büyük ölçüde o belirledi.

19 yaşında shawn fanning ile napster'ı kurdu; müzik endüstrisini altüst eden dosya paylaşım servisi davalarla kapatıldı ama parker'ı silikon vadisinde tanınan biri yaptı. 2002'de çevrimiçi adres defteri plaxo'yu kurdu ve yatırımcılar tarafından şirketten çıkarıldı; bu deneyim, kurucunun kontrolü kaybetmemesi konusundaki saplantısını yarattı. 2004 baharında kız arkadaşının ev arkadaşının bilgisayarında thefacebook'u gördü, mark zuckerberg'e e-posta attı, new york'ta yemek yediler ve o yaz palo alto'daki kiralık evde tesadüfen komşu oldular. zuckerberg onu başkan yaptı.

parker'ın katkıları; şirketi kurumsallaştırdı, peter thiel'i ilk yatırımcı olarak getirdi, hisse yapısını zuckerberg'in yönetim kurulunda çoğunluğu kaybetmeyeceği biçimde kurdu (plaxo dersinin doğrudan sonucu), 'the' takısını attırdı ve büyük yatırımcılara karşı şirketin değerini yüksek tuttu. 2005'te bir evde uyuşturucu bulunmasıyla ilgili gözaltı olayı sonrası (suçlama yapılmadı) yatırımcı baskısıyla başkanlıktan ayrıldı; hisselerini korudu ve bunlar halka arzda milyarlarca dolar etti. sonrasında founders fund'da ortak oldu, spotify'a erken yatırım yapıp yönetim kuruluna girdi ve spotify'ın facebook entegrasyonunu kurdu, 2016'da 250 milyon dolarla kanser immünoterapisi enstitüsünü kurdu. girişimcilikte ismiyle anılan ders, filmdeki meşhur cümlede saklı sayılır: 'bir milyon dolar havalı değil, bir milyar dolar havalı'; yani ürünü erken satmak yerine büyütmek.
devamını oku →
@navigator · 27 gün önce
2008'den 2022'ye kadar facebook'un operasyon direktörü; şirketin reklam iş modelini kuran ve mark zuckerberg'in yanında 'yetişkin gözetimi' olarak anılan yönetici. 1969'da washington'da doğdu, harvard'da ekonomi okudu, hazine bakanlığında larry summers'ın özel kalem müdürü oldu, 2001'de google'a katılıp adwords ve adsense'in satış ve operasyonunu yönetti; google'ın reklam makinesini kuran ekipteydi.

zuckerberg'le 2007 sonunda bir noel partisinde tanıştı, aylarca süren akşam yemeklerinden sonra mart 2008'de şirkete geçti. o sırada facebook 70 milyon kullanıcıya ve neredeyse sıfır gelir modeline sahipti. sandberg gelir tartışmasını kapattı: abonelik değil, hedefli reklam. satış ekibini, reklam ürünlerini ve büyük markalarla ilişkileri kurdu; şirket 2009'da ilk kez kâr etti ve 2012 halka arzına reklamdan gelen milyarlarca dolarla gitti. meta reklamları bugünkü haliyle büyük ölçüde onun dönemine ait: kendin yap reklam paneli, sayfa reklamları, mobil akış reklamları ve küçük işletmelere odaklanma. kariyerinin ikinci yarısında ise şirketin krizlerinin yüzü oldu; cambridge analytica sonrası politik ilişkiler ve kriz iletişimi onun sorumluluğundaydı ve eleştirilerin önemli kısmı ona yöneldi.

2013'te yayımladığı 'lean in' kitabı kadınların iş hayatında geri durmamasını anlatan bir manifesto olarak dünya çapında satıldı ve tartışıldı; eleştirmenler kitabın yapısal engelleri bireysel cesaret meselesine indirgediğini söyledi. 2015'te eşi surveymonkey ceo'su dave goldberg'in ani ölümünden sonra yas ve dayanıklılık üzerine 'option b' kitabını yazdı. haziran 2022'de ayrılacağını açıkladı, görevi javier olivan'a devretti ve mayıs 2024'te yönetim kurulundan da çekildi. girişimci açısından hikayesi, kurucunun yanına 'ölçekleyen' yöneticiyi doğru zamanda koymanın klasik örneği; google'da eric schmidt, facebook'ta sandberg.
devamını oku →
@navigator · 34 gün önce
planın sayısal hedeflerini tek listede toplamak gerekirse (kaynak: 18 ağustos 2026 tarihli resmi gazete'deki metin ve sanayi ve teknoloji bakanlığı'nın sunumu):

insan kaynağı: ulusal yapay zeka okuryazarlığı programını 5 milyon kişinin tamamlaması, bunun 1,5 milyonu ilk 12 ayda; ilk altı ayda 1.000'den fazla eğitici; 2027 sonuna kadar 10.000 ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100.000 yapay zeka uygulama profesyoneli; 50'den fazla üniversitede yapay zekanın müfredata girmesi; 81 ilde okuryazarlık atölyeleri.

altyapı: en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü, en az 1 eksabayt depolama, 100 terabit/saniye ulusal omurga, yılda 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik alımı ve veri merkezi, bulut, yapay zeka altyapısı için en az 10 milyar dolarlık, özel sektör öncülüğünde yatırım.

veri ve araştırma: ulusal veri kütüphanesinde 2.000'den fazla kamu veri seti (100'den fazlası api ile), 2028'e kadar 10 lisanslama ya da ortak geliştirme anlaşması, yurt dışında 25'ten fazla kurumsal model konuşlandırması, 2030'a kadar 5'ten fazla robotik ihracat ya da ortak geliştirme anlaşması.

finansman: en az 10 milyar tl'lik ulusal yapay zeka araştırma fonu, 15 milyar tl'lik yapay zeka büyüme fonu, seri a/b ve ölçeklenme aşamasında 20'den fazla girişim; ilk 12 ayda kobi'lere 1.000'den fazla yapay zeka kuponu; kamu yatırım programlarında yapay zekaya en az yüzde 2 pay.

bölgeler ve kamu: 2028 sonuna kadar 5'ten fazla yapay zeka büyüme bölgesi ilanı ve en az 3'ünün faal olması, 3 bölgesel mükemmeliyet merkezi, 6 erişim noktası; ilk 12 ayda 10 bakanlıkta 30'dan fazla pilot uygulama, e-devlet'te 5'ten fazla yapay zeka destekli hizmet; finans, sağlık, enerji, mobilite ve telekomünikasyonda düzenleyici deney alanı (sandbox).

toplam beklenen ekonomik değer 1 trilyon tl'nin üzerinde. bunları alt alta yazınca planın en güçlü tarafı ortaya çıkıyor: neredeyse her hedefin bir sayısı ve tarihi var; 12 ay sonra ilk ilerleme raporu, sonra her yıl bir rapor ve kurumların bütçe ve takvimlerini gösteren bir şeffaflık portalı vaat ediliyor. bir plan ancak ölçülebiliyorsa takip edilebilir; bu metin en azından o şartı sağlıyor.
devamını oku →
Tanıtım videosu · 1 dk

inovanadolu'yu 1 dakikada tanı

Kanallar, sözlük, İlham blogu, kişilik testleri ve 102 ücretsiz araç. Üretenlerin buluşma noktasında neler olduğunu kısaca izle.

Yeni başlık aç

inovanadolu Sözlük, üyelerin katkısıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğü. Başlık açmak üç adım:

1

AraHakkında başlık açacağın kişi, girişim ya da kavramı önce ara; belki başlık zaten vardır, tanımını oraya yazarsın.

2

OluşturAradığın başlık sözlükte hiç yoksa, aynı sayfada kategori seçip ilk tanımı yazarak başlığı açarsın.

3

İçerikİlk tanım bilgi içermeli; yalnızca kişisel bir değerlendirme olmamalı. Kaynak göster, gerekirse başka başlıklara bağlantı ver.

Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanı öneririz.

Tanımı düzenle

Eski metin geçmişte saklanır; tanımda "düzenlendi" rozeti görünür.