Kanallar İlham Uygulamalar SSS Sözlük Karanlık mod Giriş Üye Ol
Rastgele başlık

İnovasyon ve Girişimcilik Sözlüğü

/sozlukinovanadolu

inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımlandığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.

@noway · 19 gün önce
haziran 2026'da açıklanan, 2026-2030 dönemini kapsayan ulusal yapay zeka stratejisi. resmi gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

dört eksen üzerine kurulu: 'fark et', 'istifade et', 'üret' ve 'yönet' — toplam 16 öncelikli eylem içeriyor. isimlendirme farkındalıktan üretime, oradan da düzenlemeye uzanan bir sıralama hedeflediklerini gösteriyor.

somut hedeflerden öne çıkanlar: kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az %2 pay ayrılması ve kamu kurumlarının yerli çözümler için 'ilk kullanıcı ve referans müşteri' rolü üstlenmesi — ki bu, yerli girişimler için en kritik madde olabilir çünkü erken aşama şirketin en büyük sorunu ilk kurumsal müşteriyi bulmaktır. ayrıca yapay zeka büyüme fonu, 2030'a kadar veri merkezi kurulu gücünün 1 gigavata çıkarılması, 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleri var.

toplamda 1 trilyon lirayı aşan ekonomik değer öngörülüyor. planın gerçek sınavı hedeflerin büyüklüğü değil, kamu alımı ve insan kaynağı ayaklarının fiilen işleyip işlemeyeceği olacak.
devamını oku →
@noway · 51 gün önce
Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi; haberleşme sistemlerinden radar ve elektro optiğe, elektronik harpten hava savunma sistemlerine uzanan portföyüyle savunma sanayiinin elektronik omurgası. bayraktar tb2 dahil birçok platformun gözü ve beyni sayılan alt sistemler buradan çıkar; korkut ve hisar gibi hava savunma çözümleri, hava savunma sistemleri yarışması türü kategorilerin gerçek dünya karşılığıdır. teknofest ekosisteminde sergi, sponsorluk ve jüri düzeyinde yer alır; mikroelektronikten yapay zekaya açtığı araştırma kadroları, yarışmalardan yetişen gençliğin ana istihdam adreslerindendir.
devamını oku →
@turkishpower · 4 gün önce
atr 72-600 yolcu uçağının deniz karakol ve denizaltı savunma harbi uçağına dönüştürülmüş sürümü; meltem-3 projesi kapsamında tusaş ve italyan leonardo iş birliğiyle üretildi. 2020'lerde deniz kuvvetleri'ne teslim edildi.

donanım tarafında gözetleme radarı, elektro-optik sistem, sonoboy atma ve dinleme sistemi, manyetik anomali dedektörü, elektronik destek sistemi, torpido ve gemisavar füze taşıma. görev sistemi büyük ölçüde türk yazılımı.

kısacası denizaltı savunma harbi için uçak, gemi ve helikopterle birlikte üçlü kabiliyetin hava ayağı; aksungur insansız tarafta aynı görevi tamamlıyor. yolcu uçağı gövdesinin askeri göreve dönüştürülmesi, sıfırdan uçak tasarlamaktan ekonomik bir yol.
devamını oku →
@selimkolcak · 9 gün önce
makineye, normalde insan zekâsına ihtiyaç duyan işleri yaptırma girişimi; kökeni 1840'lara kadar gider.

evet 1840'lar: ada lovelace, babbage'ın analitik makinesi için yazdığı notlarda şunu söyledi: "analitik makinenin herhangi bir şeyi kendiliğinden yaratma iddiası yoktur. yalnızca ona nasıl yapılacağını emretmeyi bildiğimiz şeyleri yapabilir." turing 1950'de buna "lady lovelace'ın itirazı" adını verip cevap vermeye çalıştı ve bugün hâlâ aynı tartışmadayız: model yaratıyor mu, yoksa gördüğünü mü karıştırıyor?

benim cevabım ikisi de: modeller eğitildikleri verinin dışına çıkamıyor ama o verinin içinde insanın göremediği bağlantıları buluyor, tıpkı deep blue'nun kasparov'a karşı kimsenin öngörmediği hamleyi bulması gibi. lovelace haklıydı, turing de haklıydı; "yaratıcılık" kelimesini ikisi farklı tanımlıyordu. bugün bu teknolojiyi kullanırken hangi tanımı kastettiğinizi bilmek, aracın limitini bilmek demek.
devamını oku →
@inovanadolu · 89 gün önce
innovators under 35, MIT Technology Review dergisi tarafından her yıl yayımlanan, 35 yaş altı dünyanın en etkili genç yenilikçilerini listeleyen prestijli bir sıralamadır. Türkiye'den birçok başarılı girişimci ve akademisyen bu listeye girerek Türk inovasyon yeteneğini küresel ölçekte kanıtlamıştır.
@beyazyakali · 6 gün önce
toplumsal bir sorunu (yoksulluk, eğitim, sağlık erişimi, dışlanma, çevre) mevcut çözümlerden daha etkili, daha adil ya da daha sürdürülebilir biçimde çözen ve toplumun kapasitesini artıran yeni fikir, hizmet ya da model. mikrokredi, açık üniversite, hastane dışı bakım modelleri, mahalle ölçekli enerji kooperatifleri, dijital kamu hizmetleri. stanford sosyal inovasyon incelemesi ve avrupa komisyonu programlarıyla 2000'lerde ayrı alan oldu; sosyal girişimcilik bunun girişim biçimi.

şirketler için sosyal inovasyon, kurumsal sosyal sorumluluğun bağış modelinden farklı: sorunu iş modelinin içine almak. porter ve kramer'in 'paylaşılan değer' kavramı (2011) bunu strateji diline çevirdi: toplumsal sorunu çözmek şirketin rekabet avantajına dönüşebilir; tarım şirketinin küçük çiftçiyi eğitmesi, gıda şirketinin düşük gelirli pazar için ürün geliştirmesi (tutumlu inovasyon).

türkiye'de sosyal inovasyon, sivil toplum kuruluşları, sosyal girişimler, belediyeler ve kalkınma ajansı programlarıyla büyüyor; şirket tarafında vakıf ve sürdürülebilirlik birimleri üzerinden yürüyor. ölçüm en zor kısım: sosyal etkiyi ciro gibi saymak zor, sosyal getiri (sroi) ve etki ölçüm çerçeveleri kullanılıyor. sorumlu inovasyon etik boyutu, kamuda inovasyon kamu tarafı, yeşil inovasyon çevre kolu; inovanadolu'nun kendisi de sosyal inovasyon örneği sayılabilir.
devamını oku →
@beyazyakali · 8 gün önce
bir kuruluşun sahip olduğu bilgiyi (belgeler, veriler, deneyimler, uzmanlıklar) yaratma, saklama, paylaşma ve kullanma süreçlerinin bütünü; ingilizcesi knowledge management, 1990'larda nonaka ve takeuchi'nin 'bilgi yaratan şirket' kitabıyla yönetim disiplini oldu. iki tür bilgi: açık bilgi (yazılabilir, belge ve veri tabanı) ve örtük bilgi (deneyimde yaşar, ustadan çırağa geçer). nonaka'nın seci modeli bu iki türün birbirine dönüşümünü anlatır: sosyalleşme, dışsallaştırma, birleştirme, içselleştirme.

araç olarak intranet ve wiki, doküman yönetim sistemleri, uzman rehberleri ('kim ne biliyor'), ders alınanlar toplantıları ve proje sonrası değerlendirmeler, mentorluk, uygulama topluluğu, son yıllarda kurumsal bilgiyi arayıp özetleyen yapay zeka asistanları. 2000'lerin ilk dalgası büyük ölçüde belge deposu kurup kimsenin kullanmamasıyla sönmüştü; ders, bilgi yönetiminin teknoloji değil davranış işi olduğuydu.

kurumsal inovasyon açısından bilgi yönetimi, tekerleği yeniden icat etmemenin ve kurumsal hafızayı korumanın altyapısı: kapanan projelerin neden kapandığı, başarısız deneylerin ne öğrettiği (hızlı başarısızlık ancak öğrenme kaydedilirse değerli), müşteri içgörülerinin nerede olduğu. öğrenen organizasyonun sistem tarafı; teknoloji tarama ve fikir yönetimi platformları bilgi yönetiminin inovasyona bakan uçları.
devamını oku →
@beyazyakali · 8 gün önce
çalışanların ya da birimlerin yeni bir sistem, süreç, yapı ya da stratejiye karşı açık ya da örtük biçimde karşı koyması. açık direnç görünür ve yönetilebilir (itiraz, şikayet, toplantıda karşı çıkma); örtük direnç tehlikeli (yeni sistemi kullanıyormuş gibi yapıp eskisiyle devam etmek, bilgi vermemek, yavaşlatmak). her değişim programının karşılaştığı ve çoğunun kaybettiği mücadele.

direncin sebepleri rasyonel olabilir; kayıp korkusu (statü, yetkinlik, iş), belirsizlik, güven eksikliği (önceki programlar boşa çıktı), gerçek yük artışı (yeni sistem daha çok iş çıkarıyor), dahil edilmemiş olmak. 'insanlar değişime direnir' genellemesi yanlış; insanlar dayatılan, anlaşılmayan ve kendilerine zarar veren değişime direnir. kurumsal antikor direncin inovasyona özgü biçimi, kurumsal atalet sistem düzeyindeki hali.

yönetmek için sebebi anlamak (dinlemek), etkilenenleri tasarıma katmak (birlikte yaratma içeride de çalışır), kazanç ve kaybı dürüstçe anlatmak, erken benimseyenleri görünür kılmak (yeniliklerin yayılımı), eğitim ve destek, yöneticilerin kendi davranışını değiştirmesi. adkar modeli bireyin hangi aşamada takıldığını, kotter değişim modeli organizasyonel adımları verir. dijital dönüşüm ve çevik dönüşüm programlarının başarısızlığının en sık ilan edilen sebebi; gerçek sebep çoğunlukla direnç değil, direnci hesaba katmayan tasarım.
devamını oku →
@beyazyakali · 6 gün önce
süreçlerin, ürünlerin ve hizmetlerin küçük adımlarla, herkesin katılımıyla ve hiç bitmeyen biçimde daha iyi hale getirilmesi; japonca kaizen kavramının genel yönetim dilindeki karşılığı. deming'in pdca döngüsü (planla, uygula, kontrol et, önlem al) yöntemin çekirdeği; toplam kalite yönetimi, yalın üretim ve altı sigmanın ortak temeli.

inovasyonla ilişkisi tartışılır; bazıları sürekli iyileştirmeyi inovasyonun karşıtı görür (var olanı düzeltir, yeniyi yaratmaz), bazıları artımsal inovasyonun ta kendisi sayar. gerçek ikisinin arasında: sürekli iyileştirme kültürü olan şirket, süreç disiplini ve veri alışkanlığı sayesinde büyük yeniliği de daha iyi uygular; ama yalnızca iyileştirmeye odaklanan şirket s eğrisinin sonunda mükemmelleşmiş bir eskiyle kalır. keşif ve kullanım dengesinin kullanım tarafı.

kurumsal inovasyonda pratik sonuç iki hızlı sistem; sürekli iyileştirme için öneri sistemi, kaizen etkinlikleri ve günlük problem çözme; yenilik için ayrı süreç ve ayrı ölçüt. ikisini aynı programa sokmak, ya iyileştirmeyi bürokratikleştirir ya yeniliği küçültür. türkiye'de otomotiv ve beyaz eşya sanayii sürekli iyileştirmede olgun; hizmet ve kamu sektörlerinde yaygınlaşması sürüyor.
devamını oku →
@beyazyakali · 10 gün önce
bir fikrin işe yaramayacağını mümkün olan en erken, en ucuz aşamada öğrenip bırakmak; ingilizcesi fail fast, silikon vadisi'nin en çok tekrarlanan ve en çok yanlış anlaşılan sloganı. amaç başarısız olmak değil, başarısızlığın maliyetini düşürmek: üç yıl ve on milyon harcayıp pazara çıkan başarısız ürün yerine üç hafta ve on bin harcayan başarısız prototip.

yanlış anlaşılma iki yönlü. birincisi başarısızlığı kutlamak; başarısızlık değerli değildir, ondan çıkan öğrenme değerlidir ve öğrenme belgelenmezse hiçbir şey kazanılmaz. ikincisi her şeyi hızlı bırakmak; bazı yenilikler yıllarca sonuç vermez ve sabır ister (moonshot). ayrım, başarısızlığın deney tasarımından mı (öngörülen risk) yoksa özensizlikten mi geldiği; ilki öğretir, ikincisi zarar.

kurumsal ortamda hızlı başarısızlık kültürel bir engelle karşılaşır: kapanan projenin sahibi cezalandırılır, bu yüzden kimse projeyi kapatmaz ve zombi projeler bütçe yer. çözüm stage-gate kapılarında durdurma kararını normal saymak, büyüme kurulunda kapanan projeyi kaynağı kurtarmak olarak raporlamak, psikolojik güvenlik kurmak. deney kültürü bu ilkenin yaşadığı ortam; hipotez odaklı geliştirme her denemeyi baştan 'yanlış çıkabilir' diye kurar.
devamını oku →
@beyazyakali · 12 gün önce
tasarım sürecini iki ardışık elmasla gösteren model; ilk elmas doğru sorunu bulmak (keşfet, tanımla), ikinci elmas doğru çözümü bulmak (geliştir, teslim et). her elmas önce açılır (ıraksak: çok seçenek), sonra kapanır (yakınsak: seçim). ingiliz design council 2005'te önerdi, design thinking eğitimlerinin standart görseli oldu.

modelin dersi çoğu şirketin atladığı ilk elmasta sorun 'belli' sanılır ve doğrudan çözüm üretilir; oysa müşterinin şikayet ettiği şey ile asıl sorunu farklıdır. keşfet aşaması müşteri görüşmesi, etnografik araştırma, veri; tanımla aşaması sorunu tek cümleye indirmek (nasıl yapabiliriz soruları). ikinci elmasta ideasyon, prototip ve test, sonra teslim.

kurumsal inovasyonda modelin kullanımı süreç tasarımı için stage-gate kapılarını elmasların daralma noktalarına koymak, ilk elmasın sonunda 'sorunu doğru anladık mı' kapısı açmak. design council 2019'da modeli 'sistemik tasarım çerçevesi' olarak güncelledi; liderlik, katılım ve döngüsellik ekledi. tasarım sprinti iki elması beş güne sıkıştırır; yaratıcı problem çözme ve yalın girişim döngüsü aynı ıraksak yakınsak ritmi farklı adlarla kullanır.
devamını oku →
@beyazyakali · 12 gün önce
büyük bir ürün sorusuna beş günde cevap veren yapılandırılmış atölye; google ventures'ta jake knapp geliştirdi, 2016'daki 'sprint' kitabıyla yayıldı. pazartesi sorun haritası ve hedef, salı çözüm eskizleri, çarşamba karar ve hikaye tahtası, perşembe gerçekçi prototip, cuma beş gerçek kullanıcıyla test. aylarca tartışılacak bir fikir bir haftada kullanıcının önüne çıkar; yapılmaması gereken şey yapılmadan anlaşılır.

kuralları katı şöyle; yedi kişiden küçük ekip, karar verici odada, telefonlar dışarıda, tam gün, aynı odada. eskizler grup beyin fırtınasıyla değil bireysel ve sessiz yapılır (araştırmalar sessiz üretimin daha çok ve daha iyi fikir verdiğini gösteriyor), oylama noktalarla, son karar tek kişide. prototip 'gerçek gibi görünen sahte': figma ekranı, karton kutu, bir web sayfası; içi boş ama test edilebilir.

kurumsal ortamda sprint, design thinkingin bir haftaya sıkıştırılmış ve takvime bağlanmış hali; 'inovasyon yapalım' belirsizliğini somut çıktıya çevirdiği için yöneticiler sever. riski, sprintin kendisinin etkinliğe dönüşmesi: cuma testi yapılır, pazartesi kimse devam etmez. bu yüzden sprintten önce 'sonuç ne olursa olsun sonraki adım ne' sorusu cevaplanmalı. ürün keşfi için en hızlı araç; scrumdaki sprint ile adı ortak, işi farklı.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
bir ürünün pazara girişinden çekilişine kadar geçirdiği aşamalar: giriş (düşük satış, yüksek maliyet, erken benimseyenler), büyüme (hızlı satış artışı, rakip girişi), olgunluk (satış tepe yapar, fiyat rekabeti, marj daralır), düşüş (ikame ürünler, çekilme ya da niş). 1965'te theodore levitt'in makalesiyle pazarlama öğretisinin temel modeli oldu; her aşamanın farklı strateji istediğini söyler.

inovasyon açısından iki mesaj. birincisi, olgunluk aşamasındaki ürün nakit üretir ama geleceği yoktur; şirket bu nakdi bir sonraki ürünün girişine yatırmalı (üç ufuk modeli, 70-20-10 kuralı). ikincisi, düşüşteki ürün s eğrisinin sonuna gelmiştir; onu uzatmaya çalışmak (artımsal inovasyon) bir yere kadar işe yarar, sonra yeni eğri gerekir. portföyde her aşamadan ürün olması sağlıklı (inovasyon portföyü).

döngü uzunluğu sektöre göre değişir; tüketici elektroniğinde bir iki yıl, otomotivde altı sekiz, ilaçta patent süresi belirler. dijital ürünlerde döngü bulanıklaştı; sürekli güncellenen yazılımın 'düşüş aşaması' yerine 'sürüm' mantığı var. ürün yönetimi (ürün yönetimi) aşamaya göre farklı iş yapar: girişte uçurumu aşmak, büyümede ölçekleme, olgunlukta maliyet ve farklılaştırma, düşüşte hasat ya da çıkış. yeni ürün geliştirme döngünün sıfır noktası.
devamını oku →
@beyazyakali · 7 gün önce
bir ürünün ne olacağına, neden olacağına ve ne zaman olacağına karar verip bunu mühendislik, tasarım, pazarlama ve satış arasında koordine eden disiplin; ingilizcesi product management. 1931'de procter & gamble'da marka yöneticisi rolüyle başladı, yazılım sektöründe 2000'lerden sonra ayrı bir meslek oldu. ürün yöneticisi 'ürünün ceo'su' denir ama kimseye emir veremez; ikna, veri ve netlikle yönetir.

işin üç katmanı şöyle; strateji (ürün vizyonu, hedef pazar, değer önerisi, ürün yol haritası), keşif (ürün keşfi: hangi sorunu çözmeye değer, müşteri görüşmesi, veri analizi, prototip testleri) ve teslimat (önceliklendirme, ürün sahibi rolüyle geliştirme ekibiyle çalışma, lansman, ölçüm). marty cagan'ın 'inspired' kitabı mesleğin ders kitabı sayılır; ürün ekibinin özellik değil sonuç üretmesi gerektiğini savunur (özellik fabrikası eleştirisi).

kurumsal inovasyonda ürün yönetimi eksikliği en sık görülen sorun: fikir var, mühendis var, ama ürünü uçtan uca sahiplenen kimse yok; proje yöneticisi takvime, pazarlama mesaja, ar-ge teknolojiye bakar, müşteri sorunu ortada kalır. yeni işleri ürün yöneticisi mantığıyla kurmak, iç girişimcilik ve girişim stüdyosu programlarının başarı şartı. türkiye'de rol yazılım ve fintech dışında hâlâ yerleşmedi; sanayide 'ürün müdürü' çoğunlukla satış rolü.
devamını oku →
@beyazyakali · 8 gün önce
bir ürünü söküp, inceleyip, ölçüp nasıl çalıştığını ve nasıl üretildiğini çıkarma; ingilizcesi reverse engineering. yazılımda derlenmiş kodu okumak, donanımda çipi katman katman açmak, kimyada bileşimi analiz etmek. amaçlar: rakibin çözümünü anlamak (kıyaslama), kendi ürününü iyileştirmek, uyumlu ürün geliştirmek, eski sistemi belgesiz sürdürmek, patent ihlali tespit etmek.

hukuki sınırı önemli; ticari sır tersine mühendislikle çözülürse koruma biter, bu meşru sayılır; patent ise tersine mühendislikle anlaşılsa bile üretimi yasaklar, çünkü patentin amacı zaten açıklamaktır. yazılımda lisans sözleşmeleri tersine mühendisliği çoğunlukla yasaklar, birlikte çalışabilirlik için sınırlı istisna vardır. birebir kopyalamak haksız rekabet; anlayıp farklı çözüm geliştirmek serbest.

sanayileşme tarihinin ana yollarından; japonya, güney kore ve çin batı ürünlerini sökerek öğrendi, sonra geçti. türkiye'de savunma sanayii ve makine sektöründe tersine mühendislik yerlileştirmenin ilk adımı oldu; ithal parçanın yerli üretimi çoğu zaman böyle başladı. kurumsal inovasyonda hızlı takipçi stratejisinin temel aracı; ama öğrenilen şeyin üstüne kendi buluşunu koymayan şirket takipçi kalır. teknoloji taramanın somut ürün üzerinden yapılan hali.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
oecd ve eurostat'ın inovasyon verisini toplama ve yorumlama kılavuzu; ilk baskı 1992, güncel dördüncü baskı 2018. ulusal inovasyon anketleri (türkiye'de tüik'in yenilik araştırması) ve küresel inovasyon endeksi gibi karşılaştırmalar bu tanımları kullanır. en etkili katkısı inovasyonu ar-ge'den ayırıp geniş tanımlaması: 'işletmenin önceki ürünlerinden ya da süreçlerinden belirgin biçimde farklı ve kullanıma sunulmuş yeni ya da iyileştirilmiş ürün ya da iş süreci'.

2005 baskısı dört inovasyon türü tanımladı; ürün, süreç, pazarlama ve organizasyonel; sözlükteki ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, pazarlama inovasyonu ve organizasyonel inovasyon başlıkları bu sınıflamadan. 2018 baskısı bunu ikiye indirdi: ürün inovasyonu (mal ve hizmet) ve iş süreci inovasyonu (üretim, dağıtım, pazarlama, yönetim dahil altı işlev). 'yeni' ölçütü şirket için yeni olmak, dünya için yeni olmak gerekmiyor.

kurumsal inovasyon açısından iki fayda tanımı netleştirmek (her iyileştirme inovasyon değil, kullanıma sunulmamış fikir inovasyon değil) ve inovasyon metriklerini ulusal istatistiklerle karşılaştırılabilir kurmak. tüik anketine doğru cevap veren şirket kendi durumunu sektör ortalamasıyla kıyaslayabilir. frascati kılavuzu ar-ge'yi, oslo inovasyonu tanımlar; ikisi birlikte okunur.
devamını oku →
@beyazyakali · 10 gün önce
geleceği tahmin etmeye değil, olası gelecekleri sistemli biçimde düşünüp bugünkü kararları buna göre vermeye yarayan disiplin; ingilizcesi strategic foresight. shell'in 1970'lerde petrol krizini senaryolarla önceden düşünmesi kurumsal öngörünün kuruluş hikayesi. araçları senaryo planlama, zayıf sinyaller takibi, trend radarı, delphi anketleri, gelecek çarkları ve geriye dönük planlama (istenen gelecekten bugüne adımları çizmek).

tahminden farkı tevazu konusuna gelince, tek bir gelecek yerine üç dört alternatif, kesin sayı yerine 'şu olursa ne yaparız' hazırlığı. öngörü çıktısı rapor değil karar: hangi yetkinlikleri şimdiden kurmalıyız, hangi gerçek opsiyonları satın almalıyız, inovasyon portföyünde hangi senaryoya bahis var. rohrbeck'in araştırmaları öngörü yeteneği yüksek şirketlerin uzun vadede daha kârlı olduğunu gösterdi.

kurumsal uygulamada öngörü genellikle strateji birimine ya da inovasyon ekibine bağlıdır; risk, yıllık strateji sunumuna ilginç slaytlar üretip sonra unutulmak. kalıcı olması için öngörünün inovasyon yol haritasını ve bütçeyi etkilemesi gerekir. türkiye'de kamu tarafında tübitakın vizyon çalışmaları, özel sektörde birkaç holdingin gelecek birimleri var; kobi ölçeğinde yılda bir günlük senaryo atölyesi bile fark yaratır. pestel analizi öngörünün başlangıç taraması.
devamını oku →
@beyazyakali · 5 gün önce
kendi süreç ve sonuçlarını en iyi uygulamalarla sistemli biçimde karşılaştırıp aradaki farkı kapatma yöntemi; ingilizcesi benchmarking. xerox'un 1979'da japon rakiplerinin fotokopi makinelerini kendi maliyetinin altında sattığını fark edip üretim, lojistik ve dağıtımını rakiplerle ve sektör dışı şirketlerle (l.l. bean'in depo süreçleri) karşılaştırması yöntemin kuruluş hikayesi.

türlerine bakınca iç kıyaslama (şirketin şubeleri ya da fabrikaları arasında), rekabetçi (doğrudan rakiplerle, veri bulmak zor), işlevsel (aynı işlevi yapan başka sektörden şirketlerle; hastane acil servisinin formula 1 pit ekibinden öğrenmesi) ve genel (süreç yönetimi gibi ortak konular). en verimlisi sektör dışı kıyaslama, çünkü rakipten kopyalanan şey en fazla eşitler, başka sektörden alınan şey fark yaratır.

inovasyonla gerilimi var konusuna gelince, kıyaslama tanım gereği var olanı izler, radikal inovasyon üretmez; herkes aynı 'en iyi uygulama'yı kopyalarsa sektör tek tipleşir. bu yüzden kıyaslamayı artımsal inovasyon ve süreç iyileştirme aracı olarak görmek, yeni pazar arayışında mavi okyanus stratejisi gibi farklılaşma araçlarına dönmek gerekir. en iyi uygulama kıyaslamanın çıktısı, sürekli iyileştirme kullanım biçimi, inovasyon olgunluk modeli inovasyon yeteneğinin kıyaslanması.
devamını oku →
@beyazyakali · 8 gün önce
bir ürünün ya da hizmetin müşteriye ne vaat ettiğinin, hangi sorunu çözüp hangi kazancı sağladığının ve rakiplerden neden farklı olduğunun özü; ingilizcede value proposition. bir cümleye sığması beklenir: '[hedef müşteri ] için, [sorunu ] yaşayan, [ürün ] [fayda ] sağlar; [rakip ]ten farkı [ayırt edici nokta ].' iş planının, iş modeli kanvasının ve her satış konuşmasının merkezi.

değer önerisi kanvası bu cümleyi kurmak için müşteri tarafını üçe ayırır: yapmaya çalıştığı işler (yapılacak işler teorisi), acıları, kazançları; ürün tarafını da üçe: ürün ve hizmetler, acı dindiriciler, kazanç yaratıcılar. iki taraf üst üste oturuyorsa uyum var; oturmuyorsa ürün güzel ama kimsenin derdi değil.

kurumsal inovasyonda en sık hata değer önerisini özellik listesi sanmak. 'yapay zeka destekli, bulut tabanlı, gerçek zamanlı' özelliklerdir; 'stok kaybını yarıya indirir' değer önerisidir. bir de iç müşteri unutulur: şirket içi yeni bir sistemin çalışana değer önerisi yoksa benimsenmez (değişim direnci). benzersiz satış önerisi değer önerisinin rekabete odaklı, reklam dilindeki hali; sorun çözüm uyumu değer önerisinin doğrulanmış olması.
devamını oku →
@beyazyakali · 8 gün önce
yeni bir ürünü ya da pazarı ilk açan olmak yerine, ilk girenin hatalarından öğrenip kısa sürede daha iyi ve daha ucuz sürümle gelen şirket; ingilizcesi fast follower. samsung'un akıllı telefonda apple'ı, microsoft'un tarayıcıda netscape'i, çin elektrikli araç üreticilerinin tesla'yı izlemesi. ilk giren pazarı eğitir, hızlı takipçi hasadı toplar.

bilinçli strateji olarak üç yetkinlik ister; pazarı çok yakından izlemek (teknoloji tarama, rakip analizi), hızlı geliştirme ve üretim kapasitesi, dağıtım ve marka gücü. bunlar olmadan takipçi olmak sadece geç kalmaktır. tersine mühendislik ve kıyaslama takipçinin araçları; fikri mülkiyet ise sınırı, patentle korunan yeniliği takip etmek lisans ya da dava demektir.

türkiye sanayisinin büyük kısmı hızlı takipçi konumunda beyaz eşya, otomotiv yan sanayi, savunma sistemlerinin bir bölümü. bu konum utanılacak bir şey değil, ama iki riski var: takip edilen teknoloji s eğrisinin sonuna geldiğinde takipçi de onunla batar, ve marj hep liderin altında kalır. ilk hamle avantajıyla takipçi avantajı arasındaki seçim, inovasyon stratejisinin en temel kararlarından biri.
devamını oku →

Yeni başlık aç

inovanadolu Sözlük, üyelerin katkısıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğü. Başlık açmak üç adım:

1

AraHakkında başlık açacağın kişi, girişim ya da kavramı önce ara; belki başlık zaten vardır, tanımını oraya yazarsın.

2

OluşturAradığın başlık sözlükte hiç yoksa, aynı sayfada kategori seçip ilk tanımı yazarak başlığı açarsın.

3

İçerikİlk tanım bilgi içermeli; yalnızca kişisel bir değerlendirme olmamalı. Kaynak göster, gerekirse başka başlıklara bağlantı ver.

Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanı öneririz.

Tanımı düzenle

Eski metin geçmişte saklanır; tanımda "düzenlendi" rozeti görünür.